Sen de mi Teoman!
en de mi be Teoman! Söyle, sen de mi! Sen de mi terk eyledin bekarlığı! Sen de mi pijama terlik televizyon üçlüsünün cazibesine mağlup oldun be Teoman? Hani nerede Beyoğlu gecelerinin o vukuatlı adamı? Nerede o sarhoşken görüntüleyen magazincilere “İstediğiniz adam olmayacağım len!” dercesine bıyık altından gülen yurdumun rockstar’ı?! Hey gidi hey be, peki biz şimdi ne yapacağız Teoman? Şimdi bize “Teoman bile evlendi, sen hâlâ o barda bu barda sürtüyorsun“ demezler mi? Demezler mi ha Teoman, söyle demezler mi! Ne diyeceğiz peki onlara? “Teoman abi ortamlara akmaya devam edecek“ diye yalan mı söyleyeceğiz. Ya da her neyse be Teoman, sana mutluluklar yine de. Ama umarız “Angaranın bağları da büklüm büklüm yolları“ türküsüyle coşarken çekilmiş bir düğün kasetin falan ortaya çıkmaz da acımıza bir acı daha eklenmez bizim.
Peki şimdi...
- Eve giderken yoğurt mu alacaksın Teoman?
- Kaynım Erol, baldızım Ayşe falan mı diyeceksin?
- Eşini arayıp “Hanım ne yemek yaptın akşama?” diye mi soracaksın?
- Yetenek sizsiniz izlerken mi uyuyacaksın?
- Bayramda “Önce sizinkilere mi gidek, bizimkilere mi?” tartışması mı yapacaksın?
- Kayınpederin “Teoman oğlum ne yaptın konser işlerini?” diye mi soracak?
- “Onlar bize çeyrek taktıydı, biz de onlara çeyrek takalım” muhabbeti mi yapacaksın?
- Eve geç gittiğinde eşine “Arkadaşlarla meyhanedeydik, saate bakmayı unutmuşum” diye hesap mı vereceksin?
- Sen de mi eşinle ortak Facebook hesabı açacaksın?
- Sen de mi kedi videolarına güleceksin Teoman?
Twitter
@ozlemhepsen
Bu kış giysi ve aksesuarlarda ZIMBA modası var. Tüm Nişantaşı sosyetesi rock bardan çıkmış kokoreççiye giden metalci gibi geziniyor.
@ardaerdik
Evlilik sonrası Teoman şarkıları: Daha Otuzyediymiş, Güzel Bir Gün AVM İçin, Bir Ekmek
Bir De Su, Aşk Kırıntısıyla Doymaktansa Göbek Yaparım
@AbSurDMaN_
Sevgilimle seviyeli bir ilişkim var. Onu çok seviyem, o da beni seviye.
@pakiteysis
Belki bütün gece deliler gibi finale çalışıp sabahladıktan sonra karşıdan karşıya geçerken ölücem. Boşuna çalışmaya gerek yok.
@hakankoksal
Deli eğer ünlü biriyse “renkli
bir kişiliği var” oluyor.
Acil sakıncalı bulunacaklar listesi!
Milli Eğitim Bakanlığı’nın 100 Temel Eser listesinde olan “Şeker Portakalı” kitabını ödev olarak okutan bir öğretmene kitabın müstehcen olduğu gerekçesiyle soruşturma açılması, üstüne Fareler ve İnsanlar kitabının da İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından ‘sakıncalı’ bulunması yılbaşı geyiğinden bunalan yurdum insanına ilaç gibi geldi. Konu Twitter’da enine boyuna sağına soluna deşildi ve en sonunda oybirliğiyle “şu meselelere de el atılmalı!” kararına varıldı;
- Pamuk Prenses
7 cüceyle neden sabahladı? Yoksa gayri ahlaki şeyler mi vasıl oldu? Bu nokta hâlâ karanlık! Önerim evde kalma bölümü masaldan çıkarılıp tüm masal gün kararmadan bitirilmeli ya da olmadı tamamen yasaklanmalı.
- O parti senin bu parti benim dolaşan Külkedisi’ne ne demeli? Bu masalı okuyan çocukları her gece partilerden mi toplayacak aileler! Üstelik ayakkabısının tekini kaybettiği için çocukları müsrifliğe özendiriyor. Bu masalı toparlamak çok zor. Parti kısmını çıkarınca masalın bütün akışı bozuluyor. Komple sakıncalı bulunmalı!
- Ya saçlarıyla kuleye erkek atan kuduruk Rapunzel’e ne olucak? Ne yani kız çocuklarımız büyüdüğünde evde yalnız bırakamayacak mıyız? Bu masalın çocuklarımızın ahlakını bozmaması için derhal Rapunzel’in saçları kesilmeli. Böylelikle Rapunzel kuleye adam atamayacak ve bunu okuyan
kızlarımız da namuslarıyla yaşamaya devam edecekler.
- Bir de Kibritçi Kız var ki evlerden ırak. Bu kızımız da Noel akşamı caddelerde kibrit satmaya çalışıp yolunu bulmaya çalışıyor. Şu çakala bak. Üstelik işportacılık yaparak vergi de kaçırıyor. Şimdi bunu okuyan kızımız yılbaşı gecesi Taksim’e kibrit satmaya gitmek isterse onu nasıl engelleyeceğiz? Bilmez misiniz yılbaşı gecesi
Taksim’in halini! Ya orada üç beş kendini bilmezin tacizine uğrarsa! Sonra da vay efendim yılbaşı gecesi Taksim’de neden taciz olayları oluyor! Düşüncesi bile korkunç! Hemen sakıncalı bulun da rahat bir nefes alalım lütfen!
