Ömür Özdemir(@Cerilevis)

Ömür Özdemir(@Cerilevis)

-

Çeşme merkez ameliyatta herkes

Haberin Devamı

Geçen hafta bir fırsatını bulup iki üç günlüğüne Çeşme’ye gittim. Gittim ve de gördüm ki durum çok acayip, müesseseler uçmuş, fiyatlar tavanı delmiş, adeta ameliyat yapılıyor cüzdanlara. Tamam turizm güzel ülkemizin mühim gelir kaynağı, herkesi tatile teşvik etmek gerek falan ama bunu yaparken bazı gerçekleri de gözardı etmeden geçmek olmaz. Çeşme’deki mekanların genelinde çok enteresan bir şımarıklık söz konusu bir kere. Tabii o dünya güzeli koyları ben de bilmem kaç seneliğine kiralasam ben de şımarırım. Yetkili abilerimiz sağolsunlar, koyları teslim edip gitmişler. Sen bu mekana bu fahiş fiyatlarla müşteri alamazsın dememişler. E o mekanlar da şımardıkça şımarmışlar, geçirdikçe geçirmişler.

Misal sen sıradan bir vatandaş olarak ülkenin o en müstesna koylarında denize girmek istersen eğer, sadece giriş için en az 40 lirayı bayılmak zorundasın. Çok meşhur, hatta İstanbul gece hayatının önemli bir mekanıyla aynı isimli beach’in girişinde “fiyatlar niye böyle oldu” diye kendi kendime söyleneyim dedim kapıdaki görevli arkadaş “Kimse gelmesin diye böyle oldu” diye gülerek bilmiş bilmiş bir cevap verdi. Artık nasıl bir takım çalışmasıysa ekibin alayı “tok satıcı” karakterine bürünmüş. Buraya sadece paralı müşteri gelsin gibi bir hallere girilmiş, yurdumun güzel koylarıyla aramıza serbest piyasa ekonomisi girmiş. Her neyse, kişi 80 lira verdikten sonra içeriye buyur edilip dünyanın en rahatsız şezlonglarına oturtulduk. 112’nin sedyeleri daha rahattır yani o kadar söyleyeyeyim. Dünyanın en sıradan kafesinde bile olan wifi hizmetini devasa bir hizmet gibi gözümüze soktukları için internete oradan bağlanalım dedim. Demez olaydım, neredeyse dayımın halasının oğlunun mail adresini falan verecektim. Sanki bütün şebekeyi hediye ediyorlar.

Sezon çok kısa savunması...

Bir önceki gün gittiğimiz başka bir beach’te de suya kafayı takmıştım. Koskoca müessesesin, 300 metre plajın var ama minik su şişesinden voleyi vurmak gibi küçük hesaplar peşinde koşuyorsun. Zaten suyu 5 liradan satıyorsun normal küçük sudan versene bana! Yooo o daha ucuza malettiği o bir avuç su dolu mini şişeyi dayayıp 50 kuruş daha gömecek illa cebe, kafaya koymuş onu. Vallahi sizi bilmem de böyle küçük ayrıntılar fena halde midemi bulandırıyor benim. Göz göre göre enayi muamelesi yapılması çok sinirlendiriyor. Niye böyle oluyor da böyle oluyor dediğin zaman “sezon çok kısa” diyorlar. Bu savunma artık baymış durumda abiler. Başka cümleler kurun.

Bir de kapılardaki bodyguard arkadaşların şımarıklığı var tabii...

Sinirlendiklerinde hırpalamak sıradan bir faaliyet olmuş onlar için, öfke kontrolü sıfır. İçine nane yaprağı atılıp normal fiyatının 10 katına satılan limonatadan, bardağına bir sürü ot sıkıştırılıp “otlu ayran” diye 15 liraya ittirilen ayrandan ise hiç bahsetmek istemiyorum. Bahsettikçe darlanıyorum çünkü. Şimdi “fiyatları hizmeti beğenmiyorsan gitme! zorla mı götürüyorlar seni oraya” diyen aklı evveller çıkacaktır elbet. Zaten bunu diyenler olduğu için o mekanlar rahatlar ve bildiklerini okumaya devam ediyorlar.

