Bekarlar olarak zor bir dönemden geçiyoruz arkadaşlar. Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olan günler bunlar. Evlenen evlenene. Kulağımızda "Erkan Ayşe'ye evlenme teklif etmiş!" "Sen düşünmüyor musun evlenmeyi oğlum!" "Kızım o çocukla da kaç yıl oldu? hayırdır!" "Ayşe'ler gelinlik bakmaya gitmiş bugün!" sesleri yankılanıyor. Kabuslarla uyanıyoruz. Üstüne üstlük birileri rahat rahat sevişecek diye her hafta bir çeyrek altın takıyoruz yakalarına. Bu verdiğimiz altınları geri alabilecek miyiz orası da soru işareti zaten. Neyse şimdi bu kaos ortamından kurtulmak için harekete geçip ruhumuzu ve cüzdanımızı dinlendirme zamanı. Beni dinleyin ve şunları yapın...
 Eğer çeyrek altın baskısından kurtulmak istiyorsanız acilen tatile çıkın. İmkanınız yoksa da çıkmış gibi yapın. Yok olun. Kaybolun. Telefonunuzu kapatın. Işıklarınızı söndürüp karanlıkta oturun. Sakın whatsapp'ta falan online olmayın. Online olursanız ölürsünüz. Donunuza kadar alır bu vicdansızlar.
 Ananız babanız "evlensene lan artık!" minvalinde konuşmaya başladığında konuyu değiştirmeye çalışın. Konu değişmezse bir daha konuyu değiştirmeye çalışın. Konu yine değişmezse o da sizin beceriksizliğiniz yani yapacak bir şey yok. Ama siz siz olun onların gazına gelip olmayacak birine ısınmaya çalışmayın.
 Sevdiceğiniz "o bu şu evleniyor, biz ne olucağız?" diye kanırtmaya başladığında kavga çıkartın. "Bana ikide bir onu bunu kıyaslayıp durma!" cümlesi her zaman iş yapan güzel bir kavga bahanesidir. Beklediğiniz kavga çıkmazsa da belirgin bir tarih söylememeye gayret edin. "Ayrılıyorum ben" falan derse ama iş değişir. Kıyamam ona. Burada amaç evliliğe hazır olmadığınızı ona çaktırmamak zaten. Onu kandırmak değil. Madem seviyorsunuz ve iş yavaş yavaş ayrılık noktasına geliyor açık açık konuşun her şeyi. Kaybetmeyin onu.
 Sakın ola evli arkadaşlarınızla görüşmeyin. Ah onlar ne anasının gözüdür onlar. Bir dolduruşa getirirler, bir evlilik presantasyonu yaparlar tanıştığın ilk kişiyle evlenmek istersin. Hele de bir bebekleri falan varsa aman aman. Onların esas derdi evli arkadaşları olmasıdır. Sen de evleneceksin ki onların o sıkıcı okeyli tavlalı tatillerine eşlik edeceksin. Hele sevgilinle falan asla görüşme o evlilerle. İki dakikada beynini yıkarlar, tanıyamazsın valla manitanı.
5 soruda sosyal alem
"Çetrefilli Yollar" şarkısıyla son günlerde büyük beğeni toplayan usta müzisyen Bora Öztoprak'a sordum...
İnterneti en çok hangi amaçla kullanıyorsunuz?
İş, tanıtım, arama motoru, haber...
Facebook mu, Twitter mı? Neden?
Daha çok twitter. Ancak çok büyük fark yok. Her ikisini de çoğunlukla projelerimle ilgili takipçileri bilgilendirmek için kullanıyorum. Ara sıra güncel olaylarla ilgili fikirlerimi yazıyorum. Tüketici haksızlığına uğradığım zaman doğrudan twitter kullanıyorum. Fikir belirtmek, yorum yapmak veya mesajlaşmak için facebook'u neredeyse hiç kullanmıyorum.
Sanal mecralar yüzünden kolay ulaşılabilir biri
olmak şöhretin büyüsünü bozuyor mu sizce?
