Başbakan Erdoğan geçen Cumartesi Dolmabahçe’deki ofisinde 60 sanatçıyı ağırladı. Aynı camianın az sayıdaki ismi ise aynı gün Tekel işçilerine destek vermek için Ankara’daydı... Bu manzara karşısında akıllara şu soru geldi... “Gerçekten sanatçılar nerede olmalıydı?”
Geçen hafta Cumartesi, Başbakan’ın Dolmabahçe’deki çalışma ofisi, sıra dışı konukları ağırladı...
Altmıştan fazla ses sanatçısı, Erdoğan’la kahvaltıya davetliydi...
Hükümetin önem verdiği “demokratik açılım” konuşulacaktı.
Daveti organize eden AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, görüştüğü sanatçıların böylesi bir toplantıya çağırılmaktan dolayı şaşırdıklarını, daveti mutlulukla kabul ettiklerini anlattı.
Ama davete icabet etmeyen-edemeyenler de vardı; Sezen Aksu, Edip Akbayram, Sabahat Akkiraz gibi...
Bir de böylesi bir toplantıya çağırılmaması yadırgananlar vardı; Zülfü Livaneli, Fazıl Say gibi...
Davete katılanlar, “açılım konusunda bilgilendiklerini, Başbakan’ın taleplerini dinlediklerini” ifade ettiler...
Aynı gün, bir kısım sanatçı ise bambaşka bir nedenden dolayı Ankara’da, Sakarya Meydanı’ndaydı...
Tarık Akan, Rutkay Aziz, Nedim Saban’ın da aralarında bulunduğu bu sanatçılar, yaklaşık iki aydır haklarını geri almak için eylemde olan Tekel işçilerine destek vermek için Başkent’e gelmişlerdi...
Aynı gün verilen iki farklı “sanatçılar fotoğrafı”, gündemdeki konulara dair tartışmaların yanı sıra “Sanatçı nerede olmalı?” sorusunu da akıllara getirdi.
Yılmaz Erdoğan’ın “ÇELİŞKİSİ”
Başbakan Erdoğan’ın demokratik açılımla ilgili sanatçılarla yaptığı ve onlardan “bu süreçte ellerini taşın altına koymalarını” istediği toplantının, ikinci ve üçüncü ayakları da olacak. İkincisine sinema sektöründen sanatçılar, üçüncüsüne ise yazarlar davetli. İkinci toplantıya katılacak isimlerden birisi olan Yılmaz Erdoğan, “Sanatçı nerede olmalı?”, “Siyasette taraf olmalı mı?” soruları gündemdeyken, Erdoğan’ın davetine gideceğini açıkladı. Başbakan’ın davetine giderek, “Yandaş sanatçı” damgası yemeyi önemsemediğini söyleyen Yılmaz Erdoğan, “Bu açılımı önemsiyorum. Çok önemli bir çaba ve desteklenmeli” dedi, Can Dündar’ın programında. Aynı programda, başka bir siyasetçi, BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın “Yılmaz Erdoğan ve Mahsun Kırmızıgül gibi isimler ana dilde film, dizi yapsınlar...” önerisi de soruldu Yılmaz Erdoğan’a. Erdoğan’ın cevabı şöyle oldu: “Biz birilerinin talimatıyla bir şeyler yapmıyoruz. Siyasetin, sanat üzerinde ’yapsınlar etsinler’ deme yetkisi yok. Ne yapacağımızın hatırlatmasının gereği de yok. Sanatçı kendi algısıyla iş yapar...”
“Sanatçı halkın yanında olur”
Başbakan’ın Dolmabahçe davetini verdiği saatlerde, Tekel işçileri Ankara’da seslerini biraz daha fazla duyurabilmek, dikkat çekebilmek için miting yapıyordu. Çeşitli illerden 30 bin işçi mitinge destek için Ankara’ya geldi. Boyunlarında turuncu renkli atkılarıyla ön saflarda işçilerle birlikte yer alan Rutkay Aziz, Tarık Akan, Nedim Saban dikkat çekiyordu...
Tarık Akan, aynı saatlerde bazı meslektaşlarının Başbakan Erdoğan’ın davetine katıldığı hatırlatılınca, “Bu beni ilgilendirmiyor. Oraya katılan sanatçılar da beni ilgilendirmiyor. Bu bir demokrasi mücadelesi, bu demokrasi mücadelesinde emekçilerin yanında olmak gerekirdi” dedi.
Aynı soruya Rutkay Aziz ise, “Başbakan’ın sanatçılarla yaptığı ‘açılım’ toplantısı beni ilgilendirmiyor. Emekçi ve işçilerin yanında olmamız gerektiğini düşündüğümüz için buradayız” diyordu.
Eylem çadırını tercih eden isimlerden birisi olan Nejat Yavaşoğulları ise şöyle diyordu: “AKP, kendi cephesini güçlendirmek, destek bulmak için sanatçıları davet ediyor. Buna alet olmamak gerekir. Beni davet etseler, reddeder, katılmazdım.”
