Ömür Özdemir(@Cerilevis)

Ömür Özdemir(@Cerilevis)

-

Dünya biraz dursana! Konuşmamız gereken bir durum var!

Haberin Devamı

Al işte 2015’e gireli 11 gün oldu. E hani nerde sevgi, kardeşlik, dünya barışı falan? Bir sürü temenniler edildi ama yine aynı teraneler, yine aynı son dakika haberleri, yine aynı felaketler, yine aynı, hep aynı şeyler. Her gün bir başka sinir bozucu haber. Yani öyle kuru kuru yeni yıl dilekleri dilemekle olmuyor bu iş kardeş, bizzat o dileklerinin içindeki kahraman esas oğlan, kahraman esas kız olmaya çalışman lazım. “Armut piş, ağzıma düş” dersen daha çok beklersin o sevgiyi barışı falan. Ben demiştim ama size; çok fazla beklentiniz olmasın, bu yılların alayı fason diye. Dünya kardeş sende böyle felaketlerle döneceğine bir mola ver, biraz dur ve dinlen istersen...

Öyle bir noktaya geldik ki tahammülsüz ve sevgisiz olduğumuzu söylemek klişe oldu artık. Kabullendik resmen bu durumu. Sanal mecraları bir geziyorsun yine herkes birbirini gömüyor. Benim gibi düşünmeyen ölsün sıradan bir hayat mottosu haline gelmiş durumda. Neyi paylaşamıyoruz anlayamıyorum ki. Her şeyden bir şikayet halindeyiz. Misal kar yağıyor, hayatı Bebek Rumelihisarı hattında geçen tiki kızımızdan 300 tane kar şikayeti tweeti geliyor. Üşüyormuş, saçını yeni yaptırmışmış bozulmasınmış. Yahu sen sus da şu Sibirya soğuğunda çalışmak zorunda kalan insanlar konuşsun biraz. Hem bak Uludağ’da yarım metre kar varmış sen hâla burda mısın? Şimdi alayımız memnuniyetsiziz ya dünyadan, acaba diyorum çoğumuzun hayatında aşk yok diye mi böyleyiz? Yok yok, öyle çiçeğe böceğe aşık olmaktan falan bahsetmiyorum, birine aşık olmaktan bahsediyorum ben direk olarak. Hiç öyle sürreal aşklara falan inanmıyorum. “Salondaki kasımpatıma aşığım” diyor mesela. Yahu geç bunları. Başını kasımpatının omzuna koyabiliyor musun? Kasımpatınla yürüyebiliyor musun sahil yolunda?İşte bunlar hep yalnızlık. İşte bunlar zamanla insanın sinirini bozabilecek, iç sesine “delirdin sen galiba” dedirtebilecek tırt aşklar.

En mühim sorunlarımızdan biri de şu, ‘yalnızız dostlarım!’

“İnsanlar çok kötü o yüzden hayvanları çok seviyorum” olayına karşı değilim bak mesela, ama onu da ziyadesiyle abartıp hayat felsefesi haline getirmeyi doğru bulmuyorum. Tamam 40 yaş sonrası falan bunu söylemen kabul edilebilir de, 18 yaşındaki Sudecan sen bari bir dur yahu, ne ara bıktın, ne ara tiksindin insanlardan bu kadar. Hem kedini sev, hem komşun Safiye ablayı. İlla birini sevmen ve birinden nefret etmen gerekiyorsa zamanla bakarsın durumlara, bir hal çaresini bulursun.

En mühim sorunlarımızdan biri de şu ki; yalnızız dostlarım. Sadece fiziken tek olmak değil yalnızlıktan kastettiğim, kalabalıklarda da yalnızız. Ve sürekli o yalnızlığımızla hesaplaşma halindeyiz. Camış gibi yemek yiyip semirip eski sevgilimiz yüzünden kilo aldığımıza inandırmaya bayılıyoruz kendimizi mesela. Ya da işteki başarısızlığımızı eski sevdiceğimize mal etmelere doyamıyoruz. Sonra gelsin öfke, gelsin daralmalar bunalmalar, gelsin depresyon, gelsin özgüven eksikliği. Yahu Ömür Gedik’in bile şarkı söylediği şu tuhaf dünyada sen neden özgüvenini kaybediyorsun ki güzel kardeşim? Ne demiş şair; “Dünyayı güzellik kurtaracak, bir insanı sevmekle başlayacak her şey” demiş. Ne de güzel, ne de şahane demiş.
Kötü başlasa da mutlu sonla biten bir 2015 dileklerimle...

DİĞER YENİ YAZILAR