Ömür Özdemir(@Cerilevis)

Ömür Özdemir(@Cerilevis)

-

Sen çok değiştin, eskiden böyle değildin!

Haberin Devamı

- Sen çok değiştin eskiden böyle değildin, eskiden ben uyurken kahvaltıyı hazırlardın, sonra beni uyandırırdın!

- Sen çok değiştin eskiden böyle değildin, eskiden ders notlarını hoppadanak verirdin, şimdi popon arşa değiyor, bir havalar bir havalar.

- Sen çok değiştin eskiden böyle değildin, eskiden elimi cebime attırmazdın, şimdi alman usulü ödeyelimler, cüzdanımı evde unutmuşumlar falan, çok değiştin çok.

- Sen çok değiştin eskiden böyle değildin, eskiden benim işlerime de yardım ederdin, şimdi hep kendine çalışıyorsun.

- Sen çok değiştin eskiden böyle değildin, eskiden dışarı çıkarken beni de çağırırdın şimdi hiç aklına bile gelmiyorum.

Bu liste böyle uzayıp gider... Sigmund Freud; “İnsanlar sizi eskisi gibi kullanamadıklarında, değiştiğinizi söylerler.” diyeli yaklaşık 100 yıl olmuş. Ve ne yazıktır ki biz bir arpa boyu yol alamadık...

Herkes kendi evinin önündeki

- Herkes kendi evinin önündeki sanat musikisi cover’ı yapmaya hazırlanan rock grubu solistine “yeteeeeeer!” diye bağırsa...

- Herkes kendi evinin önündeki Sinan Akçıl’a “neden şarkıcılık?” diye sorsa...

- Herkes kendi evinin önündeki herkese kendini sevdirmeye çalışan ortayolcuya “hayırdır birader, dünyayı mı ele geçiricen?” diye patlasa.

- Herkes kendi evinin önündeki; ben dobra biriyim kisvesiyle ağzına her geleni söyleyen patavatsıza; “bu yol, yol değil” dese.

- Herkes kendi evinin önündeki, ortamlarda şirin gözükmek için başkası üzerinden şakalar yapan, ama kendisine şaka yapıldığında suratı muşmulaya dönene “oh olsun sana” dese, dalgasını geçse.

- Herkes kendi evinin önündeki, aldığı borcu geri ödemeyip gözümüzün içine baka baka mal mülk alana “Allah belanız vermesin!” diye çemkirse.

- Herkes kendi evinin önündeki, eğlence bitip de hesap geldiğinde elini cebine atmayan pintiye “böyle yaparak zengin olamazsın.” diye fısıldasa.

- Herkes kendi evinin önündeki, Facebook’tan ısrarla oyun isteği gönderen şapşiği “Bi Bitmediniz!” diye kovalasa.

- Herkes kendi evinin önündeki, hedefe giden yolda her yol mübahtır kafasıyla ayak kaydırmaya çalışan terfi açına “zavallı” diye seslense.

- Herkes kendi evinin önündeki, arabasıyla işe gidip trafikten yakınan metropollüye ; “toplu taşıma kullansan incilerin mi dökülür?” diye bağırsa.

- Herkes kendi evinin önündeki, tarzlı marzlı moda yarışmasına katılan kıza; “jürideki şımarıklara kendini aşağılatmak nasıl bir motivasyonun eseri?” diye sorsa.

- Herkes kendi evinin önündeki, “Twitter’da dünya çapında TT oldum.” diyen yerli popçuya “TT için kaç para verdin?” diye sorup bozsa.

- Herkes kendi evinin önündeki Salih Memecan’a “şu yaşına kadar bırak güldürmeyi, kimseyi tebessüm ettirebildin mi?” dese.

- Herkes kendi evinin önündeki “kışı çok seviyom” diyen insana beyzbol ya da kızılcık sopası, veya levye gösterse.

- Herkes kendi evinin önündeki, her selam vereni arkadaşlarına “bana asıldıaa” diye anlatan kadına; “ruh eşiniz Recep İvedik” diyerek gerçekle yüzleştirse.

- Herkes kendi evinin önündeki, başkasının fikrini kendi fikriymiş gibi lanse etmekten utanmayan beyaz yakalı plaza çakalına “arkandan hırsız diyorlar” dese.
Dünya daha yaşanası bir yer olmaz mı?

DİĞER YENİ YAZILAR