G.SARAY neredeyse pozisyona giremeden maçı bitirdi. Kalesinde de ciddi pozisyonlar gördü. İlerde Burak yalnızları oynadı. Olcan iyi başladı ama devamını getiremedi. Telles yine çok açık verdi, bal yapmayan arıydı. Melo sinirli ve vücutt dili negatifdi. Bir ara yine hakem kovaladı sahada. Avrupa maçı olsa kırmızıyı banko yerdi. Selçuk forvete yakın oynamak istedi ama etkisizdi. Bruma diri ve istekli ama son hareketi bir türlü yapamıyor. Hamit bıraktığımız gibi. Yani etkisiz. Sürekli pas kaybı yapıp durdu. Veysel’i beğendim, Muslera gergin ama yine en iyisiydi G.Saray’ın.PEKİ G.Saray lige hazır mı? Değil. Geçen yıldan daha mı iyi? Hayır.TERİM-Mancini ve Prandelli arasında ne fark var derseniz; Terim’in takımları daha diri ve golcüydü. Prandelli’nin G.Saray’a bir şey vereceğine inanmıyorum. Belli ki takımdan çok pas yapmasını istiyor ama dikine oynamıyorlar. Bugün acımasız olmayacağım ve daha fazla eleştirmek istemiyorum. Yalnız Eboue bu takımda gözü kapalı oynar. Sneijder katılınca takımın toparlayacağını düşünüyorum.BAKIN?MESSI’YE, RONALDO’YA!?GELELİM bir başka önemli konuya. Sözüm ona Akdeniz ülkesiyiz. Akdeniz ülkesi insanları için sıcakkanlı, yardımsever, iyi niyetli derler. Ama ben yıllardır, savaş, deprem, sel veya benzeri bir felaket yaşayan ülkelere yardım amaçlı giden Türk takımı görmedim. Ama felaket Türkiye’de olduğunda gel Atletico, gel Chelsea. Üstelik para almadan gelirler dünya kulüpleri.GEÇEN yıl Barış Turu kapsamında Barcelona Messi’li kadrosuyla Filistin’e gitti, maç yaptı. Bugünlerde göz yaşı döktüğümüz Filistinli çocuklara oyuncak dağıttı, onlarla maç yaptı rüya takım Barça.RONALDO 2012’de kazandığı altın ayakkabısını açık artırmayla 1.5 milyon Euro’ya sattı ve kuruşuna dokunmadan Filistinli çocuklara bağışladı. Yine bu yıl 2 milyon Euro Filistin’e yardım yaptı. Sadece futbolcular değil ünlü sporcular her yıl milyonlarca doları Afrika’ya, Filistin’e veya felaket yaşayan ülkelere akıtıyor.YA biz? Örnek Burak ve Selçuk daha yeni kontrat yeniledi ve paralarını artırdı. Acaba akıllarından Soma faciasındakilerine maddi yardım veya Filistin’deki çocuklara küçük bir miktarını göndermeyi geçirdiler mi? Hiç zannetmiyorum, umarım beni yanıltırlar.SÖZÜM ona ölen meslektaşımız Erkan Koyuncu’nun çocuklarını G.Saraylı yöneticiler okutacakmış. Hiç inanmıyorum. Göreceksiniz en geç 1 yıl içinde bunun bombası patlar.TEŞEKKÜRLER Atletico Madrid, teşekkürler Arda, teşekkürler Chelsea.