Alandaki isimlerden yazar B. Sadık Albayrak sorulara şöyle cevap verdi:
“Başbakan biz buradayken, Dolmabahçe’de sözüm ona sanatçıları topluyor ve demokratik açılım için destek istiyor. Eğer açılım denilen, halkın hiçbir ayrım gözetmeksizin haklarını sağlamak, temel özgürlüklerini gözetmek ise, bunu burada Tekel işçileri talep etmekte, açılımı asıl burada Tekel işçileri yapmakta...”
Alandaki bir diğer isim olan Buğra Varol da şöyle diyordu: Bu ülkede kendine “sanatçıyım” diyen emekçinin yanında mücadeleye katılandır. İstanbul’da AKP ile buluşanlar, “patronların sanatçısı” olabilir ancak. Buradakiler ise “halkın sanatçıları”dır.
Maziye bir bakıver neler neler bıraktık
Başbakan’ın toplantısına katılan sanatçılar, görüşme öncesi veya çıkışta gazetecilere görüşlerini ve izlenimlerini aktardılar. Bazı sanatçıların görüşmeden neler yaptığı veya söylediği de basına “sızdı”...
Neşat Ertaş: Ekonomik meseleleri gündeme getireceğim, yoksullar için kira yardımı talebinde bulunacağım.
Nihat Doğan: Cunta Anayasanın değiştirilmesi ve özgürlüklerle dolu yeni Anayasa konusunda fikirlerimi beyan edeceğim.
Rojin: Çocuklar İçin Adalet Çağrıcıları’nın dosyasını getirdim. (Rojin görüşmede Mardinli bir kadının taklidini yaptı. “Konuştuğum kadın ‘Başbakanımızı çok seviyorum’ dedi” deyince salonda kahkahalar koptu. Rojin’in taklidi karşısında Erdoğan da güldü.)
Kayahan: Ben bir besteciyim şayet isterlerse kardeşlik adına bir şarkı yazmayı kabul ederim.
Mustafa Sandal: Belediyelere festival hakkının geri verilmesini istiyorum.
Bülent Ersoy: (Görüşme sırasında) Sanatçı var, şarkıcı var. Biz sanatçıyız ve sanatçı gibi davranılmasını istiyoruz. Çok seyahat eden bir insanım. Sanatçıların havaalanlarında VIP’ten geçmesini istiyoruz.
İbrahim Tatlıses: (Görüşme sırasında) Bir daha 7-8 şehitli cenaze törenleri görmek istemiyoruz. (Bunu söyledikten sonra gözyaşlarına boğulup, fenalaştı, Seda Sayan ve Safiye Soyman’ın yardımıyla salondan çıktı)
Alişan: (İzmir’de askerliğini yapmak üzere birliğine teslim olacak) Başbakan’dan hem hellallik hem de harçlık istedi.
Emel Müftüoğlu: Açılım hakkında bilgisi olmayanlar da öğrendi. Başbakan bizi aydınlattı. Bizden destek istedi. Biz bundan sonra bu sorunu daha halka indirgeyip aracılık yapacağız.
Nilüfer: Başbakanımızın Kürt açılımıyla ilgili ne söyleyeceğini çok merak ediyordum. Birinci dereceden bilgilenmek için Dolmabahçe’ye gittim ve yeterince bilgilendim.
BAŞBAKAN’IN MASASINDAKİ SANATÇILAR
İbrahim Tatlıses, Emel Sayın, Nuri Sesigüzel, Orhan Gencebay, Mustafa Sandal, Yavuz Bingöl, Arif Sağ, Neşet Ertaş, Davut Güloğlu, Kıraç, Kubat, Fatih Kısaparmak, Kenan Doğulu, Orhan Hakalmaz, Ferdi Tayfur, Funda Arar, İzzet Yıldızhan, Özdemir Erdoğan, Fuat Güner, Özkan Uğur, Alişan, Ferhat Göçer, Rojin, Aynur, Gülay, Hüseyin Turan, Murat Göğebakan, Mustafa Sağyaşar, Samsun Demir, Bülent Ersoy, Manga, Muazzez Ersoy, Feryal Öney, Teoman, Ali Rıza Binboğa, Safiye Soyman, Ahmet Koç, Garo Mafyan, Bülent Forta, Onur Akın, Nükhet Duru, Sinan Özen, Demir Demirkan, Demet Akalın, Zerrin Özer, Kayahan, Nilüfer, Sertab Erener, Işın Karaca, Bülent Ortaçgil, Seda Sayan, Bedia Akartürk, Emel Müftüoğlu, Nihat Doğan, Erol Evgin, Zekai Tunca, Cengiz Kurtoğlu, Hakan Peker, Ali Kocatepe, İskender Ulus, Cengiz Erdem ve Şahin Özer.
EYLEM ÇADIRINDAKİ SANATÇI VE AYDINLAR
Rutkay Aziz, Tarık Akan, Nedim Saban, Yavuz Bingöl, Edip Akbayram, Onur Akın, Suavi, Alper Kul, Mahir İpek, Muzlum Çimen, Nebil Özgentürk, Grup Gündoğarken, Ege, Ataol Behramoğlu, Buğra Varol, Musa Ağacık, Hayati Kalınlıoğlu, Nejat Yavaşoğulları, Orhan Aydın, Sadık Albayrak.
Sanatçı nerede olmalı?
Başbakan’ın masasında mı eylem çadırında mı?
Haberin Devamı