Mevsimin in’leri out’ları

- Erkeklerin kadınları elde etme çabası OUT
Kadınların erkekleri elde etme çabası IN

- Pareo OUT
Kimono IN

- Havuza girmek OUT
Denize girmek IN

- Yabancı pop OUT
Türkçe pop IN

- Şişe açtırıp kasım kasım kasılmak OUT
Dans etmek IN

- Pahalı plajlar OUT
Düşük maliyetli tekne turları IN

- Parmak arası terlik OUT
Sandalet IN

- Bronzlaşmaya çalışmak OUT
Cildi korumaya çalışmak IN

‘Aduket’ çekmek istediklerim

- Klimayı açmamak için direnen sırtı ıslak taksiciler.
- Ter kokusu 500 metreden gelen, koltukaltına dinamit yerleştirmelik yurdum insanı.
- Slip mayosuyla aile plajında oradan oraya dolanan ve verdiği görüntüyle hemcinsleri üzerinde gerilim yaratan kaslı kel adamlar.
- İnsanlar yiyecekle fotoğraf paylaştıkları anda “sen oruç tutmuyor musun bre kafir” modunda linç etmek için debelenen şuursuz sanal manyaklar.
- Plajda birbirlerinin sivilcelerini patlatan, siyah noktalarını sıkan çiftler. Çek kameraya sat şempanze belgeseli diye National Geographic’e. Bi de insanın içi kalkıyor böyle.
- Wireless’ıyla bağlanacağız diye form düzenleyip bin tane soruya cevap isteyen müesseseler.
- Plajda ayağını burnumuza sokanlar, konuştuklarımızı dinleyenler, geçerken şezlonga çarpanlar, yürürken kumu kaldıranlar...
- Kaynağı popo olan “Messi Çankırıspor’da” benzeri hayal gücünü zorlayan transfer haberlerini uyduranlar.
- Patlayana kadar emen, kana susamış saykodelik sivrisinekler...

En çok sevdiğim 9 tweet

- @ArdaErdik
5N1K Anadolu: Nörüyon, Nettun, Naban, Nassın, Napdurun, Kimlerdensin

- @FaynTenks
iki tane birbirini aramayan arkadaştan ilk önce hangisi “lan hayırsız hiç arayıp sormuyorsun” derse, o hemen otomatikman hayırlı insan olur.

- @OzguRugzo
1500 yıldır aynı kitaptan sorumluyuz, hala ceheneme giden var.

- @littleiv3
Sigaradaki indirim beni ziyadesiyle mutsuz etti. İçmediğim için ayda 300 lira kar ederken şimdi 210 lira ediyorum. Zararımı kim karşılıycak?

- @tekerleklibavul
Öyle bir tweet yazmalıyım ki eski sevgilim mesajı alsın. Eskinin eskisi takmasın. Yenisi anlamasın. Aday olan durumu çakmasın. Ay daraldım

- @sokaktakiadam
Annem, evin dağınıklığını görünce durdu ve felsefe dünyasında çığır açacak o sözünü söyledi: “Her yer her yerde”

- @alosmanic
Toprak olur taş olurum, yolunda yoldaş olurum, istersen gardaş olurum. Adam kafiye olsun diye nerdeyse lavaş olacakmış Allahtan şarkı bitmiş

- @AbsurdMan
Sevgilimle seviyeli bir ilişkim var. Onu çok seviyem, o da beni seviye.

- @hoanes
lan adamın tişörtünde; kan, çikolata, at lekesi var sen çıkmış “hımm zorlu bi leke” diyosun. bi sor adamın başına ne gelmiş de böyle olmuş.

(Derleyen: onedio.com)

DİĞER YENİ YAZILAR