İNTERNETTE bir araştırma yaptım ve bakın Aysal hakkında neler buldum...17 mayıs 2011. Aysal Başkan seçildikten 3 gün sonra: "Fatih Terim yeni hocamız. Kendisine güveniyoruz ve buradan söz veriyorum; Başkanlığım boyunca Terim'le çalışacağım. 2020'ye kadar kendisiyle ortak planlarımız var."Mayıs 2012. Yani 1 yıl sonra; "Terim'i göreve getirerek ne kadar doğru yaptığımız ortada. Umut ediyorum Terim'le Avrupa'nın en büyük kupasını da kaldıracağız."Mayıs 2013. Yine 1 yıl sonra; "Terim mükemmel bir insan ve başarılı bir teknik direktör. Bir kez daha söylüyorum; başkanlığım boyunca Terim'den başka teknik direktörle çalışmayacağım."24 Eylül 2014'te Fatih Terim Galatasaray'dan gönderiliyor. Yani "başkanlığım boyunca başka teknik direktörle çalışmayacağım" diyen Aysal telefonlarına çıkmadığı için Terim'i kovuyor.30 Eylül 2013'te Mancini 3 yıllık imzalıyor.4 Nisan 2014. Yer GS TV. Başkan'ın karşısında seçilmiş 3 gazeteci var. Mancini ve Drogba'yı soruyorlar Aysal'a. Aysal'ın cevabı net: "Mancini ve Drogba 1 yıl daha kalacak."Mayıs 2014. Önce Drogba gönderiliyor.10 Haziran 2014. Mancini ve Aysal görüşüyor. Sonrasında Aysal demeç veriyor: "Mancini ile devam kararı aldık." Bu sözlerin üzerinden 16-17 saat geçiyor ve Mancini açıklama yapıyor, "Ne anlaşması? Gitmem için herşey yapıldı. Ben de istifa ediyorum."Sanki kendisi değil!Gelelim başka örneklere.30 Aralık 2012. Ünal Aysal'dan bomba açıklamalar: "TFF tamamen F.Bahçe'nin kontrolünde." Ama aynı Aysal kendi elleriyle Terim'i Milli Takım'a gönderiyor.13 Nisan 2013'te Karşıyaka maçı sonrası Ünal Aysal ve ekibi Basketbol Federasyonunu istifaya davet ediyor ve aynı Aysal 11 ay sonra Ergin Ataman'ın Milli Takım'ı çalıştırması G.Saray için onurdur" deyip hocasını TBF'ye emanet ediyor.SONRA sanki kendi hocasını Basketbol federasyonuna veren başkasıymış gibi, 17 Haziran 2014'te 'Tarihi Karar' başlığıyla Turgay Demirel ve arkadaşlarının aldığı kararları artık tanımadıklarını, finalin son serisine çıkmayacakları, gerekirse ligden de çekileceklerini söylüyor.Bitmedi...BAŞKANLIĞA seçildiği günlerde Aysal "Kulübün hisse satışını kesinle yapmayacağız, kimseyi mağdur etmeyeceğiz" dedi. Ardında bedelli sermaye artırımına gitti, küçük yatırımcıyı perişan etti, intihara kalkışanlar oldu. 20 Mayıs 2013'te "Kesinlikle Genel Kurul'a gitmeyeceğim" dedi ama 1 gün sonra Kalamış'ta Genel Kurul kararı alıp Refik Arkan, Adnan Öztürk, Ali Dürüst, Abdurrahim Albayrak gibi önemli isimleri ekarte etti. ÇİLEK de çilek oyuncu dedi, gerçekten de çilek gibi dedi, Hajroviç, Burdisso, Ontivero, Salih, Koray, Veysel, Umut gibi çürük çileklere tam 45 milyon Euro kaptırdı.Savunma basitKAYAK yaparken karşılaştığı arkadaşının sözü üzerine izlemeden aldırdığı İzet Hajroviç'in yakında G.Saray'a maliyeti 8.7 milyon Euro olacak. Bu rakamla gelmiş geçmiş G.Saray'ın en pahalı futbolcusu ünvanının(!) da sahibi olacak. Aysal'ın bu konudaki savunması basit: "Bizim profesyoneller Hajroviç olayında hata yapmış." Bu mudur cevap? Bu mudur G.Saray Başkanının yapması gereken?Riva’yı kesin satacak!BAŞKAN olduğunda borç 250 milyon dolardı şimdi 600 milyon doları geçti. Haa bu arada aldığım son duyumlara göre, Ünal Aysal 15 güne kalmaz Lütfi Arıboğan'a faturayı keser ve gönderir diyorlar. Basketbolda maça çıkmama hikayesinin ardında basketbol ve voleybolda küçülme, iddiasız kadrolar kurma planı varmış. Doğru, yanlış göreceğiz.AYSAL "Riva'yı kesinlikle satmam" diyordu. Yukarıda örneklerde olduğu gibi demek ki kesin satacak. Bu aralar kulübün acil 200 milyon lira bulması lazım. Bazı futbolcular Hajroviç'te olduğu serbest kalabilir. 200 milyonu bulamazsa, yakında kavga çıkarır, Riva, Florya'yı bahane edip kaçacak diyenler de bir hayli fazla!He bu arada yazmayı unuttum, sarı-kırmızılı kulübün halâ bir teknik direktörü yok...
