G.SARAY yönetimi 6 Aralık 2015 Pazar gecesi saat 23.12’de resmen iflas etmiştir.NEDENİ basit;RESMİ siteden, sözüm ona Alex de Souza’nın ağzından, “Başkan eğer bize güvenseydi, biz zaten kendi emeğimizle şampiyon olabilirdik. Şikeye bulaşıp, biz futbolcuları ve F.Bahçe’yi lekelemesine gerek yoktu...” cümlesini yayımladıkları an G.Saray yönetimi havlu atmıştır. G.Saray yönetimi benim için müfteridir, iş bilmezdir, söylenmemiş bir beyanatı söylenmiş gibi yayımlayarak ciddi bir suç işlemiştir.ASLINDA Mayıs 2015’te başkanlığa oturan Dursun Özbek’ten çok umutluydum. Finansal Fair Play’e uygun davranacağını, mali disiplin sağlayacağını, borçları eriteceğini düşünüyordum.GÖREVE geldikten kısa süre sonra, 800 bin dolara anlaşılan Sabri Sarıoğlu ile 1 milyon 600 bin Euro’ya im-za atılması, kısacası kendisine 2.5 katı fazla para ödenmesi herkesi olduğu gi-bi beni de şaşırttı. Sonra Cüneyt Tanman pasifize edildi ve görevi bıraktı.BİR HİLE HURDA VARVE sonrasında bakın neler yaşandı...SOSYAL medya gazıyla abuk subuk transferler yapıldı. Alman Kevin Grosskreutz transferindeki gecikme ve imza skandalı G.Saray’a 7 milyon liraya malolmuştur. Oyuncu nerede? Yedi, içti, tedavisini yaptırdı, kaçıp gitti.UMUT Bulut’un sözleşmesindeki opsiyon maddesinin devreye gireceğinden, iş işten geçtikten sonra haberleri olmuştur.HAMZA Hamzaoğlu’nu neden gönderdiklerini, ne Hamza hoca ne yönetim bilmemektedir. Yönetici Tayfun Demir’in rahmetli abisin adına Büyükçekmece’de, kulübe tek kuruş maliyet getirmeden kendi yapacağı müthiş tesis ve boşa çıkacak olan Florya tesislerini en az 350 milyon dolara satma şanslarını da elinin tersiyle iten yine Dursun Özbek’in ta kendisidir. Ucuz maliyetli Hamza hoca gitti ve şimdi Mustafa Denizli’nin maliyeti, yakında getireceği yeni yardımcıları ve devre arasında yapılmasını şart koşacağı yeni transferlerin bedeli en az 50 milyon lira daha borcu artıracaktır.SABRİ’NİN sözleşmesindeki madde gereği sözleşmesinin uzayacağını yine sosyal medyadan öğrendiler. Evet opsiyonu iptal ettirmiş olabilirler ama bunun için de Sabri’ye ek 600 bin lira daha ödeyecekler.KADIN basketbolda F.Bahçe karşısında alınan hükmen mağlubiyet aslında tek başına istifa sebebidir. G.Saray sahte lisans için görevliye ne verdi,ipuçlarım var ama emin değilim. Bence bir hile hurda olduğu kesin.“KİMSİN sen Harun?” dedikleri Basketbol Federasyonu Başkanı Erdenay, tarihi bir yanıt vermiş, ağır bir tokat vurmuştur Dursun Özbek’e.VE önceki gece yaşanan yüzyılın skandalı Alex açıklaması maalesef bu yönetimin sonunu hızlandırmıştır.BAŞINI Faruk Süren ve Duygun Yarsuvat’ın çektiği, Fatih Altaylı, Cem Kınay, Ali Dürüst, Refik Arkan, Mehmet Helvacı gibi isimlerin de yer aldığı yeni oluşum, dün Dursun Özbek’e 2 şartını sunacaktı;“YA derhal bir genel kurul yap ve ekibini değiştir ya da en geç 2016’nın Mart ayında seçim düzenle ve görevi bırak.”EVET, Özbek artık tehlikenin farkında... Ve bunu hissettiği için dün yukarıda saydığım isimlerle yapacağı toplantıyı apar topar iptal etti. Şimdi artık liseliler de liseci geçinenler de Özbek’i istemiyor. Arkasında sıfır destek var.PEKİ Dursun Özbek bırakınca yerine kim başkan olacak? Onu da çok yakında yazacağım.
