Tolga’nın performansı rekabetin habercisi

Tolga’nın daha 1. dakikada Larsson ile karşı karşıya kaldığındaki sakinliği, pozisyona hakimiyeti ve erken yön tayin etmemesi hazır olduğunun kanıtı

BEŞİKTAŞ-G.Antep maçında yeni transfer Boyko yerine tercih edilen Tolgaş, performansıyla göz doldurdu. 1. dakikada Larsson ile karşı karşıya kaldığında sakinliği, pozisyona hakimiyeti erken yön tayin etmeyerek vuruşu beklemesi ve en önemlisi doğru teknikle hamle yaparak ayağıyla topu uzaklaştırması, Tolga’nın maça zihinsel olarak hazır olduğunun kanıtı idi. 2. yarı Habibou sağına yerden ve sonrasında yine sağına yüksek sert ayak içi vuruşlarını karşılayarak takımına güven verdi. Kaledeki rekabetin habercisi olan bu performans şüphesiz Beşiktaş için bir kazanç olacaktır.


HAFIZADAKİ HAMLE

G.ANTEP kalecisi Alperen ise genç milli takımların her yaş kategorisinde görev yapmış yetenekli bir isim. Duygusal zekası hayli gelişkin olan Alperen’in, Gökhan’ın vuruşunu tam bloke edemeyerek ilk golü kalesinde görmesi tamamen topa yatma tekniğiyle ilgili. Ayak yanına gelen sert toplarda kullanılan, ani olarak ayakların bir yöne savrulup elle topu bloke edilmesi şeklinde kısaca tanımlanabilecek ve sıyırtma olarak bilinen bu tekniğin en önemli dez avatajı bu golde ortaya çıktı.

Haberin Devamı

UZUN yıllar bu teknikle çalıştırılan kalecilerde, normal öne uzanarak hamle yapıp yatması gereken pozisyonda, bazen istem dışı sıyırtma tekniğinin etkisiyle bu tip hatalara neden olabilmekte. Bu konudaki düşüncem, doğru zamanda ve iyi uygulandığında etkili olan sıyırtma tekniği ve diğer topa yatma teknikleri kalecilere mutlaka tam olarak ayrıntılı öğretilmelidir.

KALECİ, doğru hamleyi hafızasından bulup çıkarmakta zorlandığında, bilmesi gereken daha çok tekrarla ve maç oynayarak bu durumu yerli yerine oturtabileceği gerçeğidir.

SONUÇ olarak Beşiktaş gibi zor rakibe karşı süre alan Alperen, 4 gol görmesine rağmen ülke futbolunun hemen yakın zamanda yararlanabileceği önemli bir kaleci. Maç eksiğini kapatabildiği, devamlılığını sağlayabildiği ölçüde, kalıcı olabileceğini unutmamalıdır.

Haberin Devamı

ÇALIŞMAK… ÇALIŞMAK…

“...Genç milli takımda oldukça iyiydim. Bir yıldız, daha doğrusu bir yıldız adayıydım… “Schumacher, bu çocuk harika…” deniyordu. Ama geç olmadan anladımdı ki, birçok zayıf yanım vardı. Bu da çok çalışmam gerekiyor demekti. Bir ara ‘en büyük’ olduğumu bile düşünmüştüm. Fakat aslında bir hiçtim. Amatör ve profesyonel futbol arasındaki fark, çilek dondurmasıyla gökdelen arasındaki fark gibiydi, bana meydan okuyordu.
KÖLN’ÜN kaleci antrenörü Rolf Herings ile yaptığım ilk antrenmanda, gerçeklerle yüzleşmiştim. Toplar yanımdan vızır vızır geçiyordu. Bir tane bile tutamamıştım.
YILLAR sonra Rolf beni şöyle avutmuştu: “Tamamen yerin dibine geçmiştin. Kendine güveninden eser yoktu. Her sözüme alınıyordun. Topların arkasından bir sincap gibi koşuyor, olmuş erik gibi karın üstü yere düşüyordun. Ama öğrenmek istiyordun. Bu benim hoşuma gitti.
Kendini aşmak için saatlerce uğraşıyordun, gücünün son damlasını bile kullanmaya her zaman hazırdın.. Bakırcılık yapacağıma sekiz saat bunu yaparım demiştin. Harald, işte beni bu etkiledi…”

Haberin Devamı
DİĞER YENİ YAZILAR