Öncel Öziçer

Öncel Öziçer

oncelozi@gmail.com

Adamın sinirleri bozuldu

Benden naçizane tavsiye, Cem Yılmaz ya artık Twitter’la ilgilenmesin ya da yorumları hiç okumadan geçsin.

Sinirleri bozuldu adamın... Yaramadı bu sevimsiz ortam O’na.

Evet gerçekten artık en rahatsız edici, en karanlık sosyal medya platformu Twitter oldu.

İki sene öncesine kadar çok eğlenceli kocaman bir konak gibi görürdüm orasını. Sadece eğlence de değil... Bazı üzücü toplumsal olaylarda herkesin birbirine kenetlendiği, çorbaya bir parça tuz kattığı, yaraları sarmak için birbirine el uzattığı bir yerdi.

Bir Van Depremi dayanışması vardı ki gerçekten o günlerde taşın altına elini koymayan kalmamıştı. Sonra kalabalık geniş aileli konak bir manyaklar köşküne döndü.

O kafası çalışan, deli dolu ama bir o kadar da sağduyulu insanlar birer birer fenomen(!) oldu.

Aralarında ciddi ciddi kendilerini star zannedenler bile çıktı.

Firmalar bu starcıkların poposunu o kadar kaldırdılar ki parasız tek bir cümle yazmamaya başladılar.

Hatta bu yüzden birbirlerine bile düştüler.

İşte o gerçekten komik, zeki, yaratıcı ekip paranın ucunu görüp kendilerini şaşırınca meydan genel olarak ite uğursuza kaldı. Aklı selim insanların sayısı giderek azaldı.

Haberin Devamı

Kime hakaret etsem, kimi kızdırsam, kiminle alay etsem, kimi tahrik edip delirtsem, bugün neyi beğenmesem, küçümsesem diye dolaşan mutsuz, huzursuz tipler...

Hem cahil hem kötü kalpliler...

Bu durumdan rahatsız olan çoğu kullanıcı ya instagram’a kaçtı, ya da ana evine döner gibi tekrar facebook’a sığındı.

Twitter artık neredeyse “deep web” sınıfına girdi, girecek.

Neyse işte Cem Yılmaz bu platformu biraz geç keşfettiği için en tahammül edilmez zamanlarına denk geldi.

Ve de en olmayacak şeyi yapıyor, oradan kendisine sözde laf sokan insanları ciddiye alıp, sinirleniyor, cevap veriyor, ağız dalaşına giriyor.

‘Asıl ben sizinle alay ediyorum’ tavırlarında ama, istediği kadar gülme efekti kullansın öfkelendiği o kadar belli oluyor ki! Hiç gerek yok, valla bak...

Sen Bihter Ziyagilsin, büyük düşün!!!

Ya yorumları okuma, ya okuduğunu ciddiye alma, ya da doğrudan çık o kanaldan... Çık çık!

Haberin Devamı

Peki kimin jigolosu var?

Bir sene önce Nur Yerlitaş, bu kadar ünlü olacağını rüyasında görse yorganın açık kaldığını düşünürdü herhalde.

Ünlülerin modacısı sıfatından TV yıldızlığına terfi edince biraz kendini şaşırdı gibi ama...

Bir kere jüri üyeliği yaptığı programın sadece kendisi için izlendiğini düşünüyor gibi bir hali var. Hep o konuşsun istiyor, sürekli komiklikler, şakalar yapmaya çalışmalar falan...

Kendi şov programı sanmaya başladı orayı iyice...

Reklam teklifleri bile alacak kadar popüler olunca, üzerinde sakil duran bir küçük kız şımarıklıkları geldi.

Kafasındaki direkt olarak diline düşen sahiciliğini yitirdi, yapmacık bir karakter geliştirdi.

Yine ağzına geleni söylüyor ama artık işin ucu nereye varacak pek düşünemiyor sanırım.

Geçen gün bir söyleşide “Paranızı nelere harcıyorsunuz?” sorusuna verdiği yanıtın kimleri hedef gösterebileceğini düşünmediği gibi...

“Ne kumarım var, ne gece hayatım, parayı sadece çantaya harcıyorum. Jigolom da yok” deyince insan ister istemez, Yerlitaş’ın jigolosu olduğunu bilecek kadar kimlerle yakın olduğunu şöyle bir düşünüyor.

Haberin Devamı

“Biz sevgili değiliz maaşlı elemanım o benim” diyenler mi mesela?

Ya da kendinden 40 yaş küçük ergenlikten yeni çıkmış delikanlılara nikah kıyanlar mı? Dobralığıyla övünüyor malum, bunu da açıklasın da kafalar karışmasın...

DİĞER YENİ YAZILAR