Gonca Vuslateri SİYAD gecesinde o ödülü verirken gururdan ağlıyordu ama hâlâ aynı keyfi sürüyor mu bilmem...
Atilla Özdemiroğlu’nun ensesine bakıp duygulandığı ödül töreninde Cem Yılmaz’ın diline düşünce keyfi biraz kaçmış sanırım.
En azından olayın medyaya yansıma şeklinden rahatsız olduğunu attığı tweet’lerden anladık.
Daha doğrusu anlamaya çalıştık.
İnsan uykusunda sayıklarken birbiriyle alakasız sözleri ardı ardına sıralar ya hani, onun yazdıkları da biraz öyle gibi çünkü.
Ne dediğini, ne demek istediğini kavramak biz sıradan faniler için zor.
Ama gerçekten o gece o gözyaşları biraz abartılı değil miydi yahu?
Enseye baktım, geçmişe gittim, zengin olmadan ölme dedim vs...
Genç bir oyuncu olarak ustalara ödül sunma görevinin verilmesi gerçekten gurur verici olmalı...
Ama bu kadar da, düşmana kendini siper edip kaleyi fethetmiş gibi coşkulu bir gözyaşı seli, biraz fazlaydı. Sinirleri başka bir şeye bozuktu herhalde.
Bu arada artık Gonca’yı bir sinema filminde görsek keşke...
Yalan Dünya’nın Vasfiye’si olarak durdu kaldı öyle.
Gülse Birsel’in dizileri bazılarına hiç uğurlu gelmez, umarım o kara bulutlar Vuslateri’e değmez. Dizide çok tutan, o sırada herkesin konuştuğu karakterler yaratan bazı oyuncular Gülse’nin işlerinden sonra pek hayretmediler çünkü.
Bakalım göreceğiz keramet Gülse Birsel’in yazdığı karakterde miydi, yoksa Gonca Vuslateri’nin kendi karakterinde, yeteneğinde mi?..
TÜRK İŞİ SURVIVOR
Dünyanın diğer ülkelerindeki Survivor yarışmalarında bizim kızlardan başka kalıcı makyajını yaptırıp giden var mıdır acaba?
Bitesice o yeni moda kalın kaşlardan çizdirilmiş...
Kirpikler monte edilmiş.
Üst dudak burna, alt dudak çeneye değecek kadar şişirilmiş...
Kusura bakmasınlar ama hepsi birbirinden çirkin olmuş.
Hele Duygu, hele Merve Oflaz...
Oysa ne güzel kadınlardı.
Adadaki o ilk doğal halleri çok daha etkileyiciydi.
İlk yarışmaya ‘yırtmaya’ gitmişlerdi, amaçlarına da kendi çaplarında ulaştılar ya, şimdi yapılacak en büyük hatayı yapıp doğallıklarından uzaklaşmışlar.
Bir de o kirpikler suya muya girince dökülüp tel tel kaldılar mı sana!
Akşamdan kalma uvertür gibi dolanıyorlar canım adada...
Sen git diğerine şaşır!
Hemen hemen bütün gazeteler, haber siteleri haberi şu cümleyle verdi: Hamdi Alkan’ın eski eşi Canan Hoşgör’le yeni eşi Selen Görgüzel, kızının doğum gününde ilk kez buluştu. Mutlu aile tablosu görenleri şaşırttı.”
Ne var ki bu tabloda şaşıracak? Buna medeniyet diyoruz, görgü, hoşgörü diyoruz... Siz asıl nikahlı karıları duruyorken kızları, torunları yaşındaki kızlarla elele dudak dudağa, sıratarak poz verenlere, her kadından ayrı çocuk yapanlara, o çocukları yapan paragöz kadınlara, ‘arsız’lara, soytarılara şaşırın!
Bakıyorum onları artık herkes normal karşılamaya başladı.
Adam “Bu büyük eşim, bu ortanca eşim, bu da küçük eşim” diye karılarını tanıtıyor, kimse bunu garipseyip ayıplamıyor, şaşırmıyor ama diğeri kızının doğum günü için eski ve yeni eşlerini bir araya getirince auvvvv! Ne auvvv? Yeni düzende neye tepki verip neyi normal karşılayacağınızı da iyice şaşırdınız artık!

