Nasıl olur?

Haberin Devamı

“Keşke” demeyi sevmiyorum... O yüzden, “Nasıl olur?” diye bir umut ifadesiyle yazıyorum beklentilerimi.

Ve umarım bunlar için ‘beklenti’ sözcüğü yerindedir. ‘Hayal’ sınıfında değildir umarım az sonra okuyacaklarınız...

Tümünün hayata geçmesini elbette beklemiyorum ama şu aşağıdaki listenin maddelerinden sadece birkaçı gerçekleşse diyorum 2012’de... O bile yeter.

Yeni yılda;

- Ölümler olmasa...

- Sapla saman, at izi ile it izi karışmasa...

- İnsanların emeklerine saygı gösterilse...

- Asgari ücret yoksulluk sınırının altında kalmasa...

- İnsanlar depremin değil başka insanların sahtekarlıklarının yıktığı binaların altında can vermese...

- Bir sürücü, en azından yaya geçidinde, bir yayaya yol verse...

- “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” sözüne bu kadar fazla itibar edilmese...

- ‘Hata’nın insani bir durum olduğu gerçeği kabul edilse...

- ‘İyi niyet’ ile ‘acz’ arasındaki ince çizginin farkına varanların sayısı artsa...

- Aynı şekilde, ‘samimiyet’ ile ‘hadsizlik’ arasında da çok ince bir çizgi olduğu görülse...

- Sabır, anlayış, tahammül sadece karşıdakinden beklenmese...

- ‘Empati’ denilen davranış biçimi yaygınlaşsa, yani insanlar kendilerini karşısındakinin yerine koyma erdemini sergilese...

- Yapılan kötülükler, yapanın yanına kar kalmasa...

- En büyük kazıklar, en yakındakilerden yenmese...

- İnsanlar birbirlerini, ‘bizden olanlar’ ve ‘olmayanlar’ diye kategorize etmese...

- “Yasalar önünde herkes eşittir” prensibinin devamında “Ama bazıları daha eşittir” fiili durumu gelmese...

- İddia sahipleri ispatla mükellef olduklarını iddialarını kanıtlamaya mecbur kalsa...

- Hepimiz daha fazla tebessüm etsek...

- Daha az yalan söylesek...

- İnsanları kullanmasak...

- Emek hırsızlarına ‘muteber insan’ muamelesi yapmasak...

- Korkunun ecele faydası olmadığının farkına varsak...

- Haysiyet cellatlarına, hep birlikte karşı çıksak...

- Namusluların da en az namussuzlar kadar cesur olması gerektiğini hatırlasak ve her fırsatta hatırlatsak...

- Güçlüden değil, haklıdan yana olanların sayısını artırmak için uğraşsak...

- Bir “Merhaba”yı, bir “Günaydın”ı esirgemesek birbirimizden...

- Daha çok bağıranın daha haklı olduğu genel kabulüne başkaldırsak...

- Bizden farklı düşünenleri hemen ötekileştirmesek ve tabii yaftalamasak...

- Adalet olması gerektiği gibi adil olsa ve gecikmeden yerini bulsa...

- Yalancının mumu yatsıdan sonra da yanmaya devam etmese...

- Gelenler gidenleri aratmasa...

- Sükutun her zaman ‘ikrar’dan gelmediğini görebilsek...

- Hayatın her şeye rağmen güzel olduğunu, her türlü acıya, her türlü zorluğa rağmen yaşamak için, şükretmek için birçok nedenimiz olduğunu unutmasak...

ÖNEMLİ NOT:

Ben bu yazıyı, 2001 yılından beri, gazetede görev yaptığım her yeni yıl arifesinde yazıyorum.

Her sene de, “Umarım bu liste seneye birkaç madde kısalır” diyorum ama aksine uzuyor maalesef... Endişem seneye de bu geleneğin değişmemesi...

Gönlünüze göre bir yeni yıl dileğiyle...

DİĞER YENİ YAZILAR