Şule Türker

Şule Türker

-

Notre Dame’ın Kamburu’nun biletleri 30 dakikada tükendi

Biletleri satışa çıkar çıkmaz tükenen oyun

Haberin Devamı

Ankara uzun zamandır bu kadar çok ilgi gören bir bale eseri ile karşılaşmamıştı. Ankara Devlet Balesi’nin sahneye koyduğu ölümsüz eser Notre Dame’ın Kamburu’nun biletleri satışa çıktığı 30 dakika sonra tükendi. Ciddi bir hazırlık süreci sonucu ortaya çıkan bu muazzam bale gösterisi, 130 kişilik kadro ile sahneleniyor. Başrolünde ise yurt dışında “Uçan Türk” olarak tanınan ödüllü balet Serhat Güdül var. Gösteri bunun yanında ilkleri de beraberinde getiriyor; ilk 3 boyutlu dekor ile de karşı karşıya kalacaksınız...

Fransız şair ve yazar Victor Hugo, Notre Dame Katedrali’ni gezerken, duvara derince kazılı, “ANAAKH” sözüyle karşılaşır... Eski Yunanca’da “bedenin çektiği acı” anlamına gelen bu söz, yazarın beyninde ve yüreğinde derin bir etki bırakır... Aynı zamanda da, “Eski kilisenin alnına bir suç ya da felaket damgasını vurmadan bu dünyadan ayrılmak istemeyen, acı içinde kıvranan bu ruh acaba kimdi?” diye düşünmesine yol açar... Ve bu sözcükten yola çıkan Hugo, ünlü eseri Notre Dame’ın Kamburu’nu yazar... Kambur zangoç “Quisamodo”, güzeller güzeli “Esmeralda” karakterleriyle hafızalarda yer eden Hugo’nun bu ölümsüz eseri, birçok kez beyaz perdeye uyarlandı. Eser “Esmeralda” adıyla bale olarak da sahnelendi. Notre Dame’ın Kamburu’nu yeniden gündemimize taşıyan, Ankara Devlet Opera ve Balesi oldu.
Eserin bale olarak sahnelenmesinin yankısı o kadar büyük oldu ki, Mart ayı biletleri satışa çıktıktan 30 dakika sonra tükendi. Yoğun ilgi üzerine Genel Müdürlük biletlere kota getirdi ve her izleyicinin en fazla 4 bilet satın alabileceğini duyurdu. Yaklaşık 1.5 yıldır hazırlıkları süren, tamamen Ankara Devlet Balesi’nin prodüksiyonu olan eser, orjinalinden biraz farklı. Olayların, Quisamodo’nun gözünden anlatıldığı eser, sürpriz sonuyla da izleyenleri şaşırtıyor. Geçen yıl kapalı gişe oynayan “Üç Silahşörler” balesinde imzaları olan Başkoreograf Armağan Davran ve Bale Başöğretmeni Volkan Ersoy’un librettosunu yazıp, koreografisini hazırladığı iki perdelik eserin müzikleri, Bujor Hoinic tarafından yapıldı. Balede ilk kez kullanılan üç boyutlu dekoru Adnan Öngün, eserin kostümlerini ise Çimen Somuncuoğlu hazırladı. Quasimodo’nun yaklaşık 3 saat süren makyajını, balenin deneyimli Başperukacısı Macit Kavuncu yapıyor...
“Esmeralda” adındaki güzel çingeneye büyük hayranlık besleyen ancak tüm çabalarına rağmen onu katedralin papazının entrikalarından koruyamayan kambur zangoç Quisamodo’yu, yurt dışında aldığı madalyalar ve başarılarıyla tanınan, “Uçan Türk” lakaplı balet Serhat Güdül oynuyor. Orkestra, bale ve teknik ekiple yaklaşık 130 kişilik kadrosu bulunan “Notre Dame’ın Kamburu” balesi Mayıs ayı sonuna kadar sahnelenecek.

