G.SARAY Başkanı Adnan Polat’ın pazar gecesi Telegol’e verdiği röportajı izlemesem, belki VATAN’ın geçen haftaki “G.Saray Terim’e transfer teklif etti” haberi üzerine sarı-kırmızılı yönetimden çıkan cızırtılı sesleri görmezden gelecektim.. Ama bardağı taşıran, Polat’ın ekrandan herkesin gözünün içine baka baka sarfettiği sözler oldu:
“BU konuyu tekzip etmekten yorulduk.. O haberleri sürekli yalanlamaya kalksak internet sitemizin sayfaları bile yetmez.. Genelde milli takımlar toplandığı vakit, futbol şubesinden arkadaşlar muhakkak teknik direktöre ve yardımcılarına başarı dilemek için kampa giderler. Orada da uzun uzun sohbetler olur. Eskiden futboldan sorumlu olduğum dönemlerde ben de giderdim.. Yani yok ortada birşey..”
ZAMAN zaman bu sütunlardan dile getiriyorum.. Bazen F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım’a denk geliyor.. Bazen Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören’e.. Demek ki şu an Adnan Polat’ın sırası geldi..
BİZE ‘yalancı’ diyor sayın Polat.. Bunu söylerken yüzünün renginde herhangi bir ton değişikliği görmüyorum, bu da onun açısından beni endişeye sevkediyor.. Doğru olmayan birşeyi bu kadar rahat söyleyebilmesi, spor medyası olarak kimlerle her gün karşı karşıya kaldığımızı hatırlatıyor bana..
ASLINDA bizde de hata var.. Çünkü hangi haberimizle ilgili tepki oluşursa oluşsun, aradaki ‘off the record’ (kayıt-dışı) görüşmeleri kullanmıyoruz.. Mesela “G.SARAY, Terim’e transfer teklif etti” haberimizle ilgili bu prensibimizi bozsak ne olur acaba?
G.SARAY Başkanı ile Federasyon Başkanı arasında haberin çıktığı gün yaşanan konuşmayı..
HABERİMİZİN yer aldığı gazete henüz baskıya verildiği gece, VATAN’da çıkacak haberi nereden-nasıl öğrendiklerine şaşırdığımız (!) G.Saraylı yöneticilerin, bu haberin yayınlanmaması için bazı yetkili arkadaşlarımıza nasıl diller döktüğünü..
HABERİMİZİ okuduktan sonra G.Saray Başkanı ve Terim’le görüşme yapan G.Saraylı yöneticiler arasında geçen konuşmaları..
FATİH Terim’in bize neler söylediğini..
KULLANMIYORUZ..
ÇÜNKÜ adı üstünde, ‘off the record’ konuşmalar.. Kimseyi daha da zor durumlara düşürmek istemiyoruz.. Ama böyle yaparak Adnan Polatlar’ın ekmeğine yağ sürüyoruz.. O da bu sayede çıkıyor bir medya organına, boş kaleye gol atmaya çalışıyor.. Yukarıdaki cümleleri sıkılmadan sarfedebiliyor..
AYRICA internet sitesinden kamuoyuna diyor ki:
“G.SARAY, görevde teknik adamı varken başkasına teklif yapmaz.. Bu, G.Saray’ın ananelerine aykırıdır.. Bunlar hem şanlı G.Saray’ımızı, hem de Fatih Terim’i yıpratmaya yönelik, maksatlı haberlerdir..”
* SANKİ 30 Aralık 2007’de Kalli tatildeyken, İstanbul BŞ Bld.’nin hocası Abdullah Avcı’ya transfer teklif edenler G.Saray yöneticisi değildi?
* SANKİ Skibbe varken Rijkaard’la yemek yiyenler G.Saray yöneticisi değildi?
* SANKİ Skibbe varken, geçen hafta boyunca başka yabancı teknik adamların ağzını yoklayanlar G.Saray yöneticileri değildi?
ONLARA herkesle görüşmek serbest.. Bizim yazmamız ‘G.Saray’ı yıpratmaya yönelik’ ve ‘maksatlı.’
BEN spor dünyasında kendi beceriksizliğini kabul edeni görmedim şimdiye kadar.. Böyle durumlarda suçlu çoğu zaman medyadır.. Kalan zamanlarda da ‘dahili ve harici düşmanlar..’
POLAT’IN bu ‘yalan’ yalanlamasını izledikten sonra, insanın aklına daha kötü şeyler de geliyor..
DÜŞÜNÜYORUM.. Acaba Polat, bugüne kadar kamuoyuna yansımış başka hangi konularda gerçeğe aykırı beyanlar vermiş olabilir?
AKLIMA ilk olarak 12 Temmuz 2007’de Mahmut Uslu’nun ortaya attığı şu iddia geliyor:
“2003 yılında Moskova Havalimanı’nda Adnan Polat ile karşılaşıyorlar.. Uslu hakemlerden şikayet ediyor. Polat akıl veriyor: Ama siz yanlış yapıyorsunuz. Geldiğiniz günden beri Haluk’la (Ulusoy) kavga ediyorsunuz. Biz 4 sene üst üste nasıl şampiyon olduk sanıyorsun? Haluk’la iyi geçinin, yan hakemleri ayarlayın, gör bak nasıl şampiyon olursunuz..”
ADNAN Polat ertesi gün bunu yalanlıyor.. Haber çıkmadan önce benimle yaptığı telefon görüşmesini de unutarak üstelik..
SONRA F.Bahçe’nin şampiyonluğu Denizli’de bıraktığı 2006’daki söylentiler zihnimde canlanıyor.. Ortada dolaşan teşvik primi çantaları.. Bizzat Denizli Başkanı Ali İpek tarafından kamuoyuna açıklanmışlardı, “Denizli küme düşerse bunları teker teker beyan edeceğim” demişti İpek! Neyse Denizli küme düşmedi de öyle umuma açık bir beyan olmadı.. G.Saray’la alâkalı söylentileri Polat, yalanlamıştı o zaman..
95-96 sezonunda Serdar Çakman’ın hakemliği bırakmasına dek uzanan olayı da yalanlamıştı Polat..
SADECE Polat mı? Fatih Terim de beni hayâl kırıklığına uğratıyor.. G.Saray’ın teklifi sorulduğunda ne diyor Bosna maçından önceki basın toplantısında:
“BÖYLE kritik bir maç öncesi benim dışımda gelişen spekülasyonlarla ilgilenmiyorum..”
YANİ? “görüştü mü”, “görüşmedi mi” belirsiz..
BENİM tanıdığım Terim, öyle bir görüşme olmasa haberin altında imzası bulunan arkadaşımız Tayfun Bayındır’ı, basın toplantısında aleme rezil ederdi.. Ama o da konuyu ortalıyor..
O zaman ne oluyor? G.Saray, Milli Takım’ın kamp yaptığı Swiss Otel’de Terim’e 2 gün üst üste teklif yaptı mı, yapmadı mı? Halk gerçeği anlayamıyor.. Medyaya kızıyor.. Biz G.Saray düşmanı oluyoruz..
TIPKI daha önce de F.Bahçe veya Beşiktaş düