Şule Türker

Şule Türker

-

5 Başbakan 60 öykü

Başbakanlık muhabiri Erhan Seven anılarını ´0002 Plakalı Günler´ adlı kitapta topladı

Haberin Devamı

Özel kalem, korumalar, kurmayları gibi yakın çalışma ekibinin yanı sıra başbakanların neredeyse her adımını takip eden bir grup da Başbakanlık muhabirleridir. On beş yıldır Başbakanlık muhabirliği yapan, dolayısıyla bu anlamda “en kıdemli” isim olan gazeteci Erhan Seven, izlediği başbakanlar ve o dönemlere ait anılarını, “0002 Plakalı Günler” adlı kitapta topladı. Nesil yayıncılıktan çıkan kitapta, Seven’in yakından izlediği
5 başbakana dair toplam 60 anı-öykü yer alıyor. Seven’in anılarından bazıları şöyle...

Erbakan Hoca’nın abdestini tarihe kaydettik

Sabah gazetesinde görev yaparken Erbakan Hoca’nın mitingini izlemek için, RP’nin kiraladığı helikopterle Sorgun’a indik. Saat 18.00 sıralarında dönüş için hazırlıklar başladı. Ankara’dan gelen yaklaşık yirmi gazeteci arkadaş helikopterdeki yerini alırken, iki kişi helikoptere binmedik. Biri ben, diğeri Hürriyet Gazetesi muhabiri Turan Yılmaz idi. Bir ara bir sandalyede oturan Hoca’yı, abdest alırken gördüm. Turan ile birlikte olayın olduğu yöne doğru koştuk. Bizden 150 metre ötedeki olaya yaklaşmak için koştuğumuzda bir çitle karşılaştık. Fotoğraf çekmeye başladım. Bu sırada yanımda da Turan küçük makinesiyle çekmeye çalışıyordu. Bizim fotoğraf çektiğimizi gören korumaların rahat tavırları beni cesaretlendirdi. Bu cesaretle boyumdan büyük çiti atlayarak daha yakından fotoğraf çekmek istedim. Makineyi boynuma doladım ve diğer tarafa atladım... Turan çiti atlayamadı, bana makinesini uzattı. Onun makinesinden hem kendim, hem onun için fotoğraf çektim. “Ankara’ya gider gitmez şehir baskılarına fotoğrafları vereceğiz” dedik. Helikoptere bindik ancak havalanmıyor, pervanesi çatlamış. Sorgun’un dağlık bir beldesinden Yozgat merkeze partililerin araçlarına binerek ulaştık. Ankara’ya indiğimizde gece olmuştu. Aramızda konuşarak fotoğrafları ertesi sabah verelim dedik. Centilmenlik anlaşması yaptık ama sabah uyanır uyanmaz Hürriyet aldım. Fotoğraf yoktu. Büroda filmin banyosu yapıldı. Ertesi gün hem Sabah’ta hem Hürriyet’te birinci sayfadan çıkmıştı.

Ecevit’e “Öcalan kaçtı” şakası

Öcalan’ın yakalanmasından bir buçuk ay sonra 1 Nisan günü Başbakanlık Merkez Binası’nın önünde sabah saatlerinde birkaç gazeteci Başbakan Ecevit’i bekliyordu. O dönemde Milliyet gazetesinde çalışan Petek Us, Ecevit’in merdivenlere çıkmasıyla birlikte yanına yanaştı. Kendisine soru sorulmasını bekleyen Ecevit’e, “Efendim Öcalan hapishaneden kaçmış, duydunuz mu? Bu konuda ne söyleyeceksiniz?” deyince, açıkçası bizlerin de ağzı bir karış açık kalmıştı. Çünkü böyle bir şeyden haberimiz yoktu, doğal olarak Başbakan Ecevit’in de haberi yoktu. Duyduğu kadarıyla da Öcalan’ın kaçması gibi korkunç bir olayı fark eden Başbakan Ecevit, hemen arkasına dönerek yardımcısı Hüsamettin Özkan’a “Ne diyor arkadaşlar” dedi. Petek, sözünü gülerek tekrar edince, Özkan “Herhalde 1 Nisan şakası yapıyorlar efendim” dedi. Ecevit fazla gülümsemeden merdivenleri çıkarak Başbakanlık binasına girdi.

