Sene 2000... G.Saray, UEFA’da kupa finali oynuyor, rakip Arsenal. Sarı-kırmızılılar muhteşem bir oyunla dünya devi Arsenal’i devirerek kupayı müzesine götürüyor. Sene 2013. Londra’da Emirates Cup’ta yine rakip Arsenal.
Aslan ikinci yarıda oynadığı muhteşem futbolla UEFA’nın ardından Emirates Cup’ı müzesine götürüyor. Deyim yerindeyse “Eee be Arsenal, ne çektin bu G.Saray’dan”.
İlk 45 dakikada G.Saray’ın gerçek oyununu göremedik. Özellikle ataklarda adeta hiç yoktular. Ve daha maçın başlarında rakiplerine 2 net gol pozisyonu verdiler. Burada defans hatası değil, Chedjou’nun bireysel hataları vardı.
Semih’i çok başarılı buldum. Son derece soğukkanlı ve kendinden emindi. G.Saray ilk 45 dakikada ferdi hatalar dışında kalesinde pozisyon vermedi. Bunda rakip takımın ataklarında adeta 3. stoper olan ve hemen hemen her topa yerden, havadan müdahele eden Melo’nun büyük katkısı var.
Fatih Terim’in defalarca, “İlla da Melo, illa da Melo” demesinin nedenini dün çok daha iyi anladık.
G.Saray ilk yarıya Elmander ve Umut’la çift santrfor olarak başladı ama bu ikili bekleneni vermekten çok uzaktılar. Bu yarıda defalarca defansına gelerek ikinci bir sol bek olan Amrabat’ı da çok beğendim.
ALKIŞLAR G.SARAY’A
Terim ikinci yarıya Sneijder ve Drogba gibi yıldızlarıyla başladı. Bu iki yıldızın girmesiyle G.Saray rakip kalede daha korkulu ve etkili oldu. Nitekim Emirates’te çok kez ağları sarsan Drogba, “Huylu huyundan vazgeçer mi?” dercesine attığı 2 golle kupaya ve maça damga vurdu.
Özellikle 2. golde topu kontrol edişi ve fileleri havalandırışı var ki, taraflı tarafsız tüm futbolseverler, “Helal osun sana Drogba” dedi. Tabii pası veren Sneijder’i de kutlamak gerekir.
Özetle G.Saray, Avrupa’da çok önemli takımların oynadığı bir turnuvada kupayı alarak bir kez daha göğsümüzü kabarttı. Peki ne yapmamız gerekir? Gururla ve büyük bir coşkuya G.Saray’ı alkışlamamız. Çünkü G.Saray bu alkışı fazlasıyla haketti.
Ne çektin be Arsenal
Haberin Devamı

