F.Bahçe, Bursa, G.Saray ve Trabzon’dan sonra Beşiktaş’ı da geçen Kasımpaşa, oynadığı futbol ve attığı birbirinden güzel gollerle galibiyeti fazlasıyla hak etti. Paşa’da galibiyeti getiren kimlerdi derseniz; İsim vermeden bütün takımdı derim.
Toplu hücum, toplu defans, yardımlaşma.. Kısacası futbol adına güzelliklerin çoğu Kasımpaşa’dan geldi. Müthiş akıllı oynadılar, kontraatak dersi verdiler. Tebrik etmek ve alkışlamak gerekir.
Beşiktaş'a gelince; Trabzon’da oynadıkları futboldan daha iyidiler. Beceriksizliklerin yanı sıra direkleri de hesaba katarsak, biraz da şanssızlardı diyebiliriz. İnanılmaz goller kaçırdılar.
Mesela şahene bir gol atan Olcay, karşı karşıya topu kaleciye nişanladı. Niang 6 pastan topu içeriye atamadı. Almeida’nın ve Fernandes’in direkten dönen topları ise Beşiktaş adına şanssızlıktı. Veli oynamadığı zaman Beşiktaş orta sahası ayakta kalamıyor.
BEŞİKTAŞ ŞANSSIZDI
Trabzon'da olduğu gibi bütün yük İ.Toraman’ın omuzlarındaydı. O da tek başına ama bu kadarını yapabilirdi. Samet Hoca’nın gol için yaptığı hamleler doğruydu. Bana göre yanlışı ikisi de gününde olmayan Fernandes ya da Oğuzhan’dan birisini oyundan çıkarmamasıydı. Bir kez daha gördük ki Trabzon’da kazanamayan Beşiktaş, Kasımpaşa’ya da yenildi. Bunun en büyük nedeni Beşiktaş’ın orta sahayı rakibe vermesiydi.
Özetle Kasımpaşa oynadığı futbolla 3 puanı fazlasıyla hakeden taraftı. Beşiktaş’ın kaybetmesi ise beceriksizlik ve şanssızlığın birleşimiydi. Maçın hakemi Cüneyt Çakır’a gelince; Zaman zaman atmosferi yüksek olan maçı çok iyi yönetti. Kasımpaşa’yı kutladığımız gibi Çakır’ı da kutluyorum.
NOT: Cenk iyi bir kalecisin ama kötü gol yiyorsun. Yediğin ilk golü bir izle sonra konuşalım..
Alkışlar Kasımpaşa’ya
Haberin Devamı

