FİZİK desen onda... Eminim six packleri de vardır karnında... Boy pos yine onda.. Gözler, burun, jöleli saçlar tek kelimeyle harika...Ne Kurtlar Vadisi’nin Polat Alemdar’ı, ne Çağatay Ulusoy ne de Kerem Bürsin eline su dökebilir. Ben yerinde olsam hemen başlarım modelliğe. Sonra da ver elini diziler ve reklamlar. Şu anda kazandığından kat kat fazla kazanır, kızları da peşinden koştururum Ali Palabıyık’ın yerinde olsam. Dünkü gibi maç yönetmeye devam ederse, en geç 1-2 sene sonra ya düdüğünü asar, ya da klasman düşüp yok olup gider.BU son nesil hakemlerin hepsi Cüneyt Çakır’a özendiği için maçı yönetmiyor, idare ediyorlar. Kafaları hep bir önceki pozisyona gittiği için hemen telafi etme yolunu seçiyorlar. Dünkü rahat maçı bile neredeyse karakolda bitireceklerdi. İki kırmızı skandal. Ahmet İlhan’ın boş kaleye yaptığı plase ofsayt değil. 82’de Robin Yalçın’ın golü öncesinde ofsayt yok. Demek ki hakemler maç yönetmemiş dalga geçmişler.YARDIMCILAR KUKLA OLMUŞ!MAKIADI’NİN iki sarısı da yanlış. Hele 51’de atıldığı pozisyonda Yasin’le omuz omuza giderken Yasin kendini yere bırakıyor ve caaart kırmızı. İşte bu futbolun f’sini bile bilmeyen hakemin uydurması. 65’te Hakan Balta topa vuruyor, caaart bir kırmızı da ona. Ayıptır yahu. Yardımcılar kukla olmuş, hiçbir pozisyona karışmıyorlar.NE Rize seyircisi, ne futbolcuları ne de Hikmet Karaman yarı finale yakışmamış. Ruhsuz, isteksiz Rize ligde bile böyle temposuz değil. Hikmet Karaman’da düşüş var. Sanki emeklilik kararı almış gibi.G.SARAY kazandı ama futbolu yine sınıfta kaldı. Olcan, Bilal, Sabri çok kötüydü. Muslera golü yine sağından yedi ama kritik de iki top kurtardı. Koray en iyi maçını oynarken Carole goldeki hatasıyla büyük takım oyuncusu olamayacağını yine gösterdi. Yasin iyi oynarken alındı. 2 metreden golü atamayan Bilal 86 dakika oyunda kaldı. Çünkü Riekerink de teknik adam değil zaten. Sonuç olarak skandal hakem kararları, bitse de gitsek diye düşünen bir Rize, cılız seyirci ve kötü oynayıp 3-1 kazanan ve final biletini cebine koyan bir G.Saray.
EE düşenin dostu olmaz diye boşuna dememişler. G.Saray’a bir tekme de Antalya vurdu. Sadece Antalya değil G.Saray yönetimi de futbolcularını terkederek, sahipsiz bırakarak müthiş tekme vurdu. Yöneticiler oyuncularını satıp veya zevki sefa uğruna İstanbul’da kalırsa, Selçuk, Sneijder keyfe keder Antalya’ya gitmezse maça da böyle tecrübesiz hakem atarlar. Tecrübeli Çakır, Aydınus, Yıldırım gelse sonuç farklı mı olurdu? Hayır.PEKİ genç hakem Yaşar Kemal Uğurlu da tekme vurdu mu G.Saray’a? Bence hayır. Tartışmalı pozisyonlardan başlayalım. Eto’o’nun 2. golünde sol kolu da topa uzanıyor ama Kamerunlu futbolcu kafasıyla ağlara gönderiyor. Gol temiz gibi. İlk yarıda Hakan Balta M’billa’ya bir defa değil iki defa penaltı yapıyor ama hakemler basiretsiz olduğu için çalamıyorlar. 50’de Donk’un geri pasında Eto’o ceza sahasında Donk tarafından biçiliyor, %100 penaltı ama karar devam. Bu pozisyonda Eto’o’ya pası veren şayet Makoun ise pozisyon ofsayt. 