Çukurca saldırısı sonrası dünyanın farklı başkentlerinden açıklamalar geldi. Teröre lanet yağdıran kınama mesajları.
NATO Genel Sekreteri’nden (ki kendileri ROJ Tv’nin hamisi Danimarka’nın eski başbakanı olurlar), Birleşmiş Milletler’den, Washington’dan, Berlin’den, Londra’dan, Paris’ten, Brüksel’den...
Hepsinde şehitler için üzüntü bildiriliyor.
Hepsinde terör kınanıyor, lanetleniyor.
Ve hepsinde, “Terörle mücadelesinde Türkiye’nin yanındayız” ifadesi yer alıyor. Ya da “Bu mücadelede Türkiye’ye verdiğimiz destek sürecek” türünden bir cümle.
İşte bu son noktaya itirazım var.
Bir şeyin ‘sürmesi’ demek, ‘var olan’ın devam edeceği demektir.
Yani dünya diyor ki, “Ben Türkiye’ye terörle mücadelesinde zaten destek veriyorum. Ve buna devam edeceğim.”
Ben de diyorum ki, “Haydi canım sizde!..”
Bugüne kadar yaptığınız ‘destek vermek’ ise buna devam etmeyin lütfen.
Böyle verecekseniz, vermeyin destek mestek!
Bir kez olsun şaşırt be Barzani!
Üzüntü, kınama ve taziye mesajı demişken...
Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzani’den gelen mesaja bir parantez açmak gerekiyor.
Barzani’nin içtenliğine inanmayan bir tek ben miyim acaba?
Adama sormazlar mı, “Sen nerenin başkanısın” diye?
“Üzüleceğine, kınayacağına, taziye mesajı ileteceğine ‘gereği’ni yap, ey Molla Mustafa’nın oğlu” demezler mi?
“Bu bir değil, iki değil, on değil, yirmi değil. Terör yuvaları senin yönetimindeki topraklarda, benim canımı yakan teröristler senin bölgende yaşıyor” demezler mi?
Şimdi Ankara’ya gelecek Mesud Barzani.
Açıklamaları yine bildik repliklerden oluşacak.
Söyleyecekleri belli. Daha önemlisi söylemeyecekleri de...
Bir kez olsun şaşırmayı, haksız çıkmayı öyle çok isterim ki...
Ama eminim, Barzani;
Ankara’da konuşacak, Erbil’de susacak yine.
‘Yapar gibi’ yapacak.
Türkiye’ye destek verir ‘gibi’ davranacak.
Dost ‘gibi’ görünecek.
Yine, yeniden...
Güneydoğu’dan öyküler bildiğin gibi değil
Kitabın adı “Bildiğin Gibi Değil”...
Metis Yayınlarından birkaç ay önce çıktı. Rojin Canan Akın ve Funda Danışman’ın yaptığı 19 söyleşiden oluşuyor kitap. Çocukluğu 90’lı yıllarda Güneydoğu’da geçmiş 19 Kürt genciyle yapılmış söyleşiler.
Okunmalı mı?.. Evet, kesinlikle.
Kitabın adı “Güneydoğu’dan Öyküler”...
Yıllar önce yayınlanmıştı, Alfa Yayıncılık’tan 2010’da tekrar çıktı. Hakan Evrensel (Nefes filminin senaryo danışmanlığını da yapmıştı), Güneydoğu’da terörle mücadele edenlerin, askerin yaşadıklarını anlatıyor.
Okunmalı mı?.. Kesinlikle evet.
Hatta bence eş zamanlı okunmalı bu iki kitap.
Hemen birbiri ardına bile değil, birlikte okunmalı...
Bölgeye salt ‘asker gözlüğü’ ile bakarsanız sağlıklı tespitlerde bulunmanız mümkün değildir.
Aynı şekilde, bölge gerçekliğini sadece birilerinin anlattıklarından ibaret kabul ederseniz, yine yanılırsınız.
Durum aslında bu iki kitabın adlarının birleştiği bu bölümün başlığındaki gibi.
Önemli not:Terörün esaretindeki coğrafyadan çıkmış söz konusu iki kitapla ilgili bu satırları geçen hafta, yani Çukurca saldırılarından önce yazmış ancak seyahatler ve gündem sebebiyle bir türlü yayına verememiştim. Türkiye’yi sarsan gelişmenin ardından fikrim değil değişmek, aksine perçinlendi.
Desteğiniz sizin olsun
Haberin Devamı

