SEZONUN ilk derbisiydi Beşiktaş-F.Bahçe maçı. Derbilerde genellikle ne çok güzel futbol olur, ne de atılan gol sayısı 2’yi geçer... Dün bunun aksine çok zevkli, özellikle tempolu bir maç izledik. Bu tempo güzel golleri de beraberinde getirdi. Hele Simao’nun attığı bir gol var ki koy jeneriğe defalarca göster. İnanılmaz vurdu. Vuruşundan çok o mesafeden topa vurma cesaretini daha çok beğendim. Simao’nun bu golünden sonra tempo daha da yükseldi.
-BEŞİKTAŞ’IN bu moralle daha atak, daha iyi oynaması gerekirken bu sefer F.Bahçe sazı eline aldı. Beşiktaş kalesine daha çok gelmeye başladı. İkinci 45 dakikaya yine iyi başlayan Beşiktaş’tı. Quaresma’nın zaman zaman yaptığı pas hataları ve ısrarla topu ayağında tutup rakipe kaptırması Beşiktaşlıları birazcık kızdırdı. Ama o kızdıkları Quaresma nefis çalımlarla sol taraftan girip Almeida’ya attırdığı golle kendisini affettirdi. Bu golde Ziegler ve kaleci Volkan’nın da büyük hatası vardı.
YİNE ÇEKİLDİLER
-VELİ’Yİ çok beğendim. İnanılmaz koştu, mücadele etti. Bu çocuk oynadıkça kendine güveni gelecek, güven kazandıkça da daha iyi olacak. Simao’yu golünün dışında da çok beğendim. Belki de şu ana kadar oynadığı tüm maçlardan daha çok koştu, arkadaşlarına yardımcı oldu. Almedia’nın golle dönmesi Beşiktaş’ı morallendirirken, kendisine gelmesini de sağladı. F.Bahçe’nin, Alex ile attığı golde Caner’in büyük payı vardı. Beşiktaş çok enteresandır 2. golü attıktan sonra ilk golden sonraki gibi kabuğuna çekildi. Beleklenen oldu ve Crsitian’ın frikikten attığı gol geldi. Bu golde inanılmaz baraj hatası vardı. Eh Cenk kardeşim barajı da sen yaptırdığına göre! Bu arada her iki teknik adamın oyuncu değişikliklerindeki hamlelerini çok beğendim. Ama Kocaman belki de sahanın en iyisi Caner’i neden oyundan aldığını çözemedim. Takımın hocası o, bir bilidiği vardır her halde.
-EĞER Beşiktaş öne geçtiği gollerden sonra tempoyu arttırsaydı 3 puanla ayrılırdı. Özetle zevkli, heyecanlı, gollü bir derbi izledik. Bu derbiyi bize yaşatan her iki takım oyuncularına da teşekkür etmek gerekir. Teşekkürler çocuklar... Tabii bir kocaman teşekkür borcumuz da zırt pırt düdük çalmayarak tempoyu hiç düşürmeyen, futbolcular kadar koşan Fırat Aydınus ve yardımcılarına.
Teşekkürler çocuklar
Haberin Devamı