Serhat Güdül (Balet- Quasimodo) Kambur dans edebilmek için gece gündüz çalıştım

“Canlandırdığım rol, kitaptakinden biraz daha farklı. Herkesin korktuğu değil, duygusal, halkın sevdiği ama acıdığı bir karakter. Ve tabii ki kambur. Dünyada ilk defa Quasimodo’nun dans ettirildiği bir koreografi oldu. Bizim için en zor kısmı da dans bölümü oldu. Çünkü klasik baledeki o düz duruşlar burada yok. Dans ederken “dik dur” diye uyarılır. Beni bu kez “dik durma, kambur dur” diye uyardılar. Kambur, tek ayak topal dans etmek gerçekten çok zor. Bunu yapabilmek için gece gündüz çalıştım. İlk dönemler her yerim tutuldu, sırtım ağrıdı, farklı adalelerim acıdı, ufak tefek sakatlıklar yaşadım ama artık alıştım, rolün içine girdim. Final için Dağcılık Federasyonu’ndan bir hocadan özel eğitim aldım. 6.5 metrelik çan kulesinden aşağı atlıyorum. Federasyon yetkilileri özel bir sistem hazırladı. Bu da epey zorlu bir çalışmaydı.
Normalde sahnede bu kadar çok dekor olmaz. Bu da biz dansçıları biraz zorladı. Benim için bir diğer zorlu olay makyaj. Her makyaj 2.5-3 saat sürüyor. Zira 5 ayrı parça; burun, alın, yanak, kulak ve çene takılıyor, üzerine makyaj yapılıyor, peruk takılıyor, takma dişlerim var. Başlarda alerji oldum, yüzümün bir tarafı şişti. Kostümümün üzerine monte edilmiş bir kambur var. Bu ağır makyajla dans etmek, zıplamak da ayrı zor. Haliyle terliyorum ama makyaj yüzünden havluyla silemiyorum. O dişlerle güç nefes alıyorum, yutkunamıyorum. Temsil yaklaşık 2 saat sürüyor. 1 saat de makyajın çıkarılması. Açıkçası, benim için en zor deneyimlerimden birisi bu eser.”

Volkan Ersoy (Ankara Devlet Opera ve Balesi Bale Başöğretmeni, koreograf) Armağan Davran (Başkoreograf) Çirkinlikle estetiği örtüştürdük

“Seyircinin bu tip eserlere ihtiyacı olduğu, çoğu bale izleyicisinin de o dönem eserlerini izlemekten keyif aldığından yola çıkarak, Notre Dame’ın Kamburu’nu seçtik. 1.5 yıllık süreçte 5-6 kez librettoyu yeniden yazdık. Burada konu romandan farklı ilerliyor. Karakterler aynı, olaylar farklı. Balede sözel bir anlatım yok, koreografik anlatım var, bu nedenle siyah-beyaz, iyi-kötü gibi kavramları tam olarak ortaya koyup, sergilemek gerekir. Ve bir de bizim librettomuza göre olaylar Quasimodo’nun gözünden anlatılıyor. Bu karakter de kitaptakinden farklı. Konuyu insanlık sevgisine dönüştürdük. Estetiğin en üst seviyede olduğu balede, adı üzerinde ‘kamburu nasıl yaparız da dans ettiririz’ diye uzun süre düşündük. İlk önce Armağan ile ben kambur olduk, dans edip birbirimizi izledik. Bu işi estetikle birleştirmeye çalıştık. Fiziksel açıdan estetik görünmeyen bir karakteri bale adımlarıyla estetikleştirmek gibi ince bir çizgide koreografi hazırladık. Bir anlamda “çirkin”likle estetiği örtüştürdük. Bu eserde ilk kez üç boyutlu dekor kullandık. İzleyenlere sanki bir film setindeymiş havasını vereceğine inanıyoruz. Seyirci koltuğundan baktığında, sanki kilisenin batı yakasında, aşağıdan yukarı bakıyormuş gibi hissedecek. Ve sürpriz bir final hazırladık. Bale tekniğinden biraz daha üst düzeye çıkabileceğimiz görsel anlamda sınırlarımızı zorlayabileceğimiz, farklı bir son bizimki.”

Bujor Hoinic
(Ankara Devlet Opera ve Balesi Şefi) Süpriz final için besteye ilave yaptım

“Notre Dame’ın Kamburu, Esmeralda adıyla sahnelenmiş, müziğini Pugni yapmış. Onun bestesinden aşk, nefret gibi ana temaları alıp üzerine yeni besteler yaparak, zenginleştirdim. Bu yeni bir beste yapmaktan çok daha zorlu bir çalışma oldu, yaklaşık 6 ay sürdü.
Bale için beste yapmak, opera ya da film müziklerinden daha zordur. Bale tekniğini bilmeniz lazım. Ritm açısından bile bale farklıdır. Çok tekniktir, ona uygun yazmak zorundasın. Mesela bazı ölçüler erkek dansçılara göredir. Ve tabii eserin geçtiği yıla göre beste olmak zorunda. Burada ben 1890’lı yılların atmosferinde kaldım. Yani bunu yaparken elektronik müzik kullanamazsın... Ben müziği Esmeralda’nın ölümüyle bitirmiştim. Ama Volkan ve Armağan, sürpriz bir son hazırlamışlar. Bu final fikri hoşuma gitti. Ama final yazmak zaten korkunç zor bir olaydır. Çünkü final kusursuz olmak zorundadır.”

DİĞER YENİ YAZILAR