Mesut Yılmaz’ın GS uğuru

Futbol merakı, Galatasaray fanatikliği bilinen Mesut Yılmaz, bir Askeri Şura toplantısı yemeğinde Org. İsmail Hakkı Karadayı’yı konuk etti. Basın mensupları görüntü alırken, aralarında futbol sohbeti başladı. GS maçlarını mutlaka en azından televizyondan izlemeye gayret eden Yılmaz, o akşam Trabzon’da oynanan Trabzonspor-Galatasaray maçını da izlemek için karşısına ekran koydurmuştu. Galatasaray’ın maçları kazanması için zaman zaman denediği uğurlardan bahsediyordu.
Yılmaz, “Bizim Bakan Eyüp Aşık, hem Trabzonlu, hem de sıkı bir Trabzonspor taraftarı. Avni Aker Stadı’nda ne zaman maç seyretse Trabzonspor’a uğursuz geliyor ve maçı kaybediyorlar. Bunu bildiğim için sabah kendisini çağırdım, Trabzon’a gitmesini istedim, maçı stattan seyretmesini talep ettim. Eminim ki yine Trabzonspor’a uğursuz gelecek, bize uğurlu gelecek, maçı kazanacağız” deyince Paşa kahkahayı koyuverdi. Yılmaz’ın bu uğur denemesinin ne kadar haklı olduğu da maç sonunda ortaya çıktı. Yaptığı “Eyüp Aşık uğuru” Avni Aker stadı’nda tuttu ve GS iki gol bulduğu maçı kazanarak, Yılmaz ve taraftarlarını memnun etti. Başbakan Yılmaz’ın devlet bakanını uğur için Trabzon’a gönderdiği bir anekdot olarak tarihe geçti.

Armut suyu tiryakisi Abdullah Gül

Abdullah Gül, kısa bir dönem başbakanlık tecrübesi yaşadı. Gül işe hızlı başlamıştı. Röportaj yapmak için girişimlerde bulunduk. Sonunda Şükrü Küçükşahin ile birlikte randevuyu koparttık. Kendisiyle görüşmek üzere özel kalemde beklemeye başladık. Özel kalem Müdürü Hüseyin Avni Karslıoğlu ne içmek istediğimizi sordu. Biz çay veya kahve türü içecekleri kafamızdan geçirirken Karslıoğlu, “Durun ben size armut suyu ikram edeyim” dedi. Karslıoğlu’nun talimatı üzerine armut suyu geldi. Çok hoş bir tadı olduğunu fark ettik. Karslıoğlu, bu içeceği Batum’da keşfetmiş. Başbakan Gül’e tavsiye etmiş, sonra da ikram etmiş. Gül de çok beğenince artık başbakanlık makam odasındaki bir numaralı içecek, armut suyu haline gelmiş.

Prompterdan haberi olmayan vatandaşın hayranlığı

Elazığ’da 2007 seçimleri için yapılan AKP parti mitingi... Başbakan’ın mitingini izledik, sonrasında vatandaşlarla görüşmeler yaptık. Miting dağıldıktan sonra Elazığ şehir meydanına doğru yürürken orta yaşlarda bir vatandaşa hem mitingle, hem de 22 Temmuz 2007’de yapılacak seçimle ilgili görüşlerini sordum. Vatandaş adeta haykırarak, “Oyum AK Parti’ye, oyum Tayyip’e” diyordu. “Neden Erdoğan’a oy vermek istiyorsun” diye sordum. Vatandaş, “Daha önce oyumu buranın evladı olan Mehmet Ağar’a vermiştim. Ama şimdi Tayyip’e vereceğim. Çünkü Elazığ’ın 12 ilçesinin ismini ezbere saydı. Yok öyle bir adam, Ağar bile sayarken zorlanırdı. Onun için oyum Tayyip’e” dedi. Ben, “Başbakan’ın konuşma yaptığı kürsünün önünde iki cam ekran vardı, onları gördün mü” diye sordum. “Evet, kurşun geçirmez koruyucu camlar onlar” dedi. Ben, “O dışarıdan görülen cam, prompter adı verilen yazıcı denilen bir cihaz. Başbakan bu ekrandakileri okuyor” deyince vatandaş, “Olur mu öyle şey aklından söylüyor. Bizim ilçeleri saydı, çiftçiye, işçiye verilen rakamları ezberden söyledi” dedi.

DİĞER YENİ YAZILAR