1) Kendine çay kahve yapmak
Sevdiceğinle evdesin, canın çay kahve içmek istiyor, mutfağa gidiyorsun ve o çayı kahveyi sadece kendine yapıyorsun. Oysa eskiden ona "Bir şey içer misin?" diye bile sormaz, şekerini atar karıştırır önüne koyardın. Şimdi ne oldu da böyle oldu canısı, sen ne ara bu kadar bencil oldun? (Kollarından tutup silkeleyerek)
2) Kötü alışkanlıklarına karışmamak
Eskiden sigarasına laf sokar, gece dışarıya çıktığınızda "Çok içme araba kullanacaksın" falan derdin. Şimdi günde 7 paket sigara içse, evin altına rakı üretim tesisi kursa umurunda değil. Bitirmişsin onu kafanda sen, çok bariz.
3) Yanında pis pis şeyler yapmak
Tamam sevgilinin yanında rahat olmak iyidir güzeldir, kimsenin yanında yapmadığın şeyleri falan yaparsın da eşeğin de malum yerlerine su kaçırmamak lazım. Yanında gaz çıkartmak olsun, geğirmek böğürmek olsun, bunları abartırsan sevgilisi değil Mahmut abisi oluyorsun.
4) Olağan şeyleri başa kakmaya başlamak
İlişkinin doğasında olan şeylerin zamanla silah haline getirilmesi halidir. Artık büyük özveriler yapılmadığı için mini jestlerin dillendirildiği eşiktir. "Dün senin telefonunu şarja ben taktım" "Üzerine battaniyeyi ben örttüm" gibi cümleler kurulmaya başlandıysa artık demir almak vakti gelmeye başlamıştır.
5) Kısa cümlelerle konuşmak
Okulda, işte, günlük hayatta olanlar detaylıca konuşulmuyorsa, taraflar uzun cümleler kurmaya tenezzül etmiyorlarsa, örnekse "Ne yapıyorsun?" sorusuna "Hiç" cevabı vermek bir ritüel haline geldiyse, söz konusu çiftimiz için Ajda Pekkan söylüyor; "Kimler geldi hayatımdan kimler geçti"
6) Cepte akreple dolaşmak
Son zamanlarda Alman usulü hesap ödemek sempatik gelmeye başlamışsa. Sevdiceğinin restoranda bakkalın 3 katı fiyatına içtiği su sana batmaya başladıysa. İkiniz bir fidanın güller açan dalı değilsiniz demektir artık maalesef güzel kardeşim.
7) Aşkın Hüseyin abi halini yaşamak
İlişkinin başından beri en alevli aşkı yaşayıp, en tutkulu geceleri geçirip bir süre sonra birbiriyle "Şu tuzluğu uzatsana be hacı" "Ne zaman hazır olursun kardo" diye iletişim kuran çiftler için kaçınılmaz son yaklaşmıştır hiç şüphesiz. Artık o senin için bakkal Hüseyin abidir, takıcı Nurşen teyzedir.
8) Oha senin burnun neymiş öyle sendromuna kapılmak
Mühim olan iç güzelliği mottosuyla çıktığın bu yolculukta sevdiceğinin kaşı, gözü, ağzı, burnu ve bilumum uzuvları sana küçük rahatsızlıklar vermeye başlamışsa, inci gibi dişlerin arasındaki bakteri plakları gözünde büyüyorsa "Gidiyorum bütün aşklar yüreğimde" nağmeleriyle yollara düşme zamanıdır.
3 mecra 3 öneri
Twitter: @samihazinses
Instagram: ToprakNar
Vine: Salih Zafer Kunt
Çok sıkıldık...
Rihanna cıbıldaklığından
Bu hafta Rihanna ablamız gerek Twitter'dan gerekse Instagram'dan öyle fotoğraflar paylaştı ki bol ünlemli şaşırmalara doyamadık. Hatta bir süre sonra da fena halde bıktık ve "Artık yeter" kıvamına geldik. Yüzyüze gelsek "Açtın ablacım işte anladık yani, neyin peşindesin!" deme potansiyelindeyiz şu an. Hayır zaten ben anlamadım koskoca Rihanna'sın sen, ne gerek vardı ki bu atraksiyona.
Mizah yabancısı kafalardan
Geçen hafta tayt lobisi başlıklı bir yazı yazmıştım. Dünyada varolan erkekte tayt modasının ülkemizde yaygınlaşmasıyla ilgili tamamıyla goygoy, gülelim diye yazdığım bir Pazar günü yazısıydı. Ve kesinlikle cinsiyetçi bir yazı değildi. Gelgelelim tahammülsüz, mizah yabancısı, somurtmayı yaşam felsefesi haline getirmiş kimi modacı büyüklerimiz demediklerini bırakmadılar bana. Yahu abiler biraz rahatlayın, salıverin kendinizi, ölüp gideceğiz eğlenin biraz, ne bu şiddet bu celal...
Ajitasyonlu reklamlardan
Yahu tamam anladık, süper insanlarız biz. Harika bireyleriz, birbirimizi çok seviyoruz, en kral biziz. Tamam yeter övmeyin bizi artık sıkıldık. Kapı komşusunu tanımayan, ufacık çocuklarını kaybeden, rakip takımın dükkanını yakıp yağmalayan insanlar bizden değil zaten tamam. Kendimizi düzeltmeyelim, böyle reklamlar izleyerek "Vay be biz neymişiz" demeye devam edelim tamam.
Sevimsiz futbol yorumcularından
Alttan alttan fanatizm ateşini körükleyip millet birbirine girince olana bitene hayret eden, fair play çağrısı yaparak aklı başında taklidi yapan samimiyetsiz futbol yorumcularından tiksinti geldi artık. Kusura kalmayın ama olup biten bütün musibetlerin en büyük sorumlusu sizlersiniz sayın abiler. 90 dakikalık maçın ıcığını cıcığını çıkarıp sabahlara kadar konuşmanız, birbirinizin en hassas sinirleri üzerinde 5 bin tane sorti yapıp ortamı germeniz, olaylar olunca da Fransızı oynayıp sükunet telkin etmeniz çok baydı bizi artık.
‘Yok abi, bitmiş bu ilişki’ dedirten 8 şey
Haberin Devamı

