Milli takımımızda 3. Fatih Terim dönemine iyi başladık ve güçsüz rakibimiz karşısında farklı bir galibiyet alarak hem puanımızı, hem averajımızı, hem de moralimizi yükselttik. Terim, Andorra karşısına Umut ve Burak’ı çift santrfor oynatarak, 4-4-2 düzeniyle başladı. Demeyin ki tabii çift santrfor oynayacak. Böylesine güçsüz bir rakip karşısında tek forvet mi oynayacak? Hayır.. Eğer böyle düşünüyorsanız öyle değil. Çünkü Fatih Hoca rakip kim olursa olsun her zaman kazanmayı düşünen bir teknik direktör.
Kalecimiz ve defansımız nasıldı sorusuna ben değil, kimse cevap veremez. Çünkü karşımızda kalecimizin ve defansımızın performansını ölçecek bir rakip yoktu. Maç 3-0 olmuş, rakip takımın kalecisi vakit geçirmeye, futbolcuları da 7-8 kişi “Aman gol yemeyelim” düşüncesiyle maçı bitirmeye oynuyor. Dün böyle bir rakibi yendik.
Ama şunu gözlemledim; rakibin böylesine zayıf olmasına rağmen milli takım, bir an olsun oyun disiplininden ve ciddiyetinden kopmadı. Gollere gelince Umut’un gol için gösterdiği gayretin çabanın yanı sıra tüm sayılarındaki vuruşlarını da alkışlamak lazım. Hele ikincisi akıl doluydu.
TEMPO ARTMALI
Goller Umut, Burak ve Arda’dan geldi. Umut’un 3 golünün asistini de yapan ve takımımızın en iyilerinin başında gelen Gökhan’ı da en az ağları havalandıran futbolcular kadar alkışlamamız lazım. Burak’ın attığı golde bu futbolcunun yakın direğe yaptığı koşuyu ve vuruşu da unutmamak gerek. Burak bu golü atasaydı Gökhan Gönül’ün şahane ortasına yazık olurdu.
En önemli rakiplerimizden Romanya’da kazandı. Salı günü deplasmanda Romanya ile çok önemli bir maç oynayacağız. Bu tempo ve futbol yeter mi? Hayır daha üstüne çıkmamız lazım. Skoru bilmem ama dün akşamdan daha iyi oynayacağımıza ve tempomuzu arttıracağımıza eminim. Çünkü milliler, iyi takımlar karşısında çok daha iyi oynuyor.
Tek kale
Haberin Devamı