69’da Donk’a çıkan kırmızı... Hollandalı’nın tek amacı topu kontrol etmek ve kasıt yok. Hadi kontrolsüz hareketten attın Donk’u, o zaman aynı hareketi 77’de Emrah’a yapan Emre Çolak’a neden kart çıkmıyor? Hep çifte standart, hep eyyam. Yeter artık MHK ve futbol bilmeyen hakemler.G.SARAY dünkü maçı aslında çarşamba günü kaybetmişti. Teknik adamlıkla uzaktan yakından alakası olmayan Riekerink, hezimetten kurtuldukları F.Bahçe maçından sonra, “Çok iyi mücadele ettik, oyuncularımla gurur duyuyorum” demedi mi? O zaman bu G.Saray’dan ne beklersin ki? F.Bahçe maçında da, dün de rezil ötesiydi G.Saray. F.Bahçe atamadı ama dün Eto’o ve arkadaşları affetmedi.KUZU GİBİYDİBİR başkan düşünün, futbolun F’sinden haberi yok. Futbolun F’sini bilenleri de görevden uzaklaştırıyor, işi gücü otel yapmak veya otelinde futbolcuları ağırlamak. Diğer yöneticiler de “akım derken bo..m” diyor veya bunama geçirip abuk sabuk konuşuyor. ‘İşbecer’sin diye göreve gelenler de kartvizit bastırıp caka satıyor ama sonra sosyal medyada bombaları bir bir patlıyor. Baktım son G.Saray Divan Kurulu’nda kuzu kuzu oturuyordu.BU G.Saray değil mi Mersin’e, Eskişehirspor’a, Çaykur Rize’ye, Kayseri’ye, Sivas’a, G.Antep’e puanları dağıtıp bayram yaptıran. G.Saray’ın hediye sezonu. Göreceksiniz bak hakem yardımı olmazsa kupada Rize’ye de kaybedecekler.SONUÇ; Dursun Özbek ve ekibi görevde durdukları sürece G.Saray tek bir kupa bile kazanamaz.
EYY Dursun Özbek... İstanbul’un en gözde, en nezih semti Florya’daki mükemmel tesisler varken, sırf sen reklam yapacaksın diye hangi akla hizmet Gayrettepe’deki hiçbir özelliği olmayan, sıradan oteline G.Saray’ı kampa sokarsın? Bu kamp için kulübe fatura kestin mi çok merak ediyorum? Ve bu G.Saray’da 1 tane mantıklı düşünebilen yönetici yok mu ki, Özbek’e bırakın hesap sormayı, “başkan neden takımı oteline götürüyorsun, tesislerimiz var ya” diye de mi soramıyor. Duydum ki, Özbek 2 gündür futbolcularla berabermiş… Yemek yemiş miş… Çay içmiş miş… miş, miş, miş… Yahu başkan seni hangi futbolcu kaale alır ki? Hala Hamza’yı neden gönderdiğini, Denizli’yi, sonra da bu rezil Hollandalı’yı neden, niçin göreve getirdiğini açıklayabiliyor musun? Elbette hayır. İşte seni futbolcun da asla kaale almaz, başkan olmasan selam dahi vermez, bunu iyi bil…EN KÖTÜLER EN ZENGİNLERSAHANIN en kötü isimleri Sneijder, Nani, Van Persie… İşin garibi Türkiye’de en çok parayı götürenler de bu isimler. Topal’ım da, Gönül’üm de, Kaldırım’ım da, Şen’in de bu 3 isimden çok daha çalışkan ve özverili.G.SARAYLI futbolculara söyleyecek laf bulmakta zorlanıyorum. En azından rakip F.Bahçe olunca biraz olsun motive olurlar ve forma, arma için oynarlar dedim ama nafile. Ben hayatımda kendi sahasında bu kadar ezilen, aciz kalan bir G.Saray ilk defa gördüm.SNEIJDER, Donk, Emre kötü değil, rezil de değil, olağanüstü berbattı. Bir oyuncu bu kadar kötü nasıl oynar anlamak mümkün değil. F.Bahçe’de Volkan biraz son vuruşlarda iyi olsa, Van Persie korkmayıp ayak koysa, Nani adam gibi topa vursa veya Muslera bu sezonun en iyi futbolunu oynamasa G.Saray en az 4’lük olurdu. Keşke farklı yenilseydi G.Saray da, bu Özbek ve ekibi derhalgitseydi. Şimdi de gidecekler ama biraz zaman alacak gibi.FARKTAN KURTULDUAYRICA G.Saray seyircisi o kadar buhranda ki, o kadar çökük ki, 90 dakika boyunca küfür edip durdular. Ne de olsa saha kapanmış, biletleri dondurulmuş hiçbir G.Saraylı’nın zerre kadar umrunda değil. Peki seyirci neden bu kadar küfür etmiş olabilir? Bu beceriksiz yönetime ve bu ruhsuz futbolculara hiç tahammülleri kalmadı da ondan. G.Saray 1 puan kazanmış, F.Bahçe çok önemli 2 puan kaçırmış olabilir ama futbol tarihine dün akşamki maç rezil ve aciz futbol oynayan G.Saray farktan kurtuldu diye yazacak.
