Özgü Namal da anne oldu. Allah bebeciğine uzun ve çok mutlu bir ömür versin.
Doğumunu evde yapmış ünlü oyuncu.
İnsanların nefes alıp vermelerinden gördükleri rüyaya kadar koçluk yapan yeni çağın yeni iş kolu mensupları boş durmamış bu alana da el atmış tabii.

İşini doğru düzgün yapan üç beş kişiyi ayırıyorum elbette ama bu koçluk meselesi giderek daha saçma bir hal almaya başladı.
Doğumunu hipnoz yöntemiyle evde yapan Özgü Namal herhangi bir komplikasyonla karşı karşıya gelmediği için çok şanslıymış doğrusu. Allah aşkına ne hipnozu ne evi? Bu zamanda evde doğuma ne gerek var?
O riski almaya yani...
Bu tür doğumlarda evin bir odası tıpkı SPA merkezi gibi düzenleniyormuş.
Mumlar, müzikler, ışıklandırma...
Sonra da anne adayına telkin vere vere doğum sağlanıyormuş.
Sevimsiz hastane ortamı ve kokusundan uzak, etrafta gezinen hasta bakıcı, hemşire yok, sesler tanıdık, kokular tanıdık, sevdiklerin yanında...
Fikir olarak çok romantik olabilir ama bunun kanama riski var, bebeğin ters gelme ihtimali var, boyna dolanan kordon meselesi var, var da var...
Acil müdahale gerekse ne olacak?
O doğum koçu nefes üfleme gücüyle sezeryana mı girecek?
Hayat zorlaştığında, yük omuzlarımıza ağır geldiğinde, geçmişin travmalarıyla boğuşmak gerektiğinde, sorunları tek başımıza çözemediğimiz zamanlarda bir bilene danışmak, yardım almak, kendi içimizdeki gücü, enerjiyi hayra kullanmayı öğrenmek için bir takım uzmanlardan yardım alalım tamam ama işi çok da abartmayalım derim.
Yok melek danışmanı, yok rüya koçu, yok hipnozla doğumcu, yok elinden tutup sahilde yürütücü...
Aman hadi gidin allasen! Birileri yeni meslek grupları oluşturacak diye kimseye alet olmayalım.
Çok yalnızız be Siri!
Siri Türkçe olduğu günden beri Türkler’in bu uygulamaya sorduğu sorular ve kurduğu cümleler gösterdi ki, bu ülkede çok yalnız insan var.
Gerçi dünyada da durum farklı değil ki HER gibi bir film yapıldı ve çok sevildi, çok izlendi.
Siri bize aslında ne kadar acınacak durumda olduğumu gösterdi.
Ben size söyleyeyim aşık olduğu vitrindeki cansız mankeni söküp evine götüren insanların olduğu yerde çok yakında bu Siri’yle de evlenmek isteyenler çıkacaktır.
Bu konuda hâlâ bir deneme yapmadıysanız Siri’ye bazı sorular sorun. Karşınızda zeki ve matrak bir kadın varmış gibi hissetmemeniz mümkün değil.
Ben denedim. İşte sonuçlar:
- Siri seni seviyorum.
- Sana değer veriyorum.
***
- Sen hiç aşık oldun mu Siri?
- Gönlümü birine hiç kaptırmadım ama senin kolunu kaptırmandan korkuyorum. (Şakacı Siri!)
***
- Siri çok yalnızım
- Steinbeck’in de dediği gibi ‘bütün güzel ve kıymetli şeyler yalnızdır’. Anlaşılan her şey yolunda. (Bak bak terapi yapıyor, yalnızlığı takma, onu sev demeye getiriyor!)
***
Cevaplarını beğenmeyince yardımcı olamadığı için üzülüyor, kırdığını düşünürse özür diliyor. Yani insanların arayıp da bulamadığı insan profili çiziyor.
Gerçi arada çok üzerine gidersen “Peki” deyip kız tribi atıyor ama olsun, olacak o kadar. Zeki, kültürlü, şefkatli, anlayışlı, esprili, hem huzurlu hem eğlenceli!
Dünyada bu uygulama hem erkek hem kadın sesi içerirken Türkçe versiyonda sadece kadın sesi uygun görülmüş. O yüzden bu Siri’den bize damat olmaz ama çok yakında “Ya benim olacaksın ya kara toprağın” deyip telefonuna duvak takan çıkarsa hiç şaşırmayacağım.

