HERŞEY 15 Nisan’daki ‘G.Saray’a Fukara Yardımı’ başlıklı haberimizle başladı, benim bildiğim kadarıyla.. G.Saray’ın eski başkanı Mehmet Cansun, arkadaşımız Tayfun Bayındır’a “2000’deki UEFA zaferinin ardından devletin vereceği 5 milyon $’lık ödülü, Fak-Fuk-Fon (Fakir Fukara Fonu)’dan aldıklarını” anlattı.. IMF’in o dönemki temsilcisi Cotarelli’nin adının da bol bol geçtiği, spor-siyaset ilişkisini ortaya koyan çarpıcı bir haberdi bize göre..
Neyse.. Haberin çıktığı gün, G.Saray yönetimi internetten açıklama yapıp mealen şunları öne sürdü:
“VATAN art niyetli, bunların amacı G.Saray’ı aşağılamak, muhtaç bir kulüp gibi göstermek... Bu gerçekdışı haberle, tek yürek olan camiamızın konsantrasyonunu bozmak istiyorlar... TC’nin kulübümüze layık gördüğü ödülün kaynağını sorgulama ehliyetimiz yoktur... Ayrıca Cansun’un ifadeleri çarpıtılmıştır. Cansun, ödülün kaynağı konusunda bir bilgisi olmadığını ifade etmiştir.. Hangi amaca hizmet ettiği belli olan bu haberleri üreten VATAN’a G.Saray’ın tüm kapıları kapanmıştır..”
Vay canına.. Doğruluğunu muhataplarının da kabul ettiği tek bir haberle ‘yeni’ yöneticiler bize Florya’yı yasaklıyordu.. Her kararları böyle keyfi belki de..
Ertesi gün Tayfun Bayındır yanımdan Mehmet Cansun’u arayıp “Sayın başkan, biz sizin hangi açıklamanızı çarpıtmışız?” diye sordu.. Cansun şunları söyledi: “Vallahi, ben kimseye öyle birşey söylemedim.. Zaten sizin haberi de görmedim.. Kulüpten arayıp, telefonda birşeyler söylediler, başlıktan şikayet ettiler.. Bu haberi niye koymayacaksınız ki? Benim sıkıntım yok sizinle.. Zaten parayı da FAK-FUK-FON’dan aldığımızı ortaya çıkarmışsınız..”
Yani biz Cansun’un ifadelerini çarpıtmamıştık..
‘Onlar’ kurnazlık yapıp Cansun’un ifadelerini bize karşı çarpıtmaya çalışmıştı, o kadar..
GAZETE olarak hiçbir kulübe normaldışı bir yakınlığımız veya uzaklığımız yok.. Sadece haberciyiz ve kaderimiz böyle belki de! Bu söylemi örnekleyelim:
6 Nisan’da Yıldırım Demirören ile Hasan Doğan arasındaki bir telefon konuşmasını yayınladık.. O konuşmada hakem Hakan Sivriservi için “satılmış, Aziz Yıldırım’ın tetikçisi” diyen Demirören ile buna müdahale etmeyen Doğan da bize bozuldu..
Ama haberi yalanlayamadılar..
15 Nisan’da “Erman Toroğlu ile Hıncal Uluç’a kim olduğumu göstereceğim” diyen F.Bahçeli Semih’in açıklamaları yine bu sayfalarda yer aldı.. F.Bahçe hoşlanmadı; Semih bizi yalanlamak zorunda kaldı, çünkü yalanlamasa yönetimden 5 bin $ ceza alacaktı.. F.Bahçeliler de bize kızgın yani..
Şimdi de tek haberle bizi ‘G.Saray’ın düşmanı’ yapmaya çalışanlar var.. Üstelik bunlar, son Canaydın döneminde yönetimi eleştiren haberlerimizi ayakta alkışlayıp, ‘Sizin gibi mangal yürekli gazeteci Türkiye’de niye yok?’ diye bizi övenler..
‘ONLAR’, “Bu haber yalan, bu parayı FAK-FUK-FON’dan almadık” diyemiyor.. Paranın kaynağını sorgulayamazlarmış.. Zaten sorguluyorlarsa da adres biz değiliz, eski başkanları Mehmet Cansun..
Faruk Süren onlara “Beceriksiz” diyor.. Bence boşuna dışarda hayâli düşman aramasınlar, sadece aynaya bakıp özeleştiri yapsınlar.. Bizi durup dururken G.Saray taraftarının önüne atmaya kalkmasınlar..
Olaylı F.Bahçe maçından önce 300 taraftarı toplayıp nutuk atanlar, kendi getirdikleri hocayı bitime 6 hafta kala gönderip takımı hocasız bırakanlar, kendi yöneticilerinin sporcularına Şeref Tribünü’nden bağıra çağıra küfretmesini görmek istemeyenler, günahlarını VATAN’ı kullanarak temizleyemezler..
Bu konuyu gereksiz uzatmayalım..
Bizim 103 yıllık G.Saray camiasına saygımız sonsuz.. G.Saray’la kavga etmek aklımızdan bile geçemez.. Ama camiayı arkalarına alıp kişisel savaşlarında kullanmaya çalışanlara, aynı saygıyı duymuyoruz..
Bizleri, ‘himayelerine’ aldıkları başkalarıyla karıştırmasınlar.. Ne büyük hata yaptıklarını bir gün anlarlar!

