Öncel Öziçer

Öncel Öziçer

oncelozi@gmail.com

Çok sıkıldım!

Biri bu ülkeye İsveç’in komşusu olmadığını söylesin! Bu ne uzun, bu ne bitmek tükenmek bilmez kış! Sert geçen ve bir türlü bitmeyen kıştan çok sıkıldım.

- “Cem Yılmaz’ın arabaları garajlara sığmadı” haberlerinden çok sıkıldım.

- “Cem Yılmaz Twitter’a sarhoş mu giriyor? Allah rızası için biri onu engellesin, kendini rezil ediyor” duyarlılığından çok sıkıldım.

- Hangi gazeteyi açsam Ali Ağaoğlu’nun 32 dişini ve suratını görmekten çok sıkıldım.

- Evli adamların, sanki çok normalmiş gibi sevgilileriyle pişkin pişkin pozlarını yayınlayan ve haberlerini yapan meslektaşlarımın çok eşliliği normalleştiren bu tutumlarından çok sıkıldım.

- Kilo vermeye çalışmaktan çok sıkıldım.

- “Ne oluyor şimdi, Alaçatı’da içkili yerler Kuran kursu mu oluyor?” sorusundan çok sıkıldım.

- Yaşam, ilişki, diyet, spor koçlarının sosyal medya hesapları üzerinden, “sağlıklı beslen-anı yaşa-sevgi içimizde-güç sende-başına ne gelirse senin hayrınadır, üzülme-amaaan koy gözüne rahvan gitsin” dayatmalarından ve genişliklerinden çok ama çok sıkıldım.

Haberin Devamı

- Televizyondaki neredeyse her kanalın her saatini kapsayan tel maşa yarışmalardan çok sıkıldım.

- Programların reklam kuşak sayılarının fazlalığından ve her kuşağın 20-30 dakika sürmesinden, yani TV kanallarının artık ‘reklam arası program’ almasından çok sıkıldım.

- Her taşın altından Nur Yerlitaş’ın çıkmasından çok sıkıldım.

- Seda Sayan’ın maaşlı elemanı Erkan’ı gerek bir kahve fincanı, gerek muhteşem söz yazarı olarak her fırsatta gözümüze sokmasından çok sıkıldım.

- Game of Thrones’un arayı bu kadar uzatmasından çok sıkıldım.

- Canan Karatay’ın kafamızı karıştırıp durmasından çok sıkıldım. (“Kendini tereyağına ban, kuzuyu toynaklarıyla yesen hiçbir şey olmaz, bebelere kahveyi biberonla ver zihni açılır” türü ezberimizi bozan açıklamalardan gerçekten beynimiz yandı. Herkes yanlış bir sen misin yani doğru hocam?)

- Sürekli kötülerin kazanmasından çok sıkıldım.

- Garanti sürelerinin bitmesine programlanmış gibi ardı ardına bozulan beyaz eşyalardan çok sıkıldım. (Sana da merhaba Arçelik!)

Haberin Devamı

- Telefon tacizleri sonucu kampanyalara dahil olmaktan ama vaad edilen hiçbir indirimin faturalara yansımadığını görmekten, yani anlı şanlı firmalar tarafından alenen kandırılmaktan, dolandırılmaktan çok sıkıldım.

- Saçlarımın bir türlü uzamamasından çok sıkıldım.

- Uzun süredir kitap okuyamamaktan çok sıkıldım.

- Hayvan ve kadın düşmanlarından ve onların saçını başını dinlene dinlene yolamamaktan çok sıkıldım.

- Bana kabalık yapanlara sanki hiç bozulmamışım gibi davranmaktan ve onları daha da cesaretlendirmekten çok sıkıldım.

- Sürekli keşke demekten çok sıkıldım.

- Ve tahmininiz üzere bu listeyi çıkarmaktan da çok sıkıldım. Çünkü bitecek gibi değil...

Neyse... Baharın kendisi gelmeden depresyonu geldi demek, deyip, atın rahvan gitmesini sağlayalım.

Sevgi nerede? Sevgi içimizde! Ommmmm!!!

En lezzetli festival

Bu ara en sık rastladığım ve yine ‘sıkıldığım’ sorulardan biri de Alaçatı Ot Festival’inin iptal edilip edilmediği...

Hayır edilmedi.

Sadece tarihi önce çekildi ve yeri değişti.

Haberin Devamı

Yani 26-29 Mart tarihleri arasında bu küçük kasabanın nüfusu yine beşe katlanacak.

Metoreoloji o tarihlerde sıcaklıkların yükseleceğini müjdeledi ama bakalım belli de olmaz.

Bu sene sanki Ege kıyılarında değil de İskoçya fiyordlarında yaşıyormuşçasına sert bir kış geçirdik.

Neyse siz hava kötü de olsa planlarınızı iptal etmeyin.

Ülkenin en eğlenceli, en ‘lezzetli’, en ‘rakı-balıklı’ festivalini kaçırmayın deyip bugünkü süremizi bir mani ile noktalamak isterim:

“Papatyalar tarlada, otlar tezgahta, balıklar tavada, haydi bekliyoruz sizi haftaya!”

DİĞER YENİ YAZILAR