Ömür Özdemir(@Cerilevis)

Ömür Özdemir(@Cerilevis)

-

Arkadaş kaldık çünkü başka arkadaşımız yok

Haberin Devamı

Çok eskilerden bir tweet'im vardı. "Ayrılık sonrası arkadaş kalabilenlere dair gözlemim şu; başka arkadaşları yok" diye. Evet hâlâ bu cümlemin arkasındayım. Hatta özellikle şu aralar çok daha arkasındayım. Çünkü bizzat yaşıyorum bu durumu. 3 buçuk sene ayrılmalı barışmalı şekilde devam eden ilişkim nihayetlenince kendime "Evet Ömür, at kendini ortamlara artık hayat sokaklarda" demiştim. Koştur koştur her gece başka bir ortama akarım, dünyanın en iyi kalpli insanını ancak böyle unutabilirim demiştim. Ama gelin görün ki durum hiç de düşündüğüm gibi olmadı. Tamam gezme tozma kısmı düşündüğüm gibi oldu, orada sıkıntı yok, ayrılığın hemen ardından İstanbul'un muhtelif mekanlarında sürttüm, barmenlerle "Her zamankinden" diyecek kadar kaynaştım falan da... Sabah olduğunda hep mutsuz uyandım. Yok yahu öyle bir iki gün falan değil, çok denedim. İçimde hep bir "Çok yanlış yapıyorsun, böyle nereye kadar" sesleri yankılandı durdu günler geceler boyu. Sonra etraflıca bir düşündüm de hiç arkadaşım olmadığına karar verdim. Belki birkaç tane candan arkadaşım olsaydı her şey daha kolay olurdu benim için. Arkadaştan kastım günde, hadi bilemedin iki günde bir arayıp "Nasılsın? Ne yapıyorsun? Neredesin? Görüşelim" diyen arkadaş. Yok yani tamam eski yeni arkadaşlarım, sevdiklerim falan var ama hiçbiriyle böyle bir iletişimim yok.

O hikayedeki mal tam olarak işte benim

Biraz daha düşündüm ve kendime "Nasıl olsun ki be salak oğlan, sen üç buçuk yıl boyunca o insanları arayıp sordun mu ki?” dedim. Kendime cevabım kocaman bir "HAYIR" oldu. Sizi bilmem ama ben bir ilişkinin içerisindeyken tamamen mala bağlayanlardanım dostlar. Hani şu istenmeyen tipler vardır ya; hah işte o hikayedeki mal tam olarak benim. Dostlarım bunun beraber olduğum insanın bana koyduğu katı kurallardan kaynaklandığını sanıyor ama yok yani öyle değil. Tamamen bir seçim, bir davranış meselesi bu. Gelmiyor içimden eski arkadaşlarımla oturup iki lafın belini kırmak falan hayatımda biri olduğunda. Demem o ki; nasıl bekleyebilirim eski güzel dostlarımdan beni aramalarını sorup soruşturmalarını... Olmaz yani, olmuyor, olmadı da. Ayrılık sonrası gecelere akınca oralardan bir takım arkadaşlar edindim. Sabahlara kadar sohbetler, laylaylomlar yapıyor, ama sabah olunca aynada mutsuz bir surat görüyor, duygusal kramplar falan geçiriyordum. Akşam 10'lara 11'lere kadar kimsecikler arayıp sormuyordu zaten. O saatlerden sonra arayanların da tek dediği "Bu akşam nereye akıyoruz birader?" elinin körüne akıyoruz Allah'ın conconu, “Kıçını kır da evde otur bir gece de” diyemiyorsun, denize düşen yılana sarılır hesabı sarılmışsın önüne gelene.

Bir gece iki gece derken baktım bu iş böyle olmuyor.

Cumhurbaşkanı adaylarım

Yılmaz Morgül

Kendileri "Haliniz varsa gülün, gözyaşlarınız Morgül'ün" gibi tweetleriyle ülkedeki yüksek tansiyonu düşürebilir ve ülke Şirinler Ülkesi kıvamına gelebilir.

İlber Ortaylı

Cumhurbaşkanı olursa cehalete karşı büyük bir savaş açacağına eminiz.

Yıldız Tilbe

Gecenin 04'ünde saçının bir tarafını spreyle mora boyarken "Delikanlım" şarkısını söyleyen ve bunu videoya çekip Twitter'da paylaşan Cumhurbaşkanınız olsun istemez misiniz?

Müge Anlı

Şu durumda bile sayesinde ülkede hiçbir şey kaybolmuyorken Cumhurbaşkanı olduğu zaman nasıl huzura ereceğimizi varın siz düşünün. Kapımızı kitlemeden rahat rahat uyuyabileceğiz mesela. Allah korusun çocuğumuz falan kaybolduğunda, Çankaya'nın kapısını çalabiliriz.

Kıvanç Tatlıtuğ

Kadınlarımız yakışıklı bir Cumhurbaşkanları olduğu için sevinir, erkekler de Çankaya'da daha az göz önünde olacak olmasından dolayı. Ayda yılda bir haberi çıkar da biz erkekler huzura ereriz en azından.

Ajda Pekkan

Bence süper olur. Kendisi değerli bir hazine sonuçta. Ülkenin tüm tarihine tanıklık etti. Hem bak böyle sarı sarı, mis gibi kadın Cumhurbaşkanımız olacak.

Karşılıklı beklentiyi sıfıra doğru indirdik

Bunları tecrübe ettikten sonra anlıyorsun ki sen sadece sevgilinden değil, en iyi arkadaşından da ayrılmışsın. Belki de ayrılığın en çok koyan kısmı bu oluyor. Evet belki sevgili olarak biraz uyumsuz bir çifttik, belki aşktan beklentilerimiz farklıydı ama seni en çok o anlardı.

Tüm bunlardan sonra şimdi arkadaş kalmaya çalışıyoruz işte biz. Kahvaltılar yapıyoruz, sinemalara gidiyoruz. "Yok yani asla olmaz" dediğimiz şeyi başarmaya uğraşıyoruz. Aklına öyle geniş geniş takılan bir çift gelmesin. Yeni birilerinden falan bahsetsek birbirimizi bıçaklayabilecek level'dayız hâlâ. Biz sadece birbirimizden beklentilerimizi sıfıra indirdik, kötü hatıralarımızı kapının önüne bıraktık, birbirimize merhem olmaya çalışıyoruz. Belki daha çok üzüleceğiz hikayenin sonunda ama şimdilik ikimiz de mutluyuz. Hem kim bilir, belki de hikayemiz o sonla bitmez.

DİĞER YENİ YAZILAR