- Yeşil ışık yanar yanmaz neden kornaya basıyor?
- Neden karşısındakini hiç dinlemeden sürekli konuşuyor?
- Sinemada neden durmadan konuşuyor ve o patlamış mısırı neden öyle yiyor?
- Bizden izin almadan neden telefonumuzu başkalarına veriyor?
- Neden hep kendi dertlerini anlatıyor?
- Neden kendisini dünyanın merkezi sanıyor?
- Sevdiceğinin doğum gününü neden hatırlamıyor?
- Çok sıradan bir sohbette bile neden küfürlü konuşuyor?
- Selam versen arkadaşlarına “bana asıldı” diye neden anlatıyor?
- Ortamlarda komik olmak için neden yakın arkadaşlarını şakalarıyla ezip soytarı oluyor?
- Eğlence bitip de hesap geldiğinde neden elini cebine atmıyor?
- Yaptığı dengesizliklerle neden hayatımızı altüst ediyor?
- Pazar sabahı evde neden tadilat yapıyor ve rahatsız ediyor?
- Emniyet şeridini neden gereksizce kullanıyor?
- O firma yetkilileri neden olur olmaz saatlerde kampanya sms’leri atıyor?
Unutuyor muyuz? Özlüyor muyuz?
İlişkin biteli birkaç ay olmuş, sanki sana şu leoparları bayıltan iğneden yapmışlar, üç seksen apışmışın da yavaş yavaş kendine geliyorsun. Bir uyuşukluk, bir aptallık, bir kendini bilmezlik, bir gerçeklerden sapma hali, hayata yeniden adapte olmaya çalışıyorsun, ne yapacağını bilememe halindesin. Peki onunla ilgili ne düşünüyorsun? Acaba özlüyor musun? Unutuyor musun? Tam geçti derken geçmediğinin farkına varıyorsun di mi? Bitmeyen grip gibi. Ya burnun akıyor, ya boğazın ağrıyor, ya başın ağrıyor, ya eklemlerinde tarifsiz bir halsizlik, mutlaka bir yerinde kalıyor onun tortusu.
Bir gün gelecek anlayacağız elbet. Ama şu an kafalar çok karışık. Nedir durumumuz? Unutuyor muyuz? Özlüyor muyuz?
- Unutuyoruz çünkü ayrılığın ilk zamanlarına göre daha çok uyuyabiliyoruz. Hele bir de yorgunsak kafamızı yastığa koyar koymaz bayılıyoruz.
- Özlüyoruz çünkü gece ne kadar rahat uyusak da bazı sabahlar yokluğunun hüznüyle nefes almakta zorlanarak uyanıyoruz, bazen gözyaşları da eşlik ediyor hatta o daralmalarımıza.
- Unutuyoruz çünkü elimiz eskisi kadar telefonumuza gitmiyor. Günde 75 kere konuştuğumuz insanla günlerdir nefesini bile duymadan yaşayabiliyoruz.
Kardeşim sen veterinerlik okuyorsun bilirsin...
Haberin Devamı