FATMAGÜL’ÜN suçu ne? gibi oldu bu başlık. 800 bin dolarlık Sabri Reyiz’le 1 milyon 600 bin Euro’ya yani 4 milyon 800 bin TL garanti ücret karşılığı sözleşme yapan Dursun Özbek… Yetmedi… Bu sezon 15 resmi maçta 11’de oynaması halinde 300 bin TL ve 1 yıl daha sözleşme uzatılması maddesini koyan yine Özbek… Yetmedi… 30 resmi maçta oynarsa ekstra bir 300 bin TL maddesi koyan yine Özbek… Ve 1 yıllık opsiyonu, ‘Bu da size kapak olsun’ diyerek iptal ettiren, yönetime ve taraftara müthiş bir ders veren Sabri Reyiz. Üstelik dün gece dünya kadar küfür yiyen yine Sabri Reyiz…DERHAL ÖZÜR DİLENMELİAYIP, çok ayıp… Bu sözleşmeler yapılırken Sabri, Özbek’in kafasına silah mı dayadı? Dün G.Saray kazandıysa yatsın kalksın Sabri’ye dua etsin. O Sabri ki, dün seyircinin 68 dakika küfür ettiği, her top da ıslıkladığı ve yönetimin sosyal medyadaki ayaklanması neticesinde sabah 1 yıllık opsiyon maddesini kendi rızasıyla iptal ettiren Sabri’den G.Saraylılar’ın derhal özür dilemesi lazım. Son haftalarda G.Saray kötüyse veya son dakikalarda puanları kaybettiyse suç Sabri’nin mi? Olacak şey değil.G.SARAY farklı kazandı ama kendini kandırmasın. İlk yarı Burak 1 kaçırdı, Bursa 4… Son pasları iyi kullansalar veya Muslera’nın üzerine nişanlamasalar devre arasına farklı önde girerdi Bursa. 2. yarı Bilal’in girişi, Sabri’nin inanılmaz dinamizmi, Podolski’nin son vuruşlardaki, paslardaki ustalığı ve Mert’in saçma sapan yediği goller 3-0’ı getirdi. Bu fark dünkü oyunla kesinlikle olmamalıydı. Eee atamazsan yersin. .SEMİH bu sezon ilk defa Balta gibi değil Kaya gibi oynadı. Chedjou da risksiz ve disiplinliydi. Burak’ı hep eleştirdik ama 14’te kornere aut demesi ve goldeki ustalığını da alkışlamamız lazım. Muslera-Semih-Chedjou üçlüsüyle, Sabri ve Podolski 2. yarı mükemmeldi.DENİZLİ şanslı adam. G.Saray dün kaybetse seyirci stadı yıkar, yönetim ve futbolcular Arena’dan zor çıkardı. 3-0 oldu ya, yarın kimse Hamza’nın H’sinden bile bahsetmez. Bu hafta en çok Sabri Reyiz ve Denizli konuşulur.
ELBETTE beni şaşırtan önemli hususlar vardı G.Saray’da. Maç öncesi yedek oyuncu Tarık’ın da Sneijder’in yolundan gitmesi ve canlı yayında, “Mustafa Hocamız her birimizle ayrı ayrı ilgilendi, gelmesi çok iyi oldu” açıklaması yapması gerekir! Burak’ın golü attıktan sonra, -ısrarla- ‘bana gelme’ diyen Denizli’ye gidip sevinç yaşaması, Burak ve Selçuk’un yalandan mı, gerçek mi çözemedim ama kapışmaları, Yasin’in tavır yapmadan çıkıp Denizli ile tokalaşmaları garibime gitti. ZATEN kafamda soru işareti vardı, dün çözdüm. Ve kesin olarak artık inanıyorum. Hatta %100. “Hamzaoğlu’nu bu takımda futbolcular yemiş!” Yani bir başka deyişle kuyusunu kazmışlar. Yönetim de yalan-yanlış sebeplerle Hamza Hoca’yı görevden almış. Hamzaoğlu o kadar saf bir insan ki, futbolcuların bu kabak oyar gibi altını oymalarını bile anlayamamış, süzememiş. Vah be Hamza vah.. Sen ne talihli, bir o kadar da talihsiz adammışsın. Sen ne büyük kötülük yapmışın G.Saray’a 3 kupa kazandırarak. Sen ne büyük kötülük yapmışın G.Saray’a sözleşmene tazminat maddesi koydurmamışsın.ASLINDA üzüldüm maçı izlerken. Bu yazıyı yazdırırken bakalım hangi futbolcu medyaya konuşup Hamzaoğlu’nu satmaya devam edecek. Gerçek olan şu ki; değil Denizli, Mourinho, Wenger veya Ferguson bu G.Saray’la başarılı olamaz. Ne kadar para o kadar ekmek. Madem borç çok, para yok ve bu sene başarı beklemek de hata olur. G.Saray miadını doldurmuş. G.Saraylılar bunu kabullenmeli. Borç çok diyorum ama yönetim ucuz maliyetli Hamza’yı gönderip en az 5 katı maliyetle Denizli’yi alıyor. Bakalım Denizli’nin isteğiyle devre arasında 50 milyon mu, yoksa 100 milyon mu harcayıp transferler yapacaklar mı merakla bekliyorum. Benim tahminim Denizli en az 3-4 yüksek maliyetli oyuncu transfer ettirir.YA NORMAL HAYATTA?KASIMPAŞA’NIN bir golü verilmedi ve maçı 5-3, 6-3 kazanabilirlerdi. Hakan, Podoski, Semih biraz daha iyi oynadı. Burak gol attı ama hep yerdeydi. Rakip dokunmadan yere atlamaya bayılıyor. Merak ediyorum normal hayatında da sokakta yürürken kendini böyle olur olmadık yere bırakıyor mu?
