Öncel Öziçer

Öncel Öziçer

oncelozi@gmail.com

Herkesin başarısı kendine

Geçen ay Dora magazin dergisine beşi İzmirli 35 kadının başarı hikayelerini aktardı. Teveccüh gösterdiler, içlerinden biri de bendim. Sordular, anlattım...

Herkesin mutluluk formülü ve hayat beklentisi farklı... Ama özetle başarı dediğin, hedeflerine bir bir kavuşmak ise evet vay be, o zaman ben başarılı bir kadınım. Daha liseye başladığım sene “Ben Güzel Sanatlar Fakültesi’nde okuyacağım” deyip bunu gerçekleştirdiğim için... Üstelik hem genel kültür hem de Sinema-TV-Fotoğrafçılık bölümünün her bir sınavını birincilikle kazandığım için... Fakülteye bu havalı girişim, kendime olan güvenimi pek cilalamıştı doğrusu...

“Demek ki ben istersem yaparım”ı ilk hissettiğim andı... Sonra daha okulun ilk yılında “Bir an önce çalışmak istiyorum” deyip, sadece yol ve yemek fişi karşılığı bir spor gazetesine fındık fıstıktan da olsa kapağı attığım için de başarılıyım herhalde... O gazetede bana verilen her görevi küçümsemeyip sanki Pulitzer kazanacakmışım gibi büyük bir ciddiyetle üstlendiğim için de...

Haberin Devamı

Görev dediğim, ilkokul hentbol maçlarını takip etmek, Pazar günleri stadyumlardan gelen maç kritiklerini telefonda almak ve redakte etmek, sonra Yeni Asır’a geçtiğimde Hamamcılar odası, Fırıncılar odası gibi olağan kurullarını takip etmek... Öyle demeyin, belki iç sayfalarda pul kadar çıkıyordu yaptığım haberler ama altında imzam vardı ya o bana yeter!

***

Gazete kağıdının üstündeki adımı ve soyadımı dünyanın en güzel manzarası gibi seyrederdim, hatırlıyorum. Sonra baktılar bu genç kız en antin kuntin haberlere bile bir savaş muhabiri edasıyla saldırıyor, giderek terfi ettirdiler. Bir süre sonra politikacıları falan takip eden meslek büyüklerimle aynı işlere verilmeye başlamıştım ki artık kim tutardı beni... Derken... Aşk tuttu beni... Aşık oldum, evlendim ve “Ben çalışmayacağım evimin kadını olacak evde boy boy bebeler büyüteceğim” dedim ve çok kısa bir dönem ev kadını modunu da denedim. Olmadı... Kimyam evlilik müessesesiyle uyuşmadı. Önce işime geri döndüm sonra da evliliğimi sonlandırdım.

Haberin Devamı

Her zaman söylerim ve savunurum evlilik ve çocuk sahibi olmak herkes için uygun değil. Ben onlardan biriyim, bunu erken kabullendim. Benim başarı hikayemde eş ve anne olmak yoktu. Kendimi erken tanıyıp, yanlışlarda ısrarcı olmamamın ödülüdür bugünkü hayatım. Burnunun dikine gitmenin, toplumun genel geçer kurallarını elinin tersiyle itmenin, “istediğini yap, istemediğini yapma” gibi dünyanın en basit kuralını uygulamanın, kendi doğrunda ısrar etmenin ödülü... Bu dediklerimi yaparken yaşananlar içinde, kendimi duvardan duvara çarpmak isteyeceğim yanlışlarım da oldu, yanlış seçimler yüzünden ciğerimi kavuran acılar yaşadığım da...

***

Çalıştığım gazetelerden de kendi isteğimle gittiğim pek olmadı, hep kovdular beni! Ağzımın ayarı pek yoktur, bülbül misali çok çekerim dilimden ama vazgeçmem de doğru bildiğimden... Yaşadığım her şeyin sorumlusu bendim... Ben istedim yaptım... Bazen elime yüzüme bulaştırdım, bazen kendimi dünyanın hakimi gibi hissettim. Keşkelerim, pişmanlıklarım, aptallıklarım ohooo gırla! Daha da olacaktır, ermiş değilim ya... Ama ne geçmişimi oturur didiklerim ne de geleceği kendime dert ederim.

Haberin Devamı

Ben şu anda kendi ellerimle inşa ettiğim sırça köşkümde kedilerim, köpeklerim, çok sağlam dostlarımla sadece neşe kovalayarak yaşayıp gidiyorum. Hayatını ne kadar basitleştirirsen o kadar lüks yaşıyorsun, bunu fark ettim, gittim bir sahil kasabasına yerleştim. Şimdi iyot kokusuna, bahçemdeki fıstık çamının kokusu karışırken hem çok sevdiğim bir işi yapıyorum, hem de üstüne para alıyorum, daha ne isterim? Başarı mı bilmem ama başkalarının hayatına, gönlüne dokunarak, kimseye eyvallah etmeden yaşamak benim bu hayatta tek bildiğim.

DİĞER YENİ YAZILAR