1982-2012... 30 senedir bu mesleği yapıyorum. Şimdi sayamayacağım kadar yabancı teknik direktörle çalıştım, konuştum, röportajlar yaptım, yemeğe çıktım. Hepsinin kendine göre iyi ve kötü yönleri vardı. Ama ben Carlos kadar sevimli, sempatik, candan, samimi, duygusal, sevgi ve saygı dolu, karşısında kim olursa olsun değer veren birini tanımadım. Pardon, bir kişi daha var, onun ismini yazmazsam, haksızlık etmiş olurum. Bu isim şu anda İspanya Milli Takımı’nın teknik direktörü Del Bosque... Onu unutamıyorum ve şimdi kendisine bir de Carlos eklendi.
BİR röportajda Carlos’un soy ismini söylemekte zorluk çekince canlı yayında elini omzuma koydu ve gülümseyerek “Boşver sen sadece Carlos de” dedi.
CARLOS’UN teknik direktörlüğü şu anda beni hiç ilgilendirmiyor. Ben kısa sayılabilecek bir zamanda yakından tanıma şansı bulduğum Carlos’un arkadaşlığına, dostluğuna, alçak gönüllülüğüne, samimiyetine, hoşgörüsüne hayran kaldım ve öyle zaman oldu ki, onu çok sevdiğimden gazeteciliğimi ikinci plana attım. Yoksa kendisine “İstifa etmeyi düşünüyor musunuz” diye sorardım. Ve bu soruyu soracak çok fırsat ve nedenim de oldu. Fakat Carlos sevgim bana bu soruyu sordurtamadı.
SENİ sadece ben, Beşiktaşlılar değil, tüm Türkiye çok sevdi Carlos. Bu çok az yabancı teknik direktöre nasip olur. Ve sen bunların başında geliyorsun. Hem de fazlasıyla hak ederek. Yolun açık olsun. Seni seviyoruz ve nerede olursan ol, sevmeye devam edeceğiz.
Seni hepimiz sevdik Carlos!
Haberin Devamı