İÇİMDEN tek bir olumsuz eleştiri yapmak gelmiyor. Zaten maç kimin umrundaki. Tamam G.Saray ligi 2. bitirip Devler Ligi vizesini cebine koydu, Arda Turan'ın Atletico'su zoru başarıp La Liga'nın şampiyonu oldu ama akıllarda hala Soma'da kaybettiğimiz vatandaşlarımız var. Bu acı öyle 3-5 günde bitecek bir acı değil. Bu acı bana her geçen gün daha da koymaya başladı. Marmara depremi gibi hasar bıraktı bizlerde. Offf ki offf...Maç öncesi Allah'ı var G.Saraylı futbolcular başlarındaki fenerli baretleriyle müthiş bir görüntü oluşturdular. Duygulandık, göz yaşı döktük. Yönetici Emir Sarıgül'ün attığı tweet'te bir hata, yanlış anlama yoksa Drogba'nın Soma faciasında hayatını kaybedenler için bağışlayacağını iddia ettiği 1 milyon Euro, Drogba'nın sadece futbolcu olarak değil, insan olarak da örnek olduğunun bir kanıtı. Bugün yarın gidecek ama kaldığı 1.5 yılda bana göre doğru dürüst işler yaptı. Drogba'yı getirene de forma verene de helal olsun.HAKLI BİR 2.'LİKMAÇA gelirsek, G.Saray çok arzuluydu ve bunun sonucunda son 10 dakika biraz acı çekse de iyi oynayarak kazandı. 3 hafta önce Beşiktaş'ın 2.’liği hak ettiğini düşünüyordum ama kabul edelim G.Saray ligin sonunu çok iyi oynadı. Yani kararım değişti ve G.Saray'ın haklı bir 2.’lik aldığını düşünüyorum. G.Saray iyi idare edilseydi F.Bahçe bu kadar rahat şampiyon olamazdı. Beşiktaş 30 hafta iyi getirdi ama çok kötü bitirdi. Dün bile kazanma istekleri yoktu.Yönetim, Melo'yu şımarttıG.SARAY'DA kaptan Selçuk, önümüzdeki sezon artık ağırlığını koysun ve bu takımın lider oyuncusu olduğunu göstersin. Dün bir ara herkes Selçuk'a bağırıp duruyordu. Bir sözüm de Melo'ya. Futbolunu beğeniyorum ve G.Saray için şart olduğunu düşünüyorum. Ama o da karakterini değiştirsin artık. Kendisine faul yok, figüranlar gibi yerden yere atlıyor. Rakiple didişiyor, hakemi kovalıyor, kaptanına fırça atıyor, arkadaşını itiyor. Tamam kardeşim, deliliğin bile bir sınırı var. Bu ne öfke? Melo'nun bu psikolojisi devam ederse (Bana göre G.Saray yönetimi kendisini çok şımarttı) G.Saray yeni sezonda büyük sıkıntılar yaşar.
