Öncel Öziçer

Öncel Öziçer

oncelozi@gmail.com

Tarzlar ve kafalar tartışılmaz

Sibel Can’ın oğlu Engincan’ın parka altına çıplak bacaklı fotoğrafı gazetelerin yeni baskıları internete düştüğü anda sosyal medyanın en çok konuşulanları arasındaydı.

Saat 02:00 gibi hemen hemen tüm haber siteleri ve gazeteler yenilenmiş oluyor.

Biz gece kuşları tüm haberleri sabahçılardan önce öğrenip, üzerine tartışıp konuyu kapatıyoruz bile...

Siz sabah uyanıp o haberi gördüğünüzde bizim için eskimiş oluyor yani...

O fotoğrafı da gecenin bir yarısı görür görmez ilk yorumum “Evladım bu ne?” oldu.

Beyaz çorapları ve ayakkabılarından spordan aceleyle çıkılmış olduğu belliydi ama bu kar kış kıyamette görüntü biraz komikti.

Engincan erkek modasını çok yakından takip eden ve öncü olarak uygulayan bir genç.

Bu yüzden daha önce giydiği kısa dar paçalı pantolonu ve işlemeli ayakkabılarıyla da günlerce konuşulmuştu.

Şimdi bakın, ünlülerin hemen hepsinin paçaları ‘az sonra dereye ineceğim’ kıvamında.

Gözümüz alıştı artık tuhaf karşılamıyoruz.

Yok ya uyduruyorum, bana hâlâ çok tuhaf ve komik geliyor aslında o paçalar. Ama herkes istediğini giyer tabii kime ne?

Haberin Devamı

Engincan da ünlü bir annenin evladı olmanın acısını belli ki böyle çekecek.

Artık ne giyerse giysin konuşulacak.

Gerçi spor mpor, o altı kaval üstü şişhane fotoğraf da konuşulmayacak gibi değildi yahu...

Neyse bizim gibi o da yazılanlara gülsün geçsin, kafaya takmasın.

Hatta üstüne gitsin, bugün de slip mayo altına ugg giyip sokağa öyle çıksın. Asena Erkin’le karşılaşırlarsa otursunlar bir de kahve içsinler. Malum Erkin de -5 derece demez, mini eteğinin altına asla çorap giymez... Tıpkı Çağla Şıkel, Pınar Altuğ gibi...

Aman ne yapalım canım insanların böbreklerinin derdi bize mi düştü?

‘Bizim gibi olmayana’ alaycı gözle bakmaktan vazgeçelim.

AYRILIĞIN DA GÜZELİ...

Çağla Şikel-Emre Altuğ’un ayrılık kararı almalarına kimse şaşırmadı sanırım.

Uzun süredir beklenen bir haberdi.

Hatta yılbaşı tatilinde Emre Altuğ Alaçatı’da idi.

Arkadaş grubumuzla beraber eğlendik, makara yaptık.

Hiç sormadım bile Çağla nerede diye... Keyfini kaçırmak istemedim...

Haberin Devamı

Beraberliklerin başlaması ne kadar doğalsa bitmesi de öyle.

Önemli olan ayrılık sonrası çirkinleşmemek, kanka olunmasa da özel günlerde açıp bir sesini duymak, arada nasılsın diye sormak... İşte bunlar hep insanlık, hep medeniyet...

Ben Çağla ve Emre’nin örnek bir ayrılık sergileyeceklerine eminim.

Ne birbirlerinin arkasından konuşacaklar ne de kanlı bıçaklı düşman gibi davranacaklar.

Olması gerektiği gibi, insan gibi, örnek bir boşanma yaşayacaklar.

Darısı tüm nefreti sevgisinden büyük olanların başına...

İYİ Kİ DOĞDUN BKM!

Eve her kargo geldiğinde bende bir sevinç, fok balığı misali bir el çırpma isteği!

Bir minik tanıtım broşürü de olsa, katılamayacağım bir galanın davetiyesi de olsa kargocuları karşımda her gördüğümde mutlu oluyorum.

Düşün artık bu kadar minik heyecanlarla bile yetinen nasıl bir eziksem!

Neyse, ama bugün gelen kargoya gerçekten çok sevindim.

BKM’nin 20 Yıl 25 Film konseptli arşivi çıktı kutudan...

İçlerinde iki tane, vizyondayken bir türlü gidip izleyemediğim film de var üstelik!

Haberin Devamı

Sevgili Yılmaz Erdoğan ve Necati Akpınar’la tam 19 yıl önce tanışmıştık. Özellikle canım Necati ile dostluğumuza hiç ara vermedik.

Yani tanışmamız BKM’nin ilk yıllarından... Heyecanlarını, salonun o ilk toparlanma halini çok iyi hatırlıyorum.

O günlerdeki heyecanları, tutkuları bu 25 filmin ve sayısız gösterinin habercisiydi zaten.

Ama yine de onlar adına çok duygulandım. Helal olsun size!

Harika bir arşiv... Sonraki 20 yılın arşivini de görmeden ölmem umarım. Haydi nice 20 senelere, tüm ekibe rastgele!

DİĞER YENİ YAZILAR