Ömür Özdemir(@Cerilevis)

Ömür Özdemir(@Cerilevis)

-

Bir sevgi pıtırcığı olarak anne

Haberin Devamı

Bizi kim onun kadar özledi? Hangimizin hayatında bizi sevmekten yorulmayan biri oldu onun kadar? Kim bu kadar içten merak etti bizi ondan başka? En son kim sabahın köründe seni kapıya kadar uğurlayıp “İşin gücün rast gitsin“ dedi ve sokağın köşesini dönünceye kadar gözüyle takip etti? En son kim çay ve menemen kokusuyla uyandırdı seni? Kim onun kadar içten sarıldı bize? Ah sevgili okuyucu ah, sen de biliyorsun ki; bu ve bunun gibi fedakarlık yüklü cümleler uzar gider. O tüm içtenliği ve sevgisiyle bunları yaparken biz ne yaptık peki? Esas önemli kısım bu bence. Annemizin bu beklentisiz ilgisine mazhar olan bizler ne yaptık? Hemen söyleyeyim...

- En çok ona bağırdık. En çok ona sinirlendik. Ufacık bir şeyi büyütüp kavgalar ettik onunla. Hayata karşı zorlanmalarımızın acısını ondan çıkarmaya çalıştık. Kimseyi onun kadar kolay üzmedik şu hayatımızda. Kimseye onun kadar ağır sözler söylemedik. O ise bunca musibetimize bunca hoyratlığımıza rağmen hep güldü bize. Küçücük bir özürle affetti. Elin kızı barışmak için domates büyüklüğünde tektaş isterken ona yanağına kondurduğumuz bir öpücük yetti.

- En çok o aradı, en az onu aradık. Çevremizdeki çoğu geçici mertebedeki arkadaşla whatsapp’ta konferanslar yaparken, sohbetin, geyik muhabbetinin dibine vururken o “Yavrum niye aramıyorsun?” dediğinde yakın ya da uzak hiçbir arkadaşımıza söylemediğimiz yalanlar söyledik ona. Hep başımızdan savdık onu. Sürekli arayıp “İyi misin?” demesinden, rahatsız olduk çoğu zaman. Sesimizi yükselttik hatta. Millete telefonu kokulu öpücüklerle, gülücüklerle açarken ona en kalın, en duygusuz sesimizi kullandık.

- En az ona hediye aldık. Hep o üç günlük beş günlük sevgiliye aldık hediyelerin en güzelini. Annemiz nasıl olsa buna da fit olur dedik. Bir buket çiçek alıp gideyim, annem buna da sevindirik olur dedik. Pisliklerimizi süpürsün diye elektrikli süpürge alan aymazlar oldu aramızda. Annesine halı alan şuursuz bir arkadaşım vardı mesela. Yiyorsa alsana bu saydıklarımdan birini sevgiline! Ah ah anne gibisi var mı!

- En çok ona hesap sorduk. “Tişörtüm nerede?” diye ortalığı ayağa kaldırdık. Yemeği beğenmedik asrın tribini attık. En sevdiğimiz pantolonumuz iki gün geç yıkandı diye kan kusturduk. Herkeslere rica ederken ona emrettik. Oysa o pastanın son dilimini sen ye diye “ben pasta sevmem“ diyen biri, sen salonda maç izleyeceksin diye kendine iş yaratan o.

- En çok onun sözünü dinlemedik. Hep kulak arkası ettik bize verdiği akılları. “Aman sen nerden biliyorsun ki” dedik, “Ben hallederim” dedik, kaale almadık senelerin hayat tecrübesini. Her seferinde söyledikleri çıkmasına rağmen, her öngörüsü zamanla gerçekleşmesine rağmen hiç sallamadık onu, hep burnumuzun dikine gittik. Çoğu zamanda çevremizdeki tipleri dinledik rakı masalarında uzun uzun. Psikologlara paralar döktük hatta dert ortağımız olsunlar diye. “Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar“ lafını unuttuk. Yogalara gidip kafayı boşaltmaya çalıştık. Oysa annemiz bizi dinlemeye hep hazırdı.

DİĞER YENİ YAZILAR