HAYATIMIZA son dönemde giren Passolig nedir? Nasıl temin edilir? Nasıl kullanılır? Bu karta sahip olanlar gerçekten fişlenmiş mi oluyor? Kartı olan her maça girebiliyor mu? Ve bunun gibi onlarca soru benim de kafamı karıştırıp durdu. Üstelik Passolig uygulamasının mahkemece durdurulduğunu duydum. Sonrasında Passolig'in web sitesindeki bilgileri yeterli görmeyip Passolig Genel Müdürü Özgür Gündoğan ile buluştum.İşte merak edilen sorular ve cevapları...Passolig'i nasıl alacağım?İNTERNETTEN, cep telefonundan ve yüzlerce satış noktasından. Alma süren 3 dakikayı geçmiyor. Fotoğrafını yüklüyorsun, dilersen sadece maç bileti olarak, dilersen kredi kartı olarak da kullanıyorsun.Passolig kartı için ne kadar ödeyeceğim?BEŞİKTAŞ, G.Saray ve Trabzonspor taraftarıysanız 25 lira, diğer 32 kulüp taraftarıysanız 15 lira. Yılda bir defa bu parayı ödüyorsunuz. Üstelik bu paranın sadece 8 lirasını Passolig alıyor, diğer yarısını kulüp kazanıyor. Ama bu ödediğiniz parayı da anında geri alabiliyorsunuz. Nasıl mı? İlk 200 liralık alışverişte 20 TL'sini nakit olarak kartınıza iade ediyoruz.Mahkeme Passolig uygulamasını durdurmuş? Doğru mu?ANKARA 16. Tüketici Mahkemesi, Taraftar Hakları Dayanışma Merkezi’nin (Taraf-Der) başvurusu üzerine Passolig uygulamasının durdurulmasına karar verse de anında itiraz ettik ve bugün-yarın aynı mahkemeden düzeltme kararı istedik. Mahkeme 25 Eylül 2014'te konuyla ilgili kesin kararını verecek. Herkesin bilmesini istiyoruz ki, yürürlüğe giren 6222 sayılı sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesine dair kanun uyarınca elektronik bilet uygulaması 14 Nisan 2014'te başladı. Kısacası devlet, maça kim girdi, hangi koltukta oturuyor, olay çıktıysa kim çıkardı sorularının cevabını anında istiyor. Faili meçhul işler istemiyor. Futbol Federasyonu da Passolig uygulamasından dönülmesinin mümkün olmadığını açıkladı.Passolig bir anlamda seyircinin fişlenmesi mi oluyor?BİZ öyle bir şey demiyoruz. Passolig'le maça girecek seyircinin yüz fotoğrafı ile karttaki fotoğraf birbirini tutmazsa alarm verecek ve o kişi maça giremeyecek. Üstelik 100 bin lira altyapı çalışmamızla 36 stattaki turnike ve kamera sistemlerini baştan aşağı kurduk. Anında yakınlaştıran ve net görüntü veren kameralarla, huzuru bozan, patlayıcı, yanıcı maddeler kullanan, sahaya madde atan kişiler maç operasyon merkezindeki polislerce tespit edilecek ve olay çıkaranlar hakkında 6222 sayılı madde işleme koyulacak. Biz statlara huzur ve yanında aileleri, gerçek futbolseverleri getirmek için çalışıyoruz.n Passolig'in statlarda olay çıkaranları yakalatması dışında Türk futboluna başka vereceği yararlar ne?ALT yapıya 100 milyon lira harcadık. Ne kadar passolig kart satarsak o kadar kulüpler kazanacak. 1 maç bileti için biz sadece 1 lira 5 kuruş alacağız. Ayrıca 10 yılda kulüplere verilmek üzere 150 milyon liralık sponsorluk anlaşması imzaladık. Yine G.Saray, Beşiktaş ve Trabzonspor'la da 60 milyon dolarlık sponsorluk anlaşması yaptık. Toplamda 400 milyon liralık bir kaynak yaratmış olduk Türk futboluna. Peki F.Bahçe niye yok? ONLARLA da en kısa zamanda anlaşacağımızı ümit ediyorum.Holiganlar statlara yaklaşamasınGÖRÜŞMEMİZ böyle geçti. Bugüne kadar maça, konsere veya herhangi bir etkinliğe girmek için Biletix'in kapısını aşındırıyorduk. Üstelik Biletix 1 biletten yüzde 12 kâr alıyor ve hizmet bedelini de (5 lira) bilet sahibine ödetiyordu. Önce G.Saray, Biletix'e "Dur" dedi ve kendi maçlarında kendi biletini satmaya başladı. Sonrasında da 6222 kanunla elektronik bilet uygulamasını geçildi ve ihaleyi Passolig aldı. BEN sonuna kadar bu uygulamanın yanındayım. Passolig'in Türk futboluna 400 milyon lira aktarması umurumda bile değil ama ben huzur içinde çocuklarımla, eşimle, sevdiklerimle maça gitmek istiyorum. Olay çıkaran holiganların stadlarımızın yanına yaklaşamayacağı, bedava bilet peşinde koşup karaborsa yapanların sona ereceği günleri görmek istiyorum.
