Ben şaka sevmem...
Şaka yapanı hiç sevmem...
İnternette dolaşan şaka videolarını asla izlemem.
İzlersem sinirim bozulur. Hiç komik gelmez, gerilirim.
Hele bir de korkutmalı şakaların neden yapıldığını, izlerken ne zevk alındığını hiç anlamam.
Bir nevi manyaklık bence...
Beyaz Show’da yer alan Oğuzhan Koç şakasını izlerken de inanılmaz rahatsız oldum.
Sanki bir işe yarayacakmış gibi bağırmak istedim: “Saçmalamayın, yapmayın bunu, adamı öldüreceksiniz korkudan!”
Görüntüleri izleyenler ne demek istediğimi anladı.
20 adam Oğuzhan’ın evine sessizce girip, mışıl mışıl uyuyan adamın odasına dalıyor ve avaz şarkı söylemeye başlıyor.
***
Durum benim korktuğum gibi olmadı, Oğuzhan sanki sabah annesi onu öpücüklerle okula gitmesi için uyandırmış gibi sakin sakin gözlerini açtı ve gülümsedi...
Ben böyle bir durumda yarım aklımı yitirirdim herhalde diye düşünüyorum.
Böyle şaka mı olur?
Derin uykuda olan insanı birden uyandırmanın tehlikeli olduğunu söylerdi nineler, dedeler.
Bu konuda bir kaç gün önce sevgili Korkut Keskiner sayfasında paylaşımda bulunmuştu:
“Uyku ruhun molasıdır, teneffüsüdür.
Patron olan ruh, bedenin şalterini kapatır, bazal metabolizmada dinlendirir.
Sonra bilinci kapatır, bilinçaltını kendi deneyimlerini kaydetmesi için stand-by konumuna getirir.
Ve kaçar.
Bedenin sınırlarından kurtulur.
Toplantılara katılır, gelecek senaryolarla ilgili oy kullanır.
Eğitimler alır, ya da frekansına göre verir.
Çok işi vardır yukarıda.
Şifa ya da derin meditasyonda uykuya dalanlar, uykuyu seçenin, asıl faydayı sağlamak isteyen ruh olduğunu, bedeni ve zihni kolayca kapattığını anlamalılar.
Uykunun huzurlu ve keyifli olması lazım.
Ani uyanmalar ruh için iyi değil.
Özellikle REM uykusundayken uyandırılırsa, ruh hızla geri dönmeye çalıştığı için insan yarı şok yaşar.
Çünkü REM uykusu bilinçaltının kayıt aşamasıdır.
Uyku çok önemli, uykuya borcunuz olmasın.
Ama bir gece az, bir gündüz çok, kısa vadedeki miktar çok önemli değil.
Gün ortası uykusu çok değerli, mümkünse muhakkak yapın.
Ama bütün mesele ruhsal.
Eğer ruhunuz rahatsa, huzurluysa, uykuya çok da takılmayın.
Ama ruhunuz rahat ve huzurlu değilse ve yine de uyku yoksa o zaman yapılması gerekenler var.
Uyku tutmaması da dahil, uyumak istemediğiniz her gece, aslında uyanmak istemediğiniz bir sabah olduğunu düşünün...
Ve geceyi değiştirmek yerine, sabahı değiştirmeye odaklanın...”
***
Yani anlayacağınız kimseye böyle abuk sabuk şakalar yapıp aklını almaya çalışmayın.
Hem komik değil hem tehlikeli...
Bu arada işin “şaka” tarafı bir yana, Keskiner’in de dediği gibi, hayat kaliteniz için uykunuza sahip çıkın!

