Özgecan’ın haberi geldiğinde, her taciz, tecavüz haberinde olduğu gibi “Ah canım benim, o sırada neler hissetmiştir kim bilir” dedim, içim titreyerek... Her kadın bunu düşünmüştür eminim. Çünkü bu dünya üzerinde, hem de birden fazla, tacize uğramamış kadın yoktur, ne yazık ki! Çocukluktan itibaren o sapıklarla karşılaşıp duruyoruz biz... Sözle, elle, okulda, sokakta, pazarda, maçta, otobüste, minibüste her yerdeler... İşte o yüzden o sırada neler yaşanabileceğini, o korkunun nasıl bir his olduğunu az çok her kadın bilebilir.
Ah Özgecik ah! İkisi baba oğul, o üç sapıkla minibüsün içinde yalnız kaldığında ve başına gelecekleri anladığında neler yaşadın kim bilir? Kızcağızın tek suçu son yolcu olmaktı... Bu ülkede bu kadar kolay yem olmak, bu aç köpeklere... (Köpeklerden özür dilerim, lafın gelişi...) “Türk insanının ahlak anlayışı, Türk insanının namus düşkünlüğü, yok efendim Türk insanının örf ve adeti, aile yapısı...” diye başlayan cümleler artık daha da midemizi bulandırıyor. Bu iki yüzlü, bu riyakar zihniyetle dolu ülkede yaşamak her gün daha da zul geliyor. Özgecan’ın başına gelenlere mi yanalım, ardından konuşan şerefsizlerin sözlerine mi? “Yapmıştır bir ....puluk” diyenlerin... “Aleviymiş o kız yaaa” diyerek ‘hak etmiş yani’ demek isteyenlerin, bitmez tükenmez acılar çekmesini istiyoruz mesela... Sonra aklımıza bu ülkeyi yöneten zihniyetin sözleri geliyor, iyice deliriyoruz:
“Bir tane kız mıdır kadın mıdır bilmem... Anası tecavüze uğruyorsa neden çocuk ölsün, anası ölsün... Tecavüzcü, kürtaj yaptıran tecavüz kurbanından daha masumdur... Tecavüze uğrayan doğursun, gerekirse devlet bakar”
Ardından adalet terazisinin sadece erkekten yana olan dengesini hatırlıyoruz, dengesine tüküreyim diyoruz isyanla:
- Tecavüz edilirken yeteri kadar bağırmadığına kanaat getirildiyse...
- Öyle üzerinde mini etek falan varsa...
- Gece vakti ıssız bir yerden geçiyorsan...
- Sapığın eski sevgilin ise...
- Bakire değilsen...
Tecavüzcün indirim alıyor bu memlekette...
Şimdi bir korkum var... O da , sapıklar mahkemede paçalarını kurtarmak için “Bizi tahrik etti, kendi istedi” gibi ifadeler kullanırlarsa, mahkemenin bu soysuzlara itibar edip cezada indirim yapması... Görmediğimiz şey değil çünkü bu... Özgecan’ın adını, anısını, ruhunu, bir de adalet kirletmez umarım... Bu ülkede, özellikle bir kadın olarak kendimi giderek daha korumasız, daha tehlikede ve daha yalnız hissediyorum. Bu arada bazılarınız kızlarınızı eve kapatmakla uğraşacağınıza, sapık erkek çocuklar yetiştirmemeye çalışın olur mu? O güzel yüzlü, tertemiz genç kız için ‘cennet mekan’ diliyorum.
Kadın omzu pis mi?
Özgecan’ın cenaze namazında imam törene katılan kadınlardan arka tarafa geçmelerini istedi, ancak kadınlar bu isteğe uymayıp namazı ön safta kılmakla kalmayıp bir de cenazeyi omuzladılar. Ben bu ayrımı hiçbir zaman anlamadım, anlamayacağım da... Niye kadın camide bile arka tarafa iteklenir ki?
Benim orada canım gitmiş, ciğerim yanmış, canımın bir parçasını son yolculuğuna uğurlayacağım ama bunun için nerede duracağıma imam karar verecek... Beni tabutun başından uzaklaştıracak, sen geç arkaya diyecek... Niye? Ben pis miyim? Murdar mıyım? Sapık mıyım? Allah’ın gözündeki değerim erkekten daha mı aşağıda? Biz ailenin kadınları olarak, babamı kaybettiğimizde, camide bir an bile arkaya markaya geçmeyi düşünmedik... Zaten kimse de bizden böyle bir şey istemedi. İnsana sevdiğini de uğurlatmayacaklar neredeyse... Sadece kadınız diye...

