Son zamanlarda girdiğim ortamlarda en çok dikkatimi çeken şeylerden biri ‘mış’ gibi yaşayan insanlar. Televizyon izlemiyormuş gibi, sokağa çıkmıyormuş gibi, internette vakit geçirmiyormuş gibi, aşık olmuyormuş gibi, Serdar Ortaç dinlemiyormuş gibi... Örnekler çoğaltılabilir. Bazen belli ediyorlar bu ‘mış’ gibi yapma durumlarını. O yüzden onlara bir iki taktik...
1) Ortamdan biri Survivor’la ilgili konuşmaya başladığında hemen bir şeyler at ağzına. Fındık olur fıstık olur, tut kendini, yanlışlıkla ağzından “O Turabi’de ne gıcık“ falan gibi bir şey çıkıverir, karizman yerle bir olur Allah korusun, çok üzülürsün. Unutma televizyon izlemiyorsun sen.
2) Futbolla ilgili tartışma falan olursa suratını ekşi ekşi yaparak bak onlara böyle. Hani “Ulan kepazeler, 18’inci yüzyıl Rus edebiyatını konuşmak için can atan benim gibi bir adam var yanınızda siz ne konuşuyorsunuz“ gibisinden. Bakışlarınla döv onları, Drogba falan dediklerinde “Yeni bir yazar mı o?” şekilleri yap. Oldu ya dayanamadın; “Fenerbahçe parkını severim, Beşiktaş Balık Pazarı’nda içerim, Galatasaray Hamamı’nda çimerim, gerisini bilmem” de.
3) Unutma hiçbir şeyi beğenmemeli. Popüler kültüre dair her şeyi eleştirmeli ve içinde bulunduğun ortamı negatif elektriğinle bayıltmalısın. “İzlemedim ama Kurt Seyid Ve Şura olmamış diyorlar“ de mesela, ‘Zaten romanı da iyi değildi’ de. Kıvanç Tatlıtuğ’un iyi oyunculuğunu bir türlü kabulleneme. Bunları söylerken uzaklara doğru bak.
4) İnternetten de, internettekilerden de nefret et. Sosyal medyayı boş işler olarak tanımla. “Twitter ne abi ya? Hâlâ Facebook mu var?” gibi cümleler kur. İnternet marifetiyle tanışıp sevgili olan insanları aşşağıla. Elindeki akıllı telefonu bir yerlere saklayıp teknolojinin bizi nasıl körelttiğini ve yalnızlaştırdığını, buna asla yenik düşmeyeceğini ağzına sakız et. İkide bir çok yakında telefonunu kapatıp Kaz Dağları’nda tatil yapacağını söyle.
5) Soma gibi facialarda kılını kıpırdatmadığın halde köşene çekilip elini taşın altına koyan kurumları ve insanları eleştir. Yardım yapan
kurumları ve insanları reklam yapmakla suçlayıp; “PR yapıyorlar şerefsizler“ de. Yardım yapmazsalar da “Yardım yapmıyor şerefsizler“ dersin. İnsanları samimiyetsizsiniz diye yargıla, yeterince üzülmüyorlar bunlar diye ortalığı ayağa kaldır, gerekirse acıları ölümleri yarıştır.
Merhaba yaz
- Merhaba yukarı kaldırıldığında çok karizmatik olunduğu sanılan polo yakalar.
- Merhaba en yeni Demet Akalın, merhaba en yeni Serdar Ortaç şarkısı.
- Merhaba her şey dahil sistemle gidilen otelde votka diye verilen limon kolonyasından hallice şey.
-Merhaba ev kirası ayarında istenen en plastiğinden şezlong kirası.
- Merhaba ıslak koltuk altları, merhaba toplu ulaşım aracını saran pastırmamsı koku.
- Merhaba “Limonatanın içine bir sürü ot atıp 20 liraya millete ittirelim” diyenler.
- Merhaba hanım kızlarımızın babet ve yara bandı ikilisi.
- Merhaba yıllarca kır düğünü hayali kurup Başak Düğün Salonu’nda evlenen beyaz yakalı plaza kadınlarının tarifsiz hüznü...
5 adımda ‘mış’ gibi yaşama rehberi
Haberin Devamı

