2014'ü başımıza gelen her musibetin sorumlusu olarak görüp gömmelere doyamadığımız, 2015'e bir sürü umutlar bağlayıp pamuklara sarıp sarmaladığımız şu günlerle ilgili iki kelam da ben edeyim dedim sayın okuyucu kardeş... Her şeyi bildiğini iddia ettiği halde kendisine faydası olduğunu görmediğimiz bir sürü medyumun, bir sürü kahve falcısı, bir kamyon kolpa astroloğun boy boy röportajlar verip "2015'te Seda Sayan bir daha evlenecek", "Alişan'la Lerzan Mutlu bir kere daha küsecek", "İzzet Yıldızhan porselen dişlerini bir kez daha yaptıracak" gibi son derece gereksiz, gaz çıkarıp çıkarıp ipe dizmelik yorumlar yaptığı şu zamanda ben niye eksik kalayım ki di mi hem? Aslında yılın enleri gibi bir şey yazmak aklıma geldi bu hafta ama bir düşündüm de benim kategorilerimin kazananları hep aynı isimler olacak. Misal 2014'ün en "keşke şarkı söylemese" dedirten insanı ödülünü erkeklerde Sinan Akçıl'a, kadınlarda Ömür Gedik'e vereceğim. Ya da ne bileyim; 2014'ün en güldürmeyen karikatüristi dalında Salih Memecan'ı onurlandıracağım. Yani benden öyle klasik "geçen yılın enleri" yazılarından çıkmaz.
Sosyal medya sınav verdi
2014'ün en büyük tribinin: "çevrimiçi olduğun halde neden mesajıma cevap vermiyorsun?" olduğu kesin mesela. Ya da 2014'ün en büyük sanal mecra akımının "stalklamak" olduğu su götürmez bir gerçek. En çok kullanılan tweet kalıbının "üzdünüz" olduğu çok bariz. Sosyal medya 2014'te çok büyük sınavlar verdi. Sanal mecralarda özgürlükler konusunda sıkıntılar var. Politikacılarımız kendi lehlerinde olduğunda alkış tuttukları sanal dünyayı, aleyhlerinde bir şey yazıldığında tukaka ilan etmeye bayılıyorlar. Hep pohpoh fetişi, hep pohpoh fetişi. Oysa şunu kafalarına sokmuyorlar ki bırakın politikacıyı, dünyanın en iyi insanı da olsalar mutlaka birileri oraya hoşlarına gitmeyen bir şeyler yazacaktır. Neyse, umarım 2015 sanal mecralarda özgürlüklerin arttığı, kimsenin kimseyi düşüncelerinden dolayı linç etmediği güzel bir yıl olur. Madem yılın enlerini yazmıyorum ne yazayım diye düşünürken editörüm bana "2014'te en çok konuşulan konularla ilgili yorumlarını yazsana bu hafta" dedi. Önce "tamam yazayım" dedim ama sonra düşününce aklıma ilk gelen Soma'da yaşanan o büyük maden faciası oldu. Dolayısıyla şahane bir yıl geçirmediğimiz aşikar. Hele bir de Twitter'a erişimin bir müddet engellenmesi durumu var ki o da ayrı bir hüzün. Neresinden tutsan elinde kalan bir 2014 oldu rahatlıkla diyebiliriz sanırım. O yüzden hiç de goygoy yapılacak bir malzemesi yok 2014'ün. Genelimiz için Allah belanı versin tadında geçen bir 365 gün 6 saat yaşadık. Beni soracak olursanız özel hayatımda başarısız ama reformcu, iş hayatımda sürprizli ve eğlenceli bir yıl olduğunu söyleyebilirim.
"2014 iyi bir yıldı" diyebilmek için ‘evet’leri sayın...
- Yeni biri girdi mi hayatına şöyle seni heyecanlandıran? İçini kıpır kıpır yapan, yanım da olsa da yesem dediğin?
- O seni depresyondan depresyona koşturan işten ayrılıp sevdiğin işi yapmaya başladın mı?
- Anan baban kardeşin giller sağlıklı mı? Şifası olmayan bir sağlık durumu yok di mi sende ya da sevdiklerinde?
- Tuttuğun takım şampiyon oldu mu?
- Sanal mecralarda layk sayın arttı mı? Ya da ne bileyim Twitter'da takipçi sayın falan? Durum böyleyse bu seni mutlu etti mi?
- Eski sevgiline tır çarptı mı? Ya da senden sonra iki yakası bir araya gelmedi mi?
- O yalaka iş arkadaşından önce terfi ettin mi?
- "Saçmalama tabii ki sensiz olmaz" diyen dostların var mı? İlla seni yanlarında görmek isteyen, hesapsız kitapsız hep yanında olan?
- İstediğin kiloda mısın? Ya da yakın mısın o kiloya? Aynaya baktığında kendini iyi hissediyor musun?
- Kıyıya köşeye iki kuruş atabildin mi? Ya da ne bileyim borçlarını kapatabildin mi en azından?
- Siyasetçi görür görmez kanal değiştirme alışkanlığı edinerek sinir sistemini yıpratmadan yaşama lüksüne sahip oldun mu?
- Herkesin iyi kötü kriteri farklı tabi. Herkesin farklı dertleri var şu dünyada. "Ama her şeyin başı sağlık be kardeş." öyle değil mi? Temenniye gel, sanırım yaşlanıyorum ben arkadaşlar.
Ooo 2015, alıyorum bir dal...
Haberin Devamı

