Öncel Öziçer

Öncel Öziçer

oncelozi@gmail.com

Bravo Caner Erkin’e!

Doğrusu ben özel hayatına bu kadar sahip çıkan başka bir şöhret görmedim.

Bu kadar hassas, bu kadar kırılgan, bu kadar bilinçli...

Özeline girilmesine ne kadar karşı olduğunu bize kesin bir dille gösterdi.

Bir restoranda durup durduk yerde bayılmıştı ya hani... Ki büyük muammadır o olay da...

“Yerde kömür tozu vardı herhalde ondan zehirlendim” gibi bir açıklaması olmuştu.

Neyse işte o kömür tozuyla adam bayıltan mekan, bayılma görüntülerini basına verdi diye bu işe çok sinirlenmiş ünlü futbolcu.

Eh tabii haklı da...

Koskoca sporcu adam... Adı çürüğe çıksın ister mi?

Küt diye bayılıp bunu da cümle alem görünce gururu incindi tabii.

Savcılığa suç duyurusunda bulunmuş: “Özel hayatın gizliliğinin ihlali” gerekçesiyle...

Tekrar bravo... İnsan işte özel hayatının ihlaline böyle sert tepkiler vermeli.

Özeline, kıymet verdiği değerlere böyle sahip çıkmalı!

“Aman ne yapalım canım olduysa oldu” deyip kulağının üstüne yatmamalı.

Fazla genişlik iyi değil, dik durmalı..

Gururlu olmalı...

Onuru kırıldıysa işte böyle sahip çıkmalı...

Haberin Devamı

Hakkını sonuna kadar savunmalı...

Hukuk devletinde yaşıyorsak örnek insan, örnek vatandaş dediğin işte tam da böyle olmalı!

DIŞI PLAZA, İÇİ ‘YIRTARIM O AĞZINI’

“Aşkta gurur olmaz” diyenlere siz inanmayın.

Onlar kendi yüzsüzlüklerine, pişkinliklerine, kösele olmuş yüzlerine ortak arayanlar...

Gurur insana hep lazım...

Hatta en çok da aşkta lazım...

Başkasını size tercih eden birinin hâlâ ve ısrarla peşinden koşmak, ne yaptığıyla ilgilenmek, ilişkisine çomak sokmaya çalışmak, ‘Beni neden bıraktın? Neden gittin? Neden onu tercih ettin?’ diye sormak hiç de bile aşka dahil şeyler değil.

Bunlar ayıp şeyler...

Sizi küçültür, saygınlığınızı yok eder, itibarınızı sıfırlar.

Magazin gündeminde ne var ne yok diye bakarken iki kadının bir erkek için sosyal medya atışmalarını okudum ve onlar adına benim yüzüm kızardı doğrusu...

Esra Eron ayrıldığı kocası Murat Aşık’ın şimdiki sevgilisi Gökçen Paprika ile çok sevimsiz bir ağız dalaşına girmiş.

Tiplerine bak kokoş, şehirli, plaza kadınları ama atışma ‘bizim mahalle tenekeli mahalle’ tadında...

Haberin Devamı

Hatta araya paylaşılamayan(!) erkek de girmiş, o da liseli ergen iletileri kıvamında bir şeyler yazmış: “Arkanızdan konuşanlara kızmayın. Neticede muhatap olacakları yeri iyi biliyorlar” gibi...

Yine iyi... “Çekemeyen anten taksın” ya da “aşk bir sudur iç iç kudur”da yazabilirdi...

Koskoca insanlarsınız... Lise yılları çoktan bitti, ama siz hala nelerle uğraşmaktasınız!

YÜZDE YÜZ ÇALIŞIYOR

Başı ağrır, ilaç verirsin “Ay ben ilaç içmeyi hiç sevmem” der...

Sanki biz tadına bayıldığımızdan içiyoruz...

İlaç sevenler ve sevmeyenler diye bir ayrım olabilir mi? Bamya mı bu?

İhtiyaç oluyor yutuyoruz... Ne yapalım yani sancıdan yerde kakalak gibi kıvranalım mı?

Ayrıca bu ilaç sanayisine olan savaşa da anlam veremiyorum.

Yok çoğu plasebo imiş, yok aslında sadece para tuzaklarıymış... Yok artık!

Bazı hastalıkların tedavisinin bulunduğuna ancak ilaç sektörünün hayrı için saklı tutulduğuna inanabilirim belki, ama özellikle ağrı kesicilerin plasebo etkisine asla inanmam.

Haberin Devamı

Migrenim var benim, bana anlatmayın bunları....

“Şakaklarını Çin yağıyla ovuştur, ayak baş parmağını sıkıştır, ilaçsız geçer...”

Çok afedersiniz ama o migren ilaçsız, hatta iğnesiz nah geçer!

Fakat ‘kemikıl’ sektörüyle bu kadar samimi benim bile size bir konuda ilaçsız önerim varsa beni dinleyin derim...

Bu soğuklar hepimizi hasta etti ya...

Baktınız grip oluyorsunuz hatta oldunuz, hemen yükleneceksiniz sarımsaklı-sirkeli kelle paçaya...

Mucizesine inanamazsınız.

Gerçekten ne antibiyotik, ne soğuk algınlığı ilaçları...

Biraz kokuyorsunuz ama yemin ederim bir mucize...

Çek bir çorbaaa sirkesi bol olsunnn!

DİĞER YENİ YAZILAR