HAKEM Barış Şimşek bazen Olcay’dan da, Quaresma’dan da, Sosa’dan da daha büyük işler yaptı Beşiktaş adına… Aslında Barış Şimşek devreye girmeseydi de Beşiktaş dün gece kazanırdı ama bu kadar kolay olmazdı. Şimdi F.Bahçeliler isyan edecek; “Hakemler, Federasyon ve kamuoyu Beşiktaş’ı şampiyon yapmak için yemin etmiş” diye... En çok G.Saray şampiyonluğu görmüş başkanında, teknik direktörden başka herşeye benzeyen Pereira ve ruhunu kaybetmiş futbolcularında kusur arasın sarı-lacivetliler...SEZON başından beri hakemler sayesinde en çok puan kazanan takım kuşkusuz F.Bahçe... Zart zurt çalınan penaltılar, olmadık yere rakiplere çıkan kırmızı kartlar sayesinde F.Bahçe bugünlere geldi. Futbol olarak Beşiktaş hep F.Bahçe’nin önündeydi. 3 büyükler arasında en az hakem yardımıyla kazanan da Beşiktaş...MERDİVEN HİÇ GÖRMEDİM!ASLINDA Barış Şimşek’e de kızamıyorum. Dün geceki korkunç ortamda adaletli maç yönetebilecekkapasitede ve tecrübede olsa inanın Şampiyonlar Ligi’nde de maç yönetiyor olurdu Barış Şimşek... Bu nedenle Sosa’nın kendini atmasına hemen penaltı çaldı, üstelik temas dahi yoktu pozisyonda. Bir ara sırtına beyaz forma giyecek mi diye düşünmedim değil.PUAN farkı 6 oldu. Çarşamba F.Bahçe, G.Saray’ı yenemezse Beşiktaş ligi 8-10 puan farkla şampiyon bitirir. Evet harika bir stat, zemin olağanüstü, tribünler muazzam ama Beşiktaş hala heyecanlı ve korkak... Seyirci sayısı 38428 ama eminim ki 45 binden az değildi. 1 tane merdiven boşluğu bile göremedim. Kusur aramak istersek çok buluruz, yeni mekanın elbette eksikleri olacak.FUTBOLA gelirsek... Kalede Tolga güven vermedi. Bir bakıyorsunuz harika maç çıkartıyor sonra bir bakıyorsun kalene gelen gol oluyor. Az daha Deniz Yılmaz’ın uzaklardan vurduğu topu da kalenin içine tokatlıyordu. Serdar, Beck’ten daha iyi oynuyor. Ama Olcay, Oğuzhan ve Sosa gerçek performanslarından uzaktı. Gomez penaltıyı kaçırmasına rağmen 2 güzel gol attı. Quaresma çok iyi oynadı ama kırmızı kartla bir çuval inciri berbat etti. Yıldız bir oyuncunun böyle final yapmaması lazım.BU sezon ligi Beşiktaş çok rahat şampiyon bitirecek diye düşünüyorum. Zaten başından beri fazlasıyla hak ediyorlar. Allah Vodafone Arena’ya gelecek rakiplere ve hakemlere sabversin. İşleri çok zor.
