Ne demiş şair “Ayrılık da sevdaya dahil”. Gel de bunu hanım kızlarımıza kadınlarımıza anlat ama. Beraberken beklemedikleri şeyleri ayrılık sonrası talep ediyorlar senden. İlişkisi biter bitmez “özgür ruh” takılmaya çalışan nice civanmert kardeşimiz depresyon tedavisine başladı en şiddetlisinden. Çifte standartın ağa babası var valla ayrılık sonrasındaki süreçte. Kadınların yapabildikleri bir çok şeyi biz yapamıyoruz. Yaparsak dünyanın en aşağılık, en pislik insanı oluyoruz. İlişki bittiğinde erkek şunları yaparsa kadının gözünde 10 numara 5 yıldız bir eski sevgili olur;
- Ayrılıktan sonraki 3-5 ay tatile eğlenmeye falan gitmemelidir. Giderse de sanal mecralarda “çok eğleniyorum, aman ne şahane bir gece” temalı fotoğraf paylaşmamalıdır. Hadi diyelim ki paylaştı o fotoğraflarda kadraj içinde asla bir kadın silüeti olmamalıdır. Tabii bunların tam tersini kadınlar yapabilirler ve bu konu tartışmaya kapalıdır. Hatta kadınlar daha ayrılığın olduğu günün gecesinde “oooooh kurtuldum bugün bi pislikten, sabahlar olmasın!” temalı bir fotoğrafı çok rahatça paylaşabilir, ertesi gün de “dün gece aşık oldum” mânalı bir tweetle yeni güne başlayabilirler.
- Ayrılıktan sonra kimseyle dertleşmemelidir. Kimseye neden ayrıldığıyla ilgili bir şey anlatmamalı, kimseye bir şey söylememeli, çıtı çıkmamalıdır. İçine atmalı, şişmeli, patlamalı, hasta olmalı, ama konuşmamalıdır. Odasına kapanıp hüngür hüngür ağlamalı ama soranlara eski sevgilisini kayıtsız şartsız yüceltmelidir. Ve tabii kadınlar bu konuda da hoyratça davranabilirler, onların tüm arkadaşları senin donunun rengine kadar bilebilirler ve bunda garip olan hiçbir şey yoktur.
- Ayrılıktan 3 sene sonra falan güney kutbuna gidip bir eskimo kadınla beraber olmalıdır. Yakınından yöresinden ilçesinden ilinden ülkesinden kıtasından kimseyle beraber olmamalıdır. Erkeğin yeni sevgilisi ayrıldığı kadınla aynı gezegenden olabilir ama orada da tercih güney kutbu dolaylarından olmasından yanadır. Ve de müstakbel manitanın bir eskimo olması önerilir. Olmazsa da “şiddetle” önerilir ve öğretilir. Kadınlar için tabii ki de bu konuda da bir kısıtlama, bir problem yoktur. Onlar aşık olmuşlardır, sorarsan da aşktan yapmışlardır. Aşkla ilgili iki cümle kurarlar falan başın döner. Hiç kurcalama bence.
- Ayrılık sonrası öyle gaza gelip Twitter’da İnstagram’da yeni birilerini asla takip etmemelidir. Ederse derhal o takip edilenlerin 7 cedleri araştırılır, gerekirse eski sevgiliye telefon edilip kim oldukları ve neden takip edildikleri sorgulanır. Ayrılık sonrası erkek sanal mecralarda böyle özgürce takılmaya devam ederse uygulanacak şiddetli baskıyla tüm hesapları kapattırılır.. O aynı sorguyu yapmaya kalkarsa “onu bir iş için takip ettim, zaten gay o, sevgilisi var” gibi şeyler söylenip konu kapatılır. Hatta ve hatta hiçbir açıklama yapılmadan “sana ne!” deyip konu kapatılabilir.
- Ayrılık sonrası kadınlardan hoşlanmamalıdır. Son kadını kendisi olmalı, hatta mümkünse ayrılık sonrası cinsel tercihini değiştirmeyi gündemine alması konusunda ikna edilmeye çalışılmalıdır. Olur ya biriyle görüşmeye başladığı öğrenilirse hemen o aylardır suratına bakılmayan, çürümeye terkedilmiş adamdan görüşme talep edilecektir ve “bana bunu nasıl yaparsın” diye hesap sorulacaktır. Bu konuda da kadınlar sonuna kadar özgür davranabilirler. Ayrılığın üçüncü günü biriyle beraber olup İnstagram’a kırk yıllık aşıkmış gibi el ele diz dize fotoğraf koyabilirler mesela. Ayrılıktan 2 ay sonra falan biriyle evlenebilirler, erkek yaparsa vay onun haline.
- Ayrılık sonrasındaki hayatına köprüaltlarında şarapçı falan olarak devam etmelidir. Deli divane olmalı, kendine hiç bakmamalı, perperişan dolaşıp durmalıdır. Arada bir kadınını arayıp “seni çok özledim, sensiz çok perişanım, ölüyorum, geberiyorum” demeli ve kadın tarafından “arama bir daha beni pislik” cevabıyla uğurlanmalıdır. Ayrılık sonrası kadınlar sürünen erkek görmeye bayılırlar. Erkek sürünürken kadın erkeği arayıp özlediğini söylerse erkek “geliyorum aşkım” nidalarıyla 10 dakika içinde kadınının yanında olmalıdır. Eğer kadınının yanına gidişi 15 dakikayı bulursa “seni aradığımda yanında kim vardı!” sorgusuna çekilebilir.
Yaşasın futbol!
Oh be valla çok özlemiştik. Uzun bir aradan sonra yeni futbol sezonu nihayet başladı. En azından benim gibi aşk meşk meselelerinden dolayı kafası karmakarışık olan erkeklerin tutunacakları bir dal var artık. Futbolsuz her saniyemiz bir yıl gibi geçti. Amma çok şey taktık kafaya yahu futbol yokken. Ne dertlerimiz varmış meğer, hepsini bu uzun ara varken anladım. Futbolu sevdiğimiz için “Ne salaksınız” diyen kadınlar olacaktır şimdi her zamanki gibi, ee tabii işlerine gelmiyor. Beynimizi yiyemeyecekler abidik gubidik sorunlarıyla. Ohhh canımıza değsin, yaşasın futbol! Biraz da şuralarıma futbol, buralarıma da futbol oooh!
- Yaşasın futbol, yaşasın eski sevgiliyi daha az düşünmek, eski sevgilinin atarlarından daha az etkilenmek.
- Yaşasın futbol, yaşasın sevgilinin çıkardığı uyduruk kavgaları, dengesizlikleri takmamak, uzak kalmak.
- Yaşasın futbol, yaşasın bu hafta sonu ne yapacağım derdinden stresinden kurtulmak.
- Yaşasın futbol. yaşasın arkadaşlarının beğenmediğin planlarına hiç üzülmeden “berbat plan, gelmiyorum!” deme lüksü.
- Yaşasın futbol, yaşasın maçların ertesi günü rakip takımları tutan arkadaşlarınla futbol goygoyu yapmak.
- Yaşasın futbol, yaşasın sevgilisiyle beraber maç izleyen arkadaşlar görüp “bizim de beraber maç izleyebileceğimiz bir sevgilimiz olsa” umuduyla yaşamak.
-Yaşasın futbol, yaşasın maç günü arkadaşlarla buluşup testosteron seviyesi göğe değmiş türlü jargonlu keyifli muhabbetler.
-Yaşasın futbol, yaşasın Beşiktaş balık pazarında buluşulup içilen balık yanı anason şalgam.
-Yaşasın futbol, yaşasın sanal mecralarda yapılan zeka kokan, zeka fışkıran şahane futbol şakaları.
-Yaşasın futbol, yaşasın ülkenin durulmayan, ülkenin yoran siyasi gündeminden kopmak uzaklaşmak.
Kadınların taptığı eski sevgili modeli
Haberin Devamı