Artık şöhretin büyüsü diye bir kavram var mı bilemiyorum. Şimdi akıl ve yetenek fark yaratıyor. Herkes iyi veya kötü şöhret olabiliyor. Ancak gerçek beğeni ve tepkiyle doğrudan karşılaştığın için, yaptığın işi, şöhreti veya söylediğin sözü daha gerçek değerlendirebiliyorsun. Yalansız. Elinle tutabiliyorsun yani. Ben; ölçü kaçırmamak kaydıyla, dokunulabilir olmayı seviyorum. Ama gene de ben doğru bir ölçü olmayabilirim. Çünkü bugüne kadar "şöhret!" olabilmek adına çok doğru adımlar atmamış olabilirim. Bunun hesabını da
yaptığım söylenemez.
Twitter'daki takipçi sayınızın artması için özel bir çaba gösteriyor musunuz?
Hayır. Canım istediği zaman, tanıtım yapmaya ihtiyacım olduğu zaman veya söyleyecek sözüm olduğu zaman twitter'a girdiğim için takipçi sayım artar mı artmaz mı diye bir hesabım olmuyor.
Twitter'da beğenerek takip ettiğiniz isimler kimler?
Ceri Levis, Ahmet Hakan, Google Gerçekleri, bu aralar Feyzi İşbaşaran ve tabii ki Çiçek Dilligil. Karım olduğundan değil ama. 140 karakteri kullanma becerisine, insanlara sabırla cevap vermesine hayranım gerçekten.
Şişşt 2013'e gelsenize
- Elinde bebek tutan kaslı dövmeli erkek fotoğrafı paylaşıp yanına "evrene mesaj gönderiyorum" yazan kızlar.
- Havuz başında ayaklı bacaklı göbekte frozenli "tatildeyim ulen" temalı klasik pozu çektirmeye devam edenler. - Hayat felsefesi "damsız almıyoruz birader!" olan sözde insan sarrafı 1980 beyinli uyuz bodyguardlar!
- Twitter'da takipçi satın alarak "çok takipçim var" triplerine giren, kafayı takipçi sayısına takmış "yazık la buna" dediğimiz ünlüler.
- Siyah kemik gözlük, çene sakalı, saç vesaireyle Johnny Depp'e benzemeye çalışan imitasyon adamlar.
- Sabahın köründe uyanıp kuaförde saçını yaptıran, suratını tuval gibi boyatıp bilmem kaç pont topuklu ayakkabısıyla plaja teşrif eden kokoş kadınlar.
- Yaz mevsiminin en cavcavlı dönemlerinde tatil beldelerine giden yolllarda çalışma yapan karayolları genel müdürlüğünün dahilerden oluşan beyin takımı.
- Farklı görüşleri şiddet kullanarak,
küfrederek, birbirini karalayarak empoze etmeye çalışan mağara adamları.
- Her fırsatta sanal mecralardan tiksindiğini söyleyen, yeni teknolojilere çamur atan, bilgisayarı bomba zannedip karakola götürecek potansiyeldeki zorlama elitist, sözde aydın takımı.
Twitter
@tekerleklibavul
Dirseğini masaya koyup, elinle de yanağına destek yapınca ağzın yüzün kayıyor ya hani, işte ben seni o zaman da seviyorum.
@handekuday
Küfür eden kız itici ama PES oynayan kız şahane, fanatik kız rerero ama rakı içen kız süper. Sen resmen pembe sıçan Mahmut Abi istiyorsun.
@hakankoksal
Sevgili erkekler, beğendiğiniz kadın için "gideri var" diyorsunuz ya, onlar da sizin için "iyi bir geliri var" diye konuşuyorlar.
@AbSurDMaN_
2 şey merak ediyorum:
1) İnsanoğlu uygarlaşırken "sabahın köründe uyanıp güne başlayalım" fikrini ortaya atan kimdi? 2) Onu neden dinlediler?
@resulertas
“Kadınlar çok kötü araba kullanır, kaza yapanlara bak, hepsi kadın” diyen de "ikinci el araba alacaksan bayandan al” diyen de aynı insan.
Bekarlar için hayatta kalma rehberi
Haberin Devamı