G.SARAY-Rize maçını izleyemeyenler sakın üzülmesin. Nedeni basit, son 5 dakika hariç sıkıcı, tatsız ve kalitesiz bir maç vardı Arena’da.Stada gelen 8524 kişi ve TV başındakiler, 17.00 ile 19.00 arasında İstanbul’da boğaz gezisine çıksa, sinemayı tercih etse, eşe dosta misafirliğe gitse, balık tutsa, futbol-basketbol veya farklı sporlar yapmayı tercih etse veya Sultanahmet’te turistik bir gezi yapsa çok daha kazançlı olurlardı diye düşünüyorum. Görevim olmasa dünkü maçı inanın 1 dakika bile izlemez, bir organizasyon için bulunduğum Belek MaxxRoyal Hotel’de golf veya tenis oynuyor veya denize giriyor olurdum. En azından keyifli, huzur dolu bir 2 saat geçirirdim.DÜNKÜ maçta kimi izleyeceğim ki? Ruhunu kaybetmiş, yanındaki arkadaşına pas atmaktan aciz Emre’yi, Podolski’yi, Olcan’ı mı yoksa, her hafta hatalarına bir yenisini ekleyen Muslera’yı mı seyredelim?BİR takım hedeflerinden şaşabilir, kötü oynayabilir. Bir takım beceriksiz veya kalitesiz oyunculardan da kurulu olabilir. Ama bir takım, üzerine giydiği formaya ihanet edercesine ruhsuz oynayamaz.MESSI BİLE GARİBAN KALIR!ÖZELLİKLE ilk yarı Emre ve Yasin’i seyrederken, “Bunlar kim kardeşim böyle artist artist oynuyorlar” demedim dersem yalan olur. Bu ikili G.Saray’ın 88’de bulduğu gole imza atan ikili ama öylesine havalılar ki, inanın Messi bunların yanında gariban kalır. Hakemlere veya arkadaşlarına artistlik bakışlar, kolayı bırakıp imkansız pasları deneyen ve her defasında rakibe hediye edilen ikramlar, Podolski’ye inatla pas atmamalar Emre ve Yasin tarafından yapıldı dünkü maçta. Ya Podolski’ye ne demeli? Sahada 1-2 defa gördüm yemin ederim.MAÇIN özeti, Lig TV’nin maçın başında gösterdiği, ‘ağlayan bebek’ idi. Hıçkıra hıçkıra ağlıyordu güzelim bebek. Kalitesiz, can sıkıcı maçın özetiydi ağlayan bebek. Çarşamba oynanacak derbiyi merakla bekliyorum. Adım gibi eminim, F.Bahçe karşısında oynamayacak oyuncular seyirci korkusundan ya evde kalacak ya da arkadaşının locasında gizli gizli maçı izleyecek. Selçuk’u çok merak ediyorum; sakatlığı nedeniyle oynamazsa seyircilerin arasından derbiyi takip edebilecek mi? Bence hayır.DÜN iki kötü takımın maçından 1-1’lik skor çıktı. Aslında bu iki takıma 1 puan bile çok. F.Bahçe derbisi ne mi olur? Tribünde oturan sakatlar da oynasa G.Saray kesin ama kesin kazanamaz.
SİZ değil mi Hamza Hamzaoğlu’nu zerre suçu ve hatası yokken kovan ve Mustafa Denizli’yi hoca olarak takımın başına getiren...SİZ değil mi G.Saray alt yapısında 19 yıl çalıştıktan sonra, “Artık yaşlandın” deyip 51 yaşındaki Zafer Koç’u kovup yerine 53 yaşındaki Hollandalı Riekerink’i getiren...SİZ değil mi görevine son verildikten sonra bunalıma girip geçen hafta intihar eden Zafer Koç’un yerine getirdiğiniz rezil Hollandalı Riekerink’i, Sneijder korkusundan A Takımın başına da getiren...SİZ değil mi G.Saray’ın öz be öz çocukları Bülent Ünder ile Bülent Korkmaz’a dalga geçer gibi yalandan “9 haftalık takımın başına geç” diye sözleşme öneren...İŞTE sizler artık ne yaparsanız yapın dikiş tutmazsınız. Çünkü çok ah aldınız çok. Ve mutlu, başarılı olma şansınız asla olmayacak. Ve ben, siz menfaatçilerle, çıkarcılarla sonuna kadar uğraşacağım ve sizler o koltuklardan uzaklaşana kadar da mücadele edeceğim.TARAFTARA SESLENİYORUMBANA göre Koç’u ölüme götüren sizlersiniz. 53 yaşındaki adamı genç bulup “buyur göreve” deyip ayda 20 bin Euro veriyorsunuz ama benin aslanlar gibi Zafer Koç’u mu 3500 TL alırken “yaşlandın” deyip emekli yapıyorsunuz. Ve o Zafer Koç sizin yüzünden bunalıma girip hayatına son veriyor. İşiniz çok zor. Yemin ediyorum bunlar daha iyi günleriniz. F.Bahçe’ye Arena’da kaybedince ne yapacaksınız çok merak ediyorum...