Duran toplardaki usta isimlere rağmen özellikle bu sezon frikik gollerine hasret kaldığımız G.Saray, ligin son haftasına girerken gözlerimizin pasını silecek harika goler attı. Özellikle Selçuk İnan'ın frikik golü bana göre son yıllarda atılmış en iyi şut ve goldü. Geldiği günden beri eleştirilen Sneijder oynadığında G.Saray zorlanmadan sonuca gidiyor. Sneijder, çok net ortada, Roberto Mancini'nin kalmasını istiyor. İtalyan teknik adam kalırsa Sneijder gelecek sezon da bu takımın 1 numaralı yıldızı olur. Aksi halde Hollandalı'nın da takımda kalacağını düşünmüyorum.Semih'in sağda oynamasını yadırgadık ama her geçen dakika o mevkiye çok alıştı ve harika goler attırdı. Sahanın en iyi isimleri Semih, Muslera, Chedjou'ydu.Bu Fernando Muslera gerçekten müthiş bir profesyonel. 2 hafta önce sol dizi esnemiş bir kaleciden çoktan ülkesine dönmesini beklerken, Muslera hem kupa finalinde oynadı, hem de dün harika kurtarışlara imza attı. İşte Türkiye'nin Muslera gibi böyle karakterli oyunculara ihtiyacı var.Mancini ilk defa hafta içinde kupayı kazanan 11'ini Trabzon'da da sahaya sürdü ve G.Saray farka koştu. Böylelikle lig ikinciliğine çok yaklaştılar. Bu da G.Saray'ın Şampiyonlar Ligi’ne direkt katılması ve yine milyon Euroları cebine koyması anlamına geliyor. Yine de Erciyes maçı sarı-kırmızılıları zorlayacaktır.OLAYLARA RAMAK KALDIDünkü galibiyet beni şaşırtmadı. Zaten son 2 günde Ünal Aysal ve İbrahim Hacıosmanoğlu'nun sıcak, samimi ve düşman çatlatan görüntüleri de beni şaşırtmamıştı. F.Bahçe'nin Süper Lig şampiyonluğunda, Aziz Yıldırım'dan daha büyük katkıları bulunan Aysal-Hacıosmanoğlu kardeşler, umarım bu dostluk gösterilerini diğer kulüplere ve onların başkanlarına karşı da sergilerler ve Türk futbolundaki öfke, nefret, kin sona erer. Aksi halde ya Trabzon'da ya da İstanbul'da ölümle sonuçlanacak olaylar çıkabilir. Buna ramak kalmış durumda.