Bir reklam aracı olarak; ODTÜ’yü
kınamak
Eğer reklama ihtiyacı olan bir üniversiteysen bu aralar ODTÜ’yü kınamanın tam zamanı. Kınamak bedava, üstelik yanında bir de “aferin” alıyorsun. Süper valla, reklam için deli paralar harcayacağına kına gitsin ODTÜ’yü, eline mi yapışır! Bütün gazeteler televizyonlar senden bahsetsin, sosyal medyada üniversitenin adı konuşulsun. ODTÜ’de ne olmuş, ne bitmiş, üniversiteler özgürleşme alanları mıymış, bu olaylar nasıl çıkmış falan diye düşünmek için kasma, patlat kınamayı hooop konuştur kendini. Mesela ben Sabahattin Zaim Üniversitesi diye bir üniversitenin varlığını ODTÜ’yü kınaması sayesinde öğrendim. Yanlış anlaşılmasın, onlar bunu reklam için yaptılar demiyorum, sadece diğer özel üniversitelerin ufkunu açıyorum. Ne demişler; zararın neresinden dönersen kârdır. Ayrıca reklamın iyisi kötüsü de olmaz. O yüzden bu yazım henüz ODTÜ’yü kınamayan ve reklama deli paralar yatırmayı düşünen üniversitelere bir çağrı olsun. Haydi rektör amcalarım, haydi dekan abilerim! Geç kalmış sayılmazsınız! Hadi patlatın ODTÜ’ye şöyle en okkalısından bir kınama da en trend mecralarda çılgınca konuşalım üniversitenizi.
Şekillerine göre futbolcu davranışları
Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener’in Galatasaray-Fenerbahçe maçının ardından Fenerbahçeli Meireles’in hakem Halis Özkahya ile yaşadığı gerginlik hakkında “Meireles’in saç stiline ve dövmelerine bakınca hakeme o hareketleri yapması doğal“ demesi geçtiğimiz haftaların en talihsiz açıklamalarından biriydi kuşkusuz. Aslında sadece Sadri Şener’e özgü bir durum değil bu. Halen daha bir çoğumuz insanları saçına başına kıyafetine göre değerlendirmeye devam ediyor. Her neyse, buradan yola çıkarsak Sadri Şener’in kafasındaki futbolcu tiplerini şu şekilde sınıflandırabiliriz sanırım;
- Saçı kısa, sakal traşı düzgün, dövmesiz futbolcu; evlenilecek futbolcudur. Gol atınca gider rakip takımdan özür diler. Asla küfür etmez, faul yapmaz. Adamın dibidir.
- Saçı kısa, sakal traşı düzgün, iki küpeli ve dövmeli futbolcu; dengesizdir. Bazen efendi, bazen serseri tavırlar sergiler. Küpeli ve dövmeli olması onu yoldan çıkaran en önemli etken olsa da saçının ve sakalının düzgün traşı onu dizginler.
- Saçı hafif uzun, tek küpeli, az dövmeli futbolcu; iyidir hoştur ama her an başkalarına uyup kavgaya karışabilir. Yoldan çıkmaya meyillidir. Derhal arkadaş çevresini değiştirmesi gerekir.
- Saçı çok uzun, sakal traşı kötü, dövmeli futbolcu; yoldan çıkmıştır. Kavga çıkarır, diğer futbolcularla dalaşır, sinir eder. Bunların dövmeli olanları da vardır ki, Allah onların şerrinden korusun!
- Saçı çok uzun, iki küpeli ve bol dövmeli futbolcu; işte baş belaları. Saha içindeki bütün olayların baş kahramanı bunlardır. Utanmadan faul yaparlar. Gol atınca delice sevinirler. Maç devam ederken ellerine bira versen içerler. Evlat olsa sevilmez bunlar!
- Saçı punk modelli, sakal traşı tuhaf, aşırı küpeli ve aşırı dövmeli futbolcu; bunlar hakeme tükürürler, el hareketleriyle ayıp ayıp şeyler yaparlar, her şey beklenir bunlardan. Aslında bunların bi kaç tanesini Taksim’de sallandıracaksın bak bakalım bi daha yapıyorlar mı!
5 soruda sosyal alem
Ceri, Yaşar’a sordu
- İnterneti en çok hangi amaçla kullanıyorsunuz?
Önce twitter için. Ayrıca her ama her şeye Google’dan bakarım, telefon elimden düşmez. Aklıma durmadan bir şeyler takılır ve kendimi internette bulurum.
- Facebook mu Twitter mı? Neden?
Twitter, çünkü kısa net ve hızlı. Bir de Facebook için bilgisayar gerekiyor, ben daha çok telefoncuyum.
- Twitter’da severek takip ettiğiniz kullanıcılar kimler?
Kimseyi severek takip etmiyorum, öylesine takip ediyorum işte. Sıkılırsam mute yapıyorum. RT’lerini kapatıyorum. Takibi bırakırsam bozuluyorlar çünkü.
- Twitter’da takipçi artırma kaygınız var mı?
100 bin’e kadar kaygım vardı. 100 bin’i geçince aldırmaz oldum. Takipçi satın almayı aşağılık kompleksi olarak görüyorum. Takipçi artırmak için yapılan cambazlıkları da (maymunlukları da) yapamam ben.
- Twitter’ın şöhretin büyüsünü bozduğuna inanıyor musunuz?
Fazla yüz göz olunursa bozar evet ama insanlar bu samimiyeti sevdi, geri durmamak lazım.
Ceri’nin Sayfası
Haberin Devamı