ŞİMDİ G.Saraylılara, kulüplerini seven gerçek G.Saraylılara sesleniyorum... Bu kulüp halkındır. Bu kulüpte liseli-lisesiz ayrımına son verilmelidir. Sokaktaki vatandaş da, lisede-üniversite okuyan da eşit şartlarda kulübe üye yapılmalıdır. Eşit sayıda yeni üyeler kazandırılmalıdır. Ve bu kulübü bu kadar borca sokanlar, birilerini zengin etme uğruna hatır transferlerine göz yumanlar, UEFA’dan gelen cezaya sebebiyet verenler derhal kulüpten uzaklaştırılmalı ve yargı önünde hesap vermelidir.DÜNE gelirsek... Zaten perişan olmuş bir G.Saray, Eskişehir’e de ciddi umut verdi, aynı Mersin’e, Osmanlıspor’a, G.Antep’e, Rizespor’a verdiği gibi...MUSLERA ELEK OLDUSezon başında G.Saray’ın en değerli futbolcusu Muslera idi... İngiltere’ye, İspanya’ya gitme ihtimali bile vardı ama bunlar da G.Saray gibi eriyip gitti. Yediği gollere baksanıza... Beşiktaş maçında sağından yediği iki golü de “Ben takım elbiseyle Muslera’nın yediği golleri yemem” demiş ve stüdyoda kaleciğinin nasıl yapılması gerektiğini uygulamalı olarak göstermiştim. Dileyen halâ İnstagram ve Twitter üzerinden beni izleyebilirler. Evet Muslera, önünde oynayan oyuncuların ve kendisinin zayıf motivasyonu sonrası eleğe dönmüştür. Dün değeri 15 milyon Euro ise bugün 3-4 milyon Euro eder mi bilemiyorum... Ve Semih, Emre, Umut, Tarık ile İstanbul’da kalan Sneijder, Selçuk, Hakan Balta, Sabri gibi isimler bu takımdan ayrılmadıkları veya gönderilmediği sürece G.Saray seneye ilk 5’e bile giremez.SON olarak yine yönetime sesleniyorum. F.Bahçe karşısına Hollandalı Riekenik’le çıkarsanız en az 3’lük olursunuz. Kupayı da alma ihtimaliniz yüzde 1 bile olmaz.
ŞU ortada; Milli Takımım İstanbul’da oynamamalı. Sebebi basit; İstanbul’da nerede oynasan polemik olacak. Volkan Demirel’in Milli Takım kariyeri TT Arena’da bitmedi mi? Cevap “Evet”.BİRÇOK oyuncumuzun İstanbul’da ayakları titremedi mi? Cevap yine “Evet”. Maceraya gerek yok. Oynarsın Konya, Antalya, Ankara, Bursa, Kayseri’de kafan rahat olur. Hem Anadolu’daki şehirler coşar, hem de oyuncular huzurlu olur. Dün Antalya’da her şey mükemmeldi.Aslında A Milli Takımımız hazırlık maçlarını sevmez. Çünkü kabul edelim ki, Terim ve öğrencileri turnuva oyuncusu. Onlar için yarışmacı ruh önem arz ediyor. Bu nedenle İsveç karşısında iyi oynamadık. İsveç’in pozisyonları vardı ama kazanan biz olduk. Çünkü Cenk Tosun, A Milli Takım’da oynadı, Ibrahimovic ise gelmedi. Gelseydi elbette sonuç farklı olurdu.ARDA AĞIR KALIYORKENDİ takımında formayı kaptıran Cenk’in küsmeyip devam etmesi takdir edilmeli. Volkan Babacan artık olgunlaşmış ve Milli Takım forması onun performansını çok artırmış. Müthiş güven veriyor. Bazen hata da yapsa özgüvenle oynuyor. Nazar değmezse Fransa’daki ilk banko oyuncumuz olur.AMA Arda için aynı şeyleri yazamayacağım. Tamam Barcelona’da oynuyor ama çok ağır oynuyor. Her topu ayağına bekliyor ve bazen gereksiz işler yapıyor. Ama inanıyorum ki dünkü maç turnuvada olsa Arda da çok farklı olurdu. Bu Arda, Barcelona’da ilk 11’de oynuyor. Aklıma Sergen Yalçın geldi. Sergen’deki yetenek şu an dünyada sadece Messi’de var. Kafası çalışan bir Sergen şu an oynasa Barcelona’nın Real Madrid’in değişmezi olurdu. Ancak o da kendine yazık etti hak ettiği değeri bulamadan kaybolup gitti.A Millilerimiz’de Cenk, Mehmet Topal, Oğuzhan, sakatlanana kadar Hakan Balta ve kaleci Volkan çok iyi oynadı. Selçuk İnan, Caner, Alper, Kerim, Volkan Şen biraz daha form tutarsa bu Milli Takım, Fransa’nın altını üstüne getirir. Terim’i de yıllar sonra kenarda olgun ve sakin gördüm. Elbette hırsını kaybetmemiş ve bu gelişim bile çok önemli. Ayrıca çalışma metotlarında teknolojiden ve bilimden yararlanacak olması, teknik kurmaylarını genişletmesi, Tümer, Tuncay ve Nihat’a da görev vermesi süper bir gelişme.
BİR kez daha üzüldüm G.Saray’ı izlerken. 3 kupanın 3’ünü de kazan, sezona büyük umutlarla başla ve böylesine büyük hayâl kırıklığı yaşa, yaşat. G.Saraylı futbolcuların bazıları gerçekten ahlak yoksunu. Yasin, Umut, Selçuk, Olcan gibi büyük paralar alan, çocukların, gençlerin örnek aldığı, ailelerin doğan çocuklarına adını bile verdiği bu futbolcular her pozisyonda elleriyle, kollarıyla hakemden adeta sadaka bekliyor. Ama hakem hakem değil ki? Selçuk’un hemen el kaldırmasına aldandı ve görmediği halde penaltıyı çaldı. Halbuki Selçuk İnan’ın dürttüğü top 1 metre karşısında yerde yatan Doğa’nın koluna değil karnına çarpmıştı. Ve bu haksız penaltı ile G.Saray günü kurtarırken G.Birliği’nin 2 helal puanı uçup gitti. G.Birliği’nin golü ise yüzde 100 doğru bir penaltı kararı sonrası geldi.G.SARAY’DA penaltı yaptırmasına rağmen Denayer ve Semih iyi oynadı, gerisi tam bir yalan. Geçen hafta yazdım ve sezon sonuna kadar da bıkmadan yazmaya devam edeceğim; Umut ve Selçuk’un yerinde olsam, teknik adamıma gider, ”Beni sezon sonuna kadar oynatma. Ben kafaca ve fizik olarak bitiğim. Üstelik maç başına ücret almayı da hak etmiyorum” der, acele tatile çıkarım.BİZİM yorumcu Ümit Karan yemin ediyorum Umut’tan daha faydalı olur. Tanju Çolak oynasa durduğu yerde Umut’tan daha fazla gol atar. Prekazi sadece 10 dakika oynasa, 90 dakika oynayan Selçuk’tan daha fazla tesirli olur. En azından orta yapmayı, şut atmayı biliyor Prekazi. Selçuk ve Umut kötü ötesi oynuyor. Bir futbolcu bu kadar nasıl geriye gider anlaşılır gibi değil!DERBİYİ ALMA İHTİMALI ‘0’MUSLERA geçen hafta yok, bu hafta var. Sneijder nedendir bilinmez yok. Olcan gereksiz kart sonrası cezalı. Ve göreceksiniz G.Saray’ın bazı, sözüm ona as(!) oyuncuları tuhaf sebeplerle F.Bahçe maçından tüyebilir.G.SARAY elbette seyircinin korkusu ve gazıyla F.Bahçe’ye karşı baskılı başlayacak ama kazanma şansları bence sıfır. Yönetim istediği kadar F.Bahçe primini yüksek tutsun ama bu G.Saray’ın gücü yok, enerjisi yok, yardımlaşma yok, arkadaşlık zaten aylar önce bitmiş.BÜYÜK ihtimalle ve hakem devreye girmezse F.Bahçe rahat kazanır, sonrasında G.Saray’da birkaç oyuncu kadro dışı kalır, teknik direktörlüğe doğru dürüst getirecek adam bile bulamazlar ve sezonu 4. veya 5. bitirirler, kupayı da mümkün değil kazanamazlar.