Ne reyting sisteminden anlarım ne de işleyişi merak ederim.
Beni hiç enterese etmeyen bir mevzu...
Ama yazılan çizilenlere bakılırsa reyting sistemi değişince kanallar kan ağlar olmuş. İmdat freni çekilmiş...
Bu işten anlamıyorum tamam ama şunu da anlamıyorum: Reklam kuşaklarının süreleri üçe katlanıp izleyiciyi canından bezdirdikçe, yani bu kadar çok reklam alındıkça nasıl oluyor da hâlâ para kazanılmıyor acaba?
***
Bezdirdiniz bizi!
Artık bir yayını zamanında seyreden pek yok zaten. Herkes istediği diziyi, yarışmayı, haber programını, artık her ne izlemek istiyorsa ya internetten ya da kaydedip bıktırıcı reklam kuşaklarını atlayarak izliyor.
Program bölümleri 25 dakika, reklam kuşakları 40 dakika...
Artık bu boyuta geldi...
45 dakikayı aşanı gördüm ben...
***
Hele Acun Ilıcalı’nın TV8’i, bu alanda gerçekten dünya rekoru kırıyor
herhalde.
Reklama girdiklerinde git duşunu al, markete git alışverişini yap, gel yemeği fırına at, çayını demle, reklamlar anca bitmiş oluyor.
Manyak değilsen oturup 0 30-40 dakikalık reklamı izlemezsin tabii...
Bizdeki reklam sürelerinde yabancı dizilerin gösterildiği kanallara geçip bir diziyi baştan sona izleyebilirsin mesela.
***
Geçen gün öyle yaptım mesela... Hangi programı izliyordum hatırlamıyorum, reklam kuşağına girdiğinde farklı kanala geçip bir bölüm Criminal Minds izledim, döndüm reklamlar yeni bitmişti. Düşün gari!
Bir zamanlar kanallar reklam süresi konusunda yine böyle eşeğin kulağına su kaçırdıklarında RTÜK bir uygulama zorunluluğu getirmiş ve hem 20 dakikadan önce reklama girmeyi yasaklamış hem de kuşakların süresi, atmayayım şimdi ama 8 dakikaya mı ne indirilmişti.
Yine öyle bir ince ayar gelecek gibi bir his var içimde ya dur bakalım...
Umarım.
Biçimsiz hikaye
Bir zamanlar çapkınlıklarıyla ve aşk skandallarıyla gündemi sarsan futbolcuların yerini artık basketbolcu arkadaşlar aldı.
Koçundan oyuncusuna gün geçmiyor ki bir basketbol yıldızının bombası patlamasın.
Eskiden futbolcu eşleri ve sevgililerinin adını sanını suretini ezbere bilirdik şimdi basketbolcuların zevcelerini.
Son bomba Kerem Gönlüm-Gül Gölge Saygı dedikodusu da neresinden tutsanız elinizde kalan bir bataklık. İki taraf da evli...
Ve taraflardan biri bir zamanlar yakın arkadaşı olan kadını kocasına ‘sarktığı’ iddiasıyla suçluyor.
Birbirlerini savcılığa veriyorlar, sosyal medya üzerinden hakaretler tehditler havada uçuşuyor.
Kocalar da öyle susuyor!
İşte tam bu noktada fon müziğinde şu şarkı duyuluyor: “Bu ne biçim hikaye böylee!”
Yas evinden rızk beklemek
Cenaze levazımatçılarına “Haydi usta, hayırlı işler” denir mi? Denmez.
Cenazelerden medet uman çiçekçi arkadaşlara da aynı şekilde, denmez tabii...
Ama onlar ne yaptı? Kayahan’ın ailesi, usta müzisyenin vasiyeti üzerine cenazeye çiçek yollanmamasını, bunu yerine Mehmetçik Vakfı’na bağış yapılmasını rica edince bu tip talebi olan aileleri de genelleyerek “Ama bize ayıp ediyorsunuz, rızkımızı kesiyorsunuz” diyerek ayağa kalktılar. İnsanların yasından medet umarak kazanacağınız rızkın size bir hayrı dokunmaz.
Hem Kayahan’ın anısına saygısızlık ettiniz hem de Mehmetçiklerin ruhuna...
Ayıp be çiçekçi amca!