ZİRAAT Türkiye Kupası’nı kazanan G.Saray’ı tebrik ediyorum.ÇOK mu iyi oynadılar? Hayır ama Eskişehir’den daha net fırsatlar buldular, bana göre verilmeyen 1 penaltıları vardı ve girdikleri 2 net fırsattan 1’ini değerlendirip kupayı aldılar. Eskişehir oyunun genelinde istekli, arzulu ve hırslıydı ama net pozisyonları yoktu.1-0’lık galibiyetin ve müzeye girecek kupanın G.Saray açısından çok daha iyi olmayacağını düşünüyorum.BU kupa muhtemelen Mancini’nin G.Saray’da kalmasını garanti etti. Mancini kalacağına göre Tugay da kalacak.BU kupa alındığına göre Hakan, Sabri, Hamit, Hajrovic, Ontivero, Salih ve hatta Drogba da takımda kalacaktır veya bu isimlerin kalma ihtimalleri yükseldi.KAYBEDEN G.SARAY OLACAK SONUÇ olarak G.Saraylılar ne demek istediğimi önümüzdeki sezon daha iyi anlayacaktır.KUPA Eskişehir’e gitse, G.Saray’da temiz bir operasyon yapma şansı yüksek olacaktı. Ünal Aysal ‘Devam’ diyecek ama yönetimini revize edecek, paradan başka bir şey düşünmeyen ve Türk futboluna zerre katkı sağlamayan, bilakis G.Saray’dan çok şeyler götüren Mancini ve işe yaramaz ekibi gidecek, takım içinde de önemli değişiklikler olacaktı. Kısacası herkes bir silkelenecek ve F.Bahçe ile rekabet etmek için daha güçlü bir kadro kurulacaktı. Gerçi bu kadar yüksek borçla nasıl transfer yapılacak, o da ayrı bir mesele.DÜN G.Saray kazandı, üstüne üstlük bir de ligi 2. bitirirlerse bu az önce saydığım operasyon göreceksiniz rafa kalkacak ve sonuçta kaybeden G.Saray olacak.YENİ SKANDALLAR KAPIDADünkü maçla Süper Kupa’nın da adı belli oldu: F.Bahçe-G.Saray.ŞİMDİDEN maçın hakemine, maçın oynanacağı ilimizde yaşayan esnaf, genç-yaşlı, kadın-erkek tüm insanlarımıza, görev alacak polis-asker ve güvenlik güçlerine, stat çalışanlarına ve daha birçok emekçiye şimdiden geçmiş olsun.HER gün her saat birbirlerini yiyen, hakaretler yağdıran bu ezeli düşmanlar bakalım Süper Kupa Finali’ne kadar daha ne skandallara imza atacak? Bekleyip göreceğiz.Sezonun en iyi Burak'ıydıEVET dün kazandılar ama 90 dakika ne oynadıklarını anlamadım. Selçuk, Sneijder yine kötüydü. Yekta kritik 2 hamlesiyle kupanın gelmesinde başrolü oynadı. Muslera kusursuzdu ve Burak’ı bu sezon en iyi maçında izledim. Sahanın en diri ve çalışkan ismiydi.
ALLAH biliyor Beşiktaş’ın lig ikinciliğini çok ama çok istiyorum. Neden mi? Kendi statlarında oynamamalarına rağmen sezon boyu daha gönülden oynadılar. Maçı tek başına koparacak yıldızları olmamasına ve Fernandes gibi futbolcudan başka her türlü vasfı taşıyan ahlaksız bir adama rağmen oynadıkları her maç büyük heyecan verdi. Üstelik hakemler Beşiktaş’ın çok puanını alıp götürdü.YA G.Saray? 150 milyon Euro’luk takım böyle mi oynamalıydı? Dün kabul edelim 2. yarı Burak Yılmaz’ın müthiş çabasıyla iyi bir geri dönüş yapmalarına rağmen lig ikinciliğini hak etmediklerini düşünüyorum. Üstelik Trabzon ve Erciyes gibi ligin en formda takımlarıyla maçları var ve benim lig ikinciliğinde favorim Beşiktaş.SEYİRCİ TUGAY KERİMOĞLU!G.SARAY kazandı ama bu 3 puanı alırken ecel terleri döktü, döktürdü. 32 hafta geride kalmış takımda hala duran topları kimin kullanacağı belli değil. Çok net ortadaki takımda Selçuk sıradan bir oyuncu gibi. Yani kaptanı takan yok. Semih bile fırtça atıyor. Bir başka pozisyonda Burak, Sabri’ye bağırıyor. Herkes kafasına göre takılıyor. Kaptan dediğin bir bakışıyla, bir sözüyle kendini belli eder. Selçuk’un ağırlığı yok. Kaptanlık pazubandını takıyor ama onu kaptan gören, sayan bir tane arkadaşı yok. Üstelik Selçuk çok sinirli. 3 yıldır sesi çıkmayan Selçuk dün önüne gelenle kavga etti. Bu da demek oluyor ki, ayaklar durunca, güçten kaybedince çeneler devreye giriyor. BU haliyle Selçuk oynamamalı. Ama bu durumu tespit edecek adam yok ki. Mancini sadece para için bu ülkede. Tugay’ın da seyirciden farkı yok. G.Saray çok kötü yönetiliyor. Mancini-Tugay seneye de kalırsa G.Saray bırakın şampiyonluğu ilk 5’i zor görür. Demedi demeyin, bir kenara not alın.VEYSEL Sarı adında bir oyuncu almışlar, üstelik iyi para vererek. Ama Veysel her geçen gün kötüye gidiyor. Bu G.Saray belli ki iyi antrenman yapmıyor, takımda arkadaşlık sıfır. G.Birliği ilk yarı 4 defa geldi, 2 gol attı. İkinci yarı ürkek oynamasalar kesin 3 puan alırlardı. Ama işte o korku puansız ayrılmalarına neden oldu. Sonuçta Ufuk yediği iki gole rağmen iyi oynadı. Sabri son golde sol ayağıyla müthiş bir orta yaptı. Burak ikinci 45 dakika enerjisi ve golleriyle G.Saray’a hayat veren isim oldu. Sonuç olarak G.Saray kazandı ama G.Birliği’nin ikramını da kabul edelim.
EVET Elazığspor düşme potasında ve dünkü mağlubiyetle büyük avantaj kaçırdılar. Elazığ’ın bütçesi 10 milyon Euro’yu geçmez. Ama 90 dakikanın genelinde 150 milyon Euro’luk G.Saray’dan çok daha organize ve kaliteli oynadılar. 3 puanı çok istediler. G.Saray bu sezon 1’i hükmen olmak üzere 4. deplasman galibiyetini alırken futbol olarak yine döküldü. Maçtaki tek golü attıran Sneijder, o kadar hatalar yaptı ki anlamak mümkün değil. Ve bu Sneijder, milli takımına alınmazsa bence normal karşılanmalı. 90 dakikanın tamamında 1-2 hareket dışında faydalı işi hiç yok. 3 metreden gol kaçırdı, pas vermesi gereken yerde kaleye vurdu, vurması gereken yerde pas vermek istedi. Kısacası saçmalayıp durdu.SELÇUK yine kötüydü. Özgüveni yerle bir olmuş durumda. Maç boyunca saçıyla ve tokası oynayıp durdu. Önümüzdeki sezon bu kafa yapısında olursa Selçuk kulübeye mahkum olabilir. Geçen hafta yazmıştım, bugün yine aynı fikirdeyim. Gitmek isteyen adama “dur” demeyeceksin. Burak ve Selçuk’a talip varsa hemen “verin” derim. Kalırlar, üstüne kötü oynamaya devam ederlerse bu iki oyuncunun taraftarla arası daha da açılacak. Bunları yaşamamak için Arda Turan örneğinde olduğu gibi Avrupa’ya gitmeleri kendileri ve Türk Futbolu açısından çok faydalı olur.MUSLERA’NIN TESLİM BAYRAĞIDÜN Elazığ’da kaleci Muslera da sonunda pes etti. Bu sezon G.Saray lig ikinciliği şansını hâlâ sürdürüyorsa, baş faktör Fernando Muslera’dır. 31 haftanın en az 25’inde hatasız oynamış ve takımını kurtarmıştır. Dün de sakatlandığı 60. dakikaya kadar en az 3 net golü önledi. Ama önündeki defans ve orta saha o kadar çok kendisine yaslandı ki, sonunda Uruguaylı teslim bayrağını çekti. Dilerim ön ve çapraz bağları kopmamıştır. Ama görebildiğim kadarıyla sol diz çok esnedi ve bu sakatlık uzun sürebilir.IZET Hajrovic’e 3. dakikada Ivesa’nın yaptığı hareket net penaltı ama Barış Şimşek çalamadı. Bir kez daha dikkatlice izledim ve Hayrovic bu takımın oyuncusu kesinlikle değil. Muslera, Melo, Semih ve biraz da Burak’ın gayretiyle G.Saray çok zorlandığı maçta Elazığspor’u yendi, hepsi bu. G.Saray’a yeni sezonda köklü revizyon şart. Aksi halde F.Bahçe yine rahat rahat şampiyonluğa ulaşır.