Dünya Kupası Elemeleri’nde oynayacağımız maç öncesi Gana ile yaptığımız son hazırlık maçında kazanamadık. Kimse kusura bakmasın. Bu milli takım ruhuyla, bu futbolla hiçbir takımı yenemeyiz. Milli Takım ruhu diyorum. Hele hele 2002’yi, 2008’i yaşamış bir futbolsever olarak bunda sadece Milli Takım futbolcularını, teknik heyeti, Federasyon’u suçlamak kolaycılık olur. Hataları yok mu, tabii ki var. Ama basın olarak bizim de Milli Takım’ın ruhunun ve havasının olmamasında hatalarımız var, yanlışlarımız var.
Ne olursa olsun. Neymiş efendim özel maçmış. Milli maçın özeli, resmisi olmaz, olmamalı. Dediğim gibi biz yazılı ve görsel basın olarak oynanacak milli maçı, spor sayfalarının dibinde 3 sütun görüp, Arda’nın Fernandes’in transfer haberlerini manşete çıkarırsak, ne Milli Takım’ın ruhunu, ne de havasını yakalayabiliriz.
BU GOLLERİ YEMEK ÇOK AYIP!
İlk 45 dakikada iyi oynamamıza rağmen soyunma odasına 2-0 galip gittik. 2 golün yanında Burak attığından daha net pozisyonları gole çevirseydi belki 2 değil 4 farkla soyunma odasına giderdik. Ama hemen şu gerçeği görmek lazım, bu pozisyonları Gana’nın yaptığı hatalar sonucu bulduk. Çabuk oynadığımız zaman etkili olduk, golü ve pozisyonları bulduk. Ama bu söylediğim dakikalarda Gana son derece yetersizdi.
2. yarıya çıkarken avantajlıydık. Hem evimizde oynuyorduk, hem de 2-0 galiptik. Ne beklemeliyiz? Daha iyi futbol, daha çok gol... Ama hiç alâkası yok. Oynayan ve golleri atan Gana’ydı. Yediğimiz golleri görmediyseniz Allah aşkına bir yerden izleme imkânı bulursanız izleyin. Hem komik, hem ayıp. A Milli Takım böyle gol yemez.
İlk golde kaleci eliyle uzun degaj yapıyor, sol çizgide Gyan topla buluşuyor ve attığı şutla ağları havalandırıyor. Yani iki pasta gol yiyoruz. Ve bu pasların biri de elle kullanılmış. İkinci gol ise tam bir skandal. Adam 30 metreden orta yapıyor. Gyan kafayı vuruyor ve 2. golü yiyoruz. Ağlar mısın, güler misin? Taraftarı ne siz sorun, ne ben söyleyeyim. Bir milli maç oynanıyor. Tribünlerde 1000 kişi yok.
Kimse kusura bakmasın!
Haberin Devamı

