Bu bir Del Bosque hikayesi

Haberin Devamı

2004-05 sezonu başkan Yıldırım Demirören, teknik direktör yok. Her kafadan bir ses, aklına gelen isim yazıyor, konuşuyor. Bunlardan biri de Real Madrid’i çalıştıran Del Bosque. Artık bu kadar da uçulmaz diyoruz. Adam Real Madrid’i bırakıp Beşiktaş’a mı gelecek? Ama Yıldırım Demirören bu kadar da uçulmaz denilen ismi Beşiktaş’a getirmeyi başarıyor.

SEZON başlıyor, Beşiktaş ilk yarıyı lider F.Bahçe’den 13 puan geride bitirip kupadan da elenince Del Bosque’ye tak herkes yoluna deniliyor ve İspanyol gönderiliyor.

GELİRKEN coşkuyla karşılanan Del Bosque gönderilirken her zaman olduğu gibi yalnızdı. Röportaj yapmak için havaalanına gidiyorum, açıkça söyleyeyim hiç umudumda yok. Ruh hali nasıl olur? Suratı asık mı? Gergin mi? Sinirli mi? Kızgın mı? Bu havadaki bir insan röportaj verebilir mi? Yanına yaklaşıyorum hiç de anlattığım havada değil. Her zamanki güler yüzüyle karşılıyor bizi ve de röportaj yapıyoruz. Belli etmiyor ama belli ki üzgün ve kırgın.

‘BAŞKAN BİRAZ BEKLESİN’

NEYSE daha sonra İspanya Milli Takımı’nın başına geçiyor. Bir randevu alıp bizim kameraman Ümit Kül ile yanına gidiyoruz. Randevu saati 14.00, 10 dakika kala geliyor röportaja başlayacağız. Tam o sırada sekreteri Del Bosque’ye İspanya Futbol Federasyonu Başkanı’nın görüşmek istediğini söylüyor. Gideceği yer 2 oda ötede. Ben “Vaktimiz var sorun olmaz” dememe rağmen, Del Bosque sekreterine dönüp “Misafirlerim Türkiye’den geldi. Röportaj bitsin hemen geliyorum, onları bekletmem ayıp olur” der.

HER şey hazır röportaja başlayacağız. “Kamera açık mı?” diye soruyor. “Evet” deyince, “Lütfen kapatır mısınız özel bir şey konuşmak istiyorum” ve Ümit kamerayı kapatıyor, Del Bosque konuşmaya başlıyor.

‘BU PARA İÇİMDE YARADIR’

“BEŞİKTAŞ’LA mahkemeliğiz şu anda, toplam alacağımız 3 milyon Euro. Beşiktaş’a 3 kez haber gönderdim. Bu parayı şimdi ödemezseniz çok daha fazlasını ödersiniz. Cevap, biz de mahkemeye gittik, bu davayı kazanırız. Ve onlara diyorum ki bizim avukatlarımızın böyle kaybedilmiş tek bir davası yok. Avukatlarım da neden arıyorsun bırak ödemesinler diye deyim yerindeyse beni dövecekler. Ve davayı kazanıp 3 milyon Euro yerine, 8.5, 9 milyon Euro almayı hakediyoruz. Bu paranın zaten çoğu avukatlara gitti. Diğerini de ben ve yardımcılarım aldık. Beni üzen başarılı olamadığım bir takımdan istemeyerek de olsa hakkım olmayan parayı almak. Bu içimde bir yaradır. Sizlerle paylaşmak istedim.”

KAMERA açılıyor röportaj başlıyor ve bitiyor. Del Bosque bizi en iyi şekilde ağırlayıp yolcu ediyor. Demirören’in “En büyük pişmanlığım Del Bosque’yi göndermektir” itirafı ne kadar doğruymuş. Teknik adamlığı için 2 kelime söyleyeceğim çünkü mal ortada. Bizim yılın kasabı seçtiğimiz Del Bosque’yi FIFA ‘Yılın teknik direktörü’ seçti. Bilmem anlatabildim mi?

DİĞER YENİ YAZILAR