Ömür Özdemir(@Cerilevis)

Ömür Özdemir(@Cerilevis)

-

Ciddi ilişkilerde adonisin yeri ve önemi nedir?

Haberin Devamı

Tamam aylarca uğraşıp kas yaptın kıskanmıyorum da, ama hep es geçtin bir şeyleri bunu yaparken. Kadın ruhunun inceliklerini hiç mi hiç anlamaya çalışmadın...

Bir erkeğin ağzından baya klasik bir yakınma olacak ama kadınları anlamak gerçekten de çok zor iş be okuyucu kardeş. Tamam onlar da aynı dertten, onlar da erkekleri anlayamanaktan muzdaripler ama hikaye, bizi çözmek kolay, ama onlar gerçekten zorlar, çok zorlar ve bunun böyle olduğunu en az bizim kadar iyi biliyorlar. Kadın milletinin dertlerini, beklentilerini, isteklerini bilmek, yahu bırak bilmeyi tahmin etmek bile imkansız çoğu zaman. Hatta sen de bilirsin ki bazı kadınların ruh hali 15 dakikada bir nöbet değiştiriyor. Hele o regl dönemlerindeki ultra dengesizliklerine hiç girmeyeyeyim. Dünya yaşanmaz bir gezegen haline geliyor çoğumuz için o dönemlerde. Akıllarından geçeni söylemedikleri halde telekinezi ve benzeri yollarla bilebilmemizi istiyorlar bizden. Anlayamayınca da kızıyorlar, o trip bu trip derken canımıza okuyorlar. Kilosal, saçsal, kıyafetsel problemlerinin olduğu zamanlarda patlamaya hazır bomba oldukları konusunda da hemfikirizdir muhakkak. Vallahi ateşten gömlek bu kadınlar. Tuhaf tuhaf haller. Bir insan oje seçmek için 300 saat ojelerine bakar kalır mı ya? Bunu yapan insandan sağlıklı kararlar bekleyebilir misin? Altı üstü tırnağına sürdüğün bir şey işte, zaten üç beş renk var ve sen bu seçimi yıllardır yapıyorsun. Hoşuma gitmeye başladı yalnız ha bu çekiştirme işi şu an. Yazının geri kalan kısmına böyle mi devam etsek acaba? 1000 tane şey daha aklıma geliyor, çok dolmuşum galiba ben ya. Her neyse, feministlerce benzin bidonlarıyla kovalanmak istemediğimden bu yazının gidişatını değiştiriyorum şu an.

- Aynada kendine bakmak

Evet kadınlar sıkıntılı, kadınlar stresli, kadınlar soru işareti de biz çok mu iyiyiz, biz çok mu mükemmeliz sanki. Sen kaslı arkadaş! Sen aylar yıllardır vücut yapmak için spor salonlarında yırtındın durdun, biraz daha şişkin adonislerin olsun, pack’lerin four değil, five değil, six olsun, “kadınlar için cinsel obje olayım” diye tırmaladın. Elinde bir sihirli değnek olsaydı muhtemelen kendi vücudun için kullanırdın, Alaaddin’den bir dilek hakkın olsa o dilek “bünyemdeki bütün kaslar fışkırsın” olurdu. Yani kafayı bununla bozdun. Kasları yaptın ve kadınları elde etmek için kullandın. Tamam etkili bir yol, kaslarında gözümüz yok, bende olsaydı ben de kullanırdım, kıskanmıyorum da, ama hep es geçtin bir şeyleri bunu yaparken. Kadın ruhunun inceliklerini anlamaya çalışmadın, kadın ruhuna hitap etmek için uğraşmadın. Kasların yetti sana, üzerine son trend dövmeyi de çaktırdın, dar da bi tişört çektin üstüne, oh ne alâ memleket. Sonra ne oldu peki? ; kadınların zihinlerinde hep “o kaslı çocuk” olarak kaldın. Kimse senin derinine inmeye çalışmadı. Hiçbir kadın “hey yakışıklı çocuk! var mı bir derdin bir sorunun” demedi, ya da hiçbiri okuduğun kitaplarla, aldığın eğitimle işinle gücünle ilgilenmedi. Tamamına yakını kaslarını mıncıkladı sadece. Belki gece saatlerini benden iyi geçirdin ama sabah olunca hep bir duygusal boşluk yaşadın. Kadınlar kasını yediler bağını sormadılar.

Kimbilir belki de beraber olduğun kadına illallah ettirdin. Aynada vücuduna baktığın kadar ona bakmadın, protein haplarını yediğin kadar onun yaptığı yemekleri yemedin. Dambılı onun elinden daha çok tuttun. Spor hocanla konuştuğun kadar onunla konuşmadın. Sevdiceğinle bisiklete binmedin gittin spor salonundaki bisiklete bindin. E peki ne oldu gün sonunda, yengemiz ardına bakmadan kaçtı, kayıplara karıştı. Tamam, sadece sevişmek için yola çıkılan durumlar için o kaslar yeterli, hatta fazla bile ama duygularıyla varolan insanlar olarak ciddili ilişkilerde aynı yolu kullanamayız. Beynimizi sadece body building için değil sevdiceğimizi mutlu etmek için de kullanmamız gerekiyor.