G.SARAY maçını izlerken çocukluk günlerim aklıma geldi. TRT karşısında heyecanla Wembley’deki Süt Kupası finalini beklerdim. Top bir o kalede, bir bu kaledeydi. Sonra Türkiye Ligi’nin özetlerini ve A Milli Takımımızın 8-0, 6-0, 5-0’lık mağlubiyetlerine tanık olduğumda, “Elin yabancısı futbol oynuyorsa biz ne oynuyorduk?” diye arkadaşlarıma ve büyüklerime sorup duruyordum. Onlar da “En azından korner attık, bir gol kaçırdık, yarı sahayı çok fazla geçtik” gibi garip yorumlar yapardı.DÜNKÜ maç beni yine 70’li, 80’li yıllara götürdü. Evet dün de geçmişteki gibi koştuk, daha doğrusu koşmayı bile beceremedik. Sneijder’in 11’de girdiği pozisyon dışında maç bizim yarı sahada oynandı. Abartmıyorum maç ağırlıklı olarak altı pas ile ceza sahası çizgisi arasında oynandı. Dan-dun bile yapamadık.ŞU çok açık ve net; Bugüne kadarki en rezil, en zavallı, en ezik G.Saray’ını izledim. İddia ediyorum dün Madrid ekibine 4 değil, 5, hatta 6 gol gerekli olsaydı fazlasını atarlardı. Podolski sahada var mıydı inanın emin değilim. Kaleye Sneijder’in ezik frikiği dışında şutumuz yoktu.BAŞKAN YAKIŞMIYOR!KEŞKE dünkü maçı izlemeseydim, keşke yazı görevim olmasaydı ve keşke bu ezik, zavallı G.Saray’ı seyretmeseydim. Bu maçı unutamam. Birçok futbolsever de unutamayacak.“SALDIM çayıra mevlam kayıra” diye bir söz vardır. İşte G.Saray bunu yaşıyor. Bu kulübe yakışmayacak ve sürekli sırıtan bir başkan, görevden neden alındığını hala bilmeyen bir zavallı teknik adam, Madrid deplasmanına komik gerekçelerle çıkmak istemeyen korkak yeni bir teknik adam ve ezik oğlu ezik bir futbolcu topluluğu.ARKADAŞLAR, iş koşmakla bitse bütün takımlar Etiyopyalı, Kenyalı uzun mesafe koşucularını takımına koyar sahaya çıkar, iyi kötü sonuçlar alırdı. Ama ben dün geceki gibi, koşmayı bile beceremeyen, rakibini seyreden, narkozdan yeni uyanmış bir halde G.Saray gördüm. Ve çocukluk günlerime gittim. G.Saray, Real’den, F.Bahçe’den 6, Chelsea’den 5 yediğinde bile daha onurlu oynamıştı. Keşke dün geceyi hiç yaşamasaydım.
KEŞKE izlemeseydim Real Madrid-Barcelona maçını... Özellikle Barcelona şayet futbol takımıysa acaba bizimkiler ne olabilir? El Clasico insanı futboldan soğutur. Bir ara bıraktım G.Saray-Antalya maçını izlemeyi, Barcelona 5’i, hatta 6’yı bulur mu diye pür dikkat ekrana yapıştım. İspanya’da maç bitti, döndüm Arena’ya ama insanın şevki, neşesi kalmıyor ki kendi ligimizi izlediğimde… Gerçekten çok büyük fark arada çok büyük… Burak dokunmadan kendini öyle bir yere bırakıyor ki sanırsın ayağı iki yerden birden kırıldı… Sneijder utanmasa orta yuvarlaktan kaleye vuracak… Bazen ağır çekim gibi oynuyorlar bizimkiler. Hiçbiri basit oynamak istemiyor, hep imkansızı denemek istiyorlar.MERSİN’DE, Arena’da tribünler genelde boş. Neden? Saygısız, içinde insan sevgisi barındırmayan, ukala, küstah ve şımarık başkan ve yöneticiler yüzünden… Adam genel kurul kararıyla hasbel kader başkan seçiliyor, mali anlamda tutarsız ama bazı konularda olumlu imaj sergiliyor. Sonra, “Bu adam az, öz konuşuyor, herhalde doğru yolda” diyorsun.. Sonra? O da ne? Kimseye sormadan, sebebini açıklamadan teknik adamını veya futbolcusunu bir saniyede harcıyor…HAMZA Hamzaoğlu’nu elbette çok eleştirdim. Ama hangimiz, “Art niyetli, ukala” diyebiliriz? Dersek haksızlık ederiz. “Ben bu işi öğrendim, artık ona ihtiyacım kalmadı” diyen Dursun Özbek, başarı kredisini bakmadan harcadı Hamza’yı. Sonunda herkes görecek; Özbek gibi rüyasında göremeyeceği G.Saray Başkanlığı’na oturanlar yakında yok olup gidecek ama Hamzaoğlu gibi dürüst teknik adamlar bu işten hep ekmek yiyecek.İŞ BİLMEZ YÖNETİMLERSAYIN Özbek kızmasın, alınmasın. Bir çuval inciri berbat etti. Halbuki kafası mali konulara iyi çalışıyordu. Sürekli teknik adam değiştirerek istikrarı, saygıyı, başarıyı ayaklar altına alan G.Saray yönetimi 2016 yılı mayıs ayını görürse iyi. Bence Ocak-Şubat gibi gitmek zorunda kalacaklar.TÜRKİYE’DE iş bilmez yönetici ve başkanların yaptığı bu şımarıkça hareketler neticesinde G.Saray, Antalya’yı 3-3 berabere kalmış, yenmiş, Sabri ilk 11’de başlamamış, Denayer girmiş, hakem hata yapmış hiç umrumda değil. Rize maçında yaşananlar bir dejavu gibi Arena’da yaşandı. Demek ki iş sadece Hamzaoğlu’nda değilmiş. Hamza Hamzaoğlu’nun ahını alanların iki yakası bir araya gelmez.
HAMZA Hamzaoğlu’nun gönderiliş şekli için Türkiye’de Dursun Özbek’ten başka “Doğru” diyen kimse yoktur herhalde. Yazık, bu yönetim kurulu mali anlamda iyi işler yapıyordu ama dünyanın belki de en kibar, en beyefendi teknik adamını saçma sapan bahanelerle gönderdiler.BU galiba bulaşıcı bir hastalık gibi. Ünal Aysal’ın Fatih Terim’e yaptığı çirkinlik Dursun Özbek’e de bulaşmış. Doğal olarak bu yönetimin uzun süre görevde kalma ihtimali yok. 2016 yılının Mart veya Mayıs ayında genel kurul kararıyla görevden uzaklaştırılacaklarını düşünüyorum.HAMZA hocayı gönderme zamanlamaları skandal. Bahaneleri ise ancak çocukları güldürecek komiklikte. Bu karara imza atan G.Saraylılar’a şimdi bol miktarda kına lazım. Kına yaka yaka zaten sonunda G.Saray Kulübü’nü de yakında yakarlar.
BENFICA maçından sonra Hamzaoğlu’na, “Selçuk-Bilal yan yana oynamaz” demiştim. Dün doğru yaptı Hamza Hoca ama önemli bir konuyu unuttu. Selçuk 18’de sakatlandı, “Kesin Bilal girer” derken bir de baktım çömez Rodriguez’i soktu. İşte bu hata belki de maçı kaybettirdi. Sen Rize’ye köy takımı muamelesi yaparsan kaybedersin.TAKIMINA bak: Yasin, Sneijder, Podolski, Burak ve Umut... Ohh ne ala! 5 forvetle oynuyorsun ama pozisyona giremeden 3 atıyorsun. Hamza Hoca fazla forvetle oynayarak çok pozisyona girip fark yapacağını sanıyor. Böyle teknik adamlık olmaz.G.Saray’ın organize bir atağı ve pozisyonu yok maçta. Sneijder uzun süre ön libero gibi oynadı. Çünkü o da biliyor ki kendisine pozisyon hazırlayacak iyi paslar verecek bir takım arkadaşı yok.HAKEM MÜKEMMELE YAKINDIHamzaoğlu önce Selçuk’un yerine Bilal’i alacak, ilerleyen bölümlerde de Yasin, Umut veya Burak’tan birini çıkarıp kimi alıyorsa alacaktı. Şans ve beceri golleriyle öne geçiyorsun, sonra oyunu soğutup kontrolü ele alacağına kontralardan amatörce 2 gol yiyorsun. Hamzaoğlu zincirlerini kıramadı ve kritik anlarda hata üstüne hata yapıyor.BAK sevgili Hamzaoğlu, geçen yıl takımın çok iyi olduğu için değil, F.Bahçe ve Beşiktaş final maçlarını kaybettiği için şampiyon oldun. Kupa ve Süper Kupa’yı da yine kötü oynayıp kazandın. Elbette şans da olsa takdire şayan bir durum. Ama bu sezon tüm önemli maçlarda büyük yanlışlar yaptın.VE Chedjou... Balık mısın, et misin? 3 maç üst üste harikalar yaratıyorsun, sonra dün olduğu gibi dağlara taşlara yapıyorsun. Tüm gollerde hata yaptı.İŞTE Hamza Hoca’nın, Chedjou’nun, varlık gösteremeyen Burak, Sabri, Yasin, Umut gibi oyuncuların fazlalığına rağmen Hikmet Karaman kendisini G.Saray’a almayanlara, daha daönemlisi, “O şovmen, iyi hoca değil” diyenlere ders verdi.SERKAN Çınar, G.Saraylı oyuncuların sürekli penaltı bekledikleri -ki hepsi çarpma, elle oynama olmadı- iyi niyetten uzak davranışlarına karşın ve Umut’a ilk sarıyı haksız vermesine rağmen maçı mükemmele yakın yönetti .
BU G.Saray ve Hamza Hamzaoğlu insanın sinirlerini bozar. Dünyanın en sakin insanını bile çileden çıkarır. Mesela ben Sabri’nin 75 dakika nerede oynadığını, ne yapmak istediğini hiç anlamadım. Ne işi var soldaki Olcan’ın önünde Sabri’nin? Sağ tarafta Denayer geride, Sabri önünde oynasa lafım yok. Deplasmanda, iki kırılgan oyuncu Selçuk ve Bilal kesinlikle yan yana oynamaz ama Hamza Hoca’ya göre oynar. Karşılaşma normalde 4-2, 5-2 biterdi. Allah’tan Muslera gibi bir usta var ve G.Saray hezimetten kurtuldu.AMA gerçekçi olalım Luisao’nun ikramı sonrası gelen Podolski’nin golü dahil G.Saray’ın sadece 1 gol pozisyonu var. Dün Chedjou ve Hakan Balta da biraz ürkek oynayınca, formsuz, moralsiz ve seyircisinin terk ettiği Benfica G.Saray’ı yendi. G.Saray gibi bir takım duran toplarda bu kadar panik yaşayıp kolay gol yememeli. Bunu kabul edemem.SANKİ BALE YAPIYOR BURAK dün yine oyunun durduğu anda topu rakibe vermeyip haklı bir sarı kart gördü ve cezalı duruma düştü. Aslında koluyla aldığı topta da 2. sarıyı ve kırmızıyı yiyebilirdi ama hakem ona biraz kıyak geçti. Burak cezalı duruma düşer de kankası Selçuk eksik kalır mı? Bu Selçuk’a ne oluyor böyle. Hemen her pozisyonda birilerine bağırıp çağırıyor. Çene hep hareketli ama aynı hareketlilik ayaklarında yok. Yenilen 2. golde sanırsın ki bale yapıyor. Ayağını korkmadan açsa Luisao topla buluşamayacak ve golü atamayacaktı.Ve sen Hamza hoca... Adından bahsettirmek için mi bilmiyorum artık şu gereksiz maceralarından vazgeç. Herkesi kendi mevkisinde oynatsa iddia ediyorum G.Saray dün Benfica’ya karşı galip gelirdi.SNEIJDER, Yasin ve Emre de çok kötü oynayınca G.Saray önemli bir fırsatı tepti. Gecenin tek güzel anı Podolski’nin şık golüydü. Olcan ve tabii Muslera harika oynadı. Yine de G.Saray bu gruptan çıkacak, yeter ki Hamza hoca doğru adamlara formayı versin, Sneijder biraz sorumluluk üstlensin ve diğer oyuncular da rakipten dünkü gibi korkmasın.