Şule Türker

Şule Türker

-

Tamir atölyesinden modern sanat merkezine...

Ankara 10 yıldır beklediği modern sanat merkezine sonunda kavuştu

Haberin Devamı

Yıllardır, ekonomik krizle ve yatırımcı bulamamakla uğraşan CerModern, şimdi Başkentlilerin hizmetinde. CerModern’de galeriler, müze mağazası, konferans salonu, sanatçı rezidansları, kafe ve heykel park var... Merkez şimdi ise “+ Sonsuz” sergisine ev sahipliği yapıyor.

Günümüzde kent kimliğinin “olmazsa olmazı”, tamamlayıcı unsurlarından birisi de modern sanat merkezi... Ama Başkent Ankara, bugüne kadar böylesi bir merkezden mahrumdu... Ankaralı sanatseverler, dünyaca ünlü sanatçıların eserlerini izlemeye, görmeye İstanbul’a gidiyordu. Zira bu sergiler son birkaç yıldır İstanbul’daki modern sanat merkezlerinde açılıyor. Ama artık Ankara’daki bu büyük eksiklik giderildi. Artık Başkent’in de bir modern sanat merkezi var: CerModern...

Aslında CerModern’in hikayesi on yıl öncesine kadar uzanıyor. Binanın geçmişi ise çok daha eski. Kentin kuzey ve güneyinin kesişme noktasında, Sıhhiye’de, 1926-1927 yıllarında demiryollarının bakım, onarım istasyonu olarak kullanılan Cer Atölyeleri, DDY burayı başka bir semte taşıma kararı aldıktan sonra bir süre de “kent hali” olarak kullanıldı.
Hal de taşındıktan sonra terk edilen mekan, uzun yıllar metruk bir halde ayakta kalmaya çalıştı. Özgün bir mimariye sahip olan bina, 90’lı yıllarda Kültür Varlıkları tarafından tescil edildi. Daha sonra aslına uygun olarak restorasyonunun yapılmasına karar verildi.

4 bin 500 metrekare ile Türkiye’nin en büyük sergi salonuna sahip

Uygun Mimarlık’ın projesi kabul edildi ve 2000’li yıllarda restorasyon başladı. Ancak ekonomik kriz, bu projeyi de vurdu. Çalışma 2007 sonunda yeniden başlayabildi ve geçen yıl tamamlandı.

4 bin 500 metrekare ile Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın da sayılı sergi salonunu barındıran, toplam 11 bin 500 metrekare kapalı alanı, 3 bin 500-4 bin kişilik açık alanı bulunan bina tamamlanmış, sıra buranın modern bir sanat merkezi olmasına gelmişti. Ancak bunu başarabileceğine inanan bir yatırımcı/girişimci, bakanlığın çağrısına rağmen bulunamadı. İşte bu noktada devreye TÜRSAB girdi.

Bina, “kültür girişimcisi” olarak 25 yıllığına TÜRSAB’a tahsis edildi. TÜRSAB adına da bir icra kurulu oluşturuldu. Zihni Tümer, Helün Fırat, Davut Günaydın ve Ali Rendan’dan oluşan bu kurul, CerModern’in sanatsal, idari ve mali yönetimini üstlendi.

Yaz aylarında açık alanda konserler ve tiyatro gösterileri olacak

Sürekli sergiler galerisi, fotoğraf galerisi, müze mağazası, konferans salonu, sanatçı rezidansları, kafe ve heykel park gibi mekanları barındıran CerModern’de yakın zamanda bir de “sanat kitaplığı” kurulacak. 5 Temmuz’a kadar “+ Sonsuz” sergisinin görülebileceği CerModern, yıl boyunca başka sergilere de ev sahipliği yapacak. Yıl sonunda ise şimdilik sürpriz olan büyük bir sergiyle sanatseverleri sevindirecek. Sergilerin yanı sıra sanatçılarla gençleri buluşturacak atölye programlarının da gerçekleştirileceği CerModern’de yaz aylarıyla birlikte açık alanda konserler ve tiyatro gösterileri de gerçekleştirilecek.

CerModern Yönetİm Kurulu Üyesİ Zİhnİ Tümer: CerModern Başkent’in sanat ve kültür vitrini olacak

CerModern’in “Bir toplumsal eğitim projesi” olarak adlandırılabileceğini söyleyen Zihni Tümer, merkezin iki açıdan önemli olduğu vurgusu yapıyor: Öncelikle CerModern, Ankara’da sanatsal üretim açısından ’mutfak’ işlevi görecek. Sanatçı İkamet Programı, ’mutfağın’ önemli bir ayağı. CerModern’in ana binası içindeki beş işlik (atölye), sanatçıların kullanımına açılacak. Sanatın farklı disiplinlerinin yerinde üretilmesini amaçlayan programa yerel ve uluslararası sanatçılar başvuru ve davet üzerine katılabilecek. Altı aylık sürelerle tahsis edilecek stüdyolarda ikamet edecek sanatçılar, bu esnada ziyaretçilerle bir araya gelerek, onlara sanatsal üretimleri hakkında bilgi verecek. Sanatçıların özellikle gençlerle buluşmasını, sanat üretimini anlatmalarını önemsiyoruz.

Elitist değil, halka yakın olacağız

İkincisi ise, CerModern Ankara’nın kent kimliğine önemli bir katkı yapacak. Burası, Başkent’in sanat ve kültür vitrini olacak. CerModern kurumsalı ile oluşturmak istediğimiz şey şu, Ankara’da çok uzun süredir ihtiyaç duyulan bir sanatsal havalık oluşturmak, bir cazibe noktası oluşturmak. İstediğimiz şey çocukları içimize almak. Genç sanatçılara çalışma ortamı yaratabilmek. Bunu da sanatçı içliklerimizde yapacağız. Konferans salonumuzu belli sürelerde amatör grupların kullanımına vereceğiz. Fazla elitist değil, biraz daha halka yakın olacağız. Tabii gelir getirici faaliyetlerimiz de olacak. Müze mağazamız var. Konferans salonumuzu iş dünyasına kiralayacağız. Açık alanımızı -sanat meydanı- konser etkinlikleri için kiralayacağız. Ayrıca üyelik programımız olacak...

Louis Vuitton’un tasarımcısının sergisi

Nisan ayı sonunda Ankaralı 19 sanatçının “Yaygara” adlı güncel sanat sergisine yer vereceğiz. Mayıs-Haziran döneminde bir animasyon sergimiz olacak. Goethe Enstitüsü ile beraber yapacağız. Daha sonra açık alanda yaz etkinliklerimiz olacak. Tiyatro, müzik, gençlere burayı tanıtmak için DJ getireceğiz. Yıl sonunda da büyük bir sergi gerçekleştireceğiz. Birinci yılımızı “alıştırma yılı” olarak geçireceğiz. İkinci yılımızda büyük sergilere ev sahipliği yapacağız. Çünkü bu tip sergiler 18 ay öncesinden planlanıyor. Sadece İstanbul’a gelenlerin Ankara’ya devam etmesi değil, Avrupa’da turlayan sergileri de buraya almayı istiyoruz. Yıl sonuna doğru Takashi Muratami sergisini getirmek istiyoruz. Sergi California’da. Ağustos ayında boşa çıkacak. Belki yıl sonuna yetiştirebiliriz. Muratami, dünyaca ünlü bir kaikai sanatçısı. Bu çok ses getirecek bir sergi. Çünkü Takashi Muratami, Louis Vuitton, Issey Miyake’nin tasarımcısı.

CerModern ‘+ sonsuz’la kapılarını açtı

CerModern’in ilk sergisi Ankaralı koleksiyoner Ebru Özdemir’in eserlerinden oluşan bir seçki. Küratörlüğünü Döne Otyam ve Deniz Artun’un yaptığı “+ Sonsuz” adlı sergide, Erol Akyavaş, Ömer Uluç, Adnan Çoker, Leyla Gediz, Ergin İnan, Murat Morova, Zeki Faik İzer, Ferruh Başağa, Neş’e Erdok ve Taner Ceylan gibi Türk modern sanatının önemli sanatçılarının eserleri de yer alıyor. Yaklaşık 6 ay önce başlayan sergi süreci, CerModern’in 1 Nisan’daki açılışından son 10 gün öncesinde eserlerin kurulumuyla noktalandı. Çok parçalı bir koleksiyonu 6 tema etrafında toplayan Otyam ve Artun, şunları söylüyor: “Çok ünlü bir sanatçıyla, çok genç bir sanatçının eserini bu sergide yan yana getirdik. Bu Türkiye’de daha önce yapılmadı. Bu zamana kadar sergiler kronolojikti. Yani 30’lardan bir sanatçının eseri ile boyası yeni kurumuş bir eser, çok eski bir tablo, çok yeni bir tablo bu kadar yan yana gelmemişti hiçbir sergide.” Bir koleksiyonun her zaman eksik olacağını, koleksiyonerin de zaten eksiklikleri tamamlama tutkusuyla bu işi sürdürdüğünün altını çizen Otyam ve Artun bu düşünceden hareketle serginin adını “+ sonsuz” koyduklarını da söylüyor.

DİĞER YENİ YAZILAR