- Hal ve hareketlerde iddiasız olmak lazım

Burada bizim ana amacımız, kahramanımızın orta ve uzun vadeli, hatta evliliğe gidebilecek bir ilişki yaşayabilmesine önayak olacak başlangıcı sağlayabilmek.

Kaslı ya da vitaminsiz, nasıl olursan ol bu başlangıcı sağlamanın yolu benziyor aslında. Ama ben bu meseleyi kaslılar açısından irdeleyeceğim...

Evet arkadaşlar; şimdi sakin olun, bilumum kaslarınızı, libidolarınızı yavaşca yere bırakın ve yazdıklarımı okuyun;

- Her zaman gittiğiniz o mekanları değiştirin, farklı yerlere gitmeye başlayın. Farklı mekanlar demek farklı insanlar, farklı alışkanlıklar demek. Muzdarip olunan konumuzdan mütevellit hep hızlı yakınlaşmaların yaşandığı yerleri tercih ettiniz ve anladığım kadarıyla bu durum sizi baymış durumda artık. Yahu ben kassız, kendi halinde bir organizma olduğum halde beni bile baydı oralar. O size “vaaay manita yapmışın birader” bakışı atan barmenden, vestiyerin “oo bu yenge de kürk seviyormuş” tebessümünden kurtulun. Daha nezih, daha sessiz, daha sohbet edilesi, daha insan tanınası yerlere doğru kaykılın derim ben naçizane.

- Arkadaş kadrosunda da sağlam bir revizyona gitmek gerek zannımca. Arkadaş seçimi çok önemli bir mevzu. Senin arkadaş grubun da kalabalıktır şimdi gerçi. O kasların sayesinde esas kızın yanındakiyle bağlantı kurup one night stand manyağı olan bir sürü vitaminsiz asalak arkadaşın vardır etrafında muhtemelen. Neredeyse sadece haftasonları arayan ve tek cümlesi “nereye akıyoruz bu gece pampa?” olan bir kamyon tırıvırı arkadaş. Daha mutlu, daha güzel, sevgi dolu bir dünya için, barış için, kardeşlik için, kurtulun onlardan! Daha sakin, daha dingin, daha muhabbet düşkünü, daha aklı başında bir arkadaş grubuyla olmalısınız amaca giden o çetrefilli yolda.

- Kılık kıyafete biraz daha dikkat edelim derim ben. Gözlemlerime dayanarak söylüyorum ki vücut geliştirme ile ilgilenen bir çok arkadaşımız slip mayo giyiyor plajlarda hala mesela. Arkadaşlar üzerinizde slip mayo varken ciddi bir ilişki kurma ihtimaliniz Ronaldo’nun Real Madrid’ten Akhisar Belediyespor’a transfer olma ihtimalinden bile daha az. Lütfen yakın o slip mayoları yapmayın böyle şeyler, tamam şort giyince tezgahın önü kapanıyor adonisleriniz görünmüyor ama tecrübelerime dayanarak söylüyorum ki; ciddi ilişki kadınları sevmiyor böyle görüntüleri. Ya konuyla ilgisi yok ama aklıma geldi; baklavaları belli olsun diye yalandan öksüren insan tanıyorum ben ya. Öyle çok seviyorsunuz ki teşhiri, nasıl göstersem vücudumu diye sürekli bir arayıştasınız. Ayrıca atlet olayını azaltmak da en az slip mayoları yakmak kadar faydalı bir eylem olacaktır.

- Hal ve hareketler olarak da daha iddiasız olmakta fayda var bence. Hani sanki kasların kendiliğinden şişmiş de sen hiç farkında değilmişsin gibi, six pack’lerin babandan sana genetik olarak geçmiş gibi, kaslarını ameliyatla aldırmak için para biriktiriyormuşsun gibi. Hani “göğüslerimle değil şarkılarımla gündeme gelmek istiyorum” diyen popçu gibi. “Benim gol atmam mühim değil, mühim olan takımın kazanması” diyen futbolcu gibi. Kas konusu falan açıldığında da çok takılma, hemen değiştir mevzuyu. Uzun ilişki kadınları başarılı erkekleri severler, tek başarı hikayen kasların olmasın. Bir de aynaya bakmayı çok seviyorsun biliyorum ama onu da azaltmak gerek biraz. Beraber alışverişe falan gittiğinizde vitrin camlarının karşısına geçip şekilden şekile girmesen, hatunu korkutmasan daha iyi olur bence...

DİĞER YENİ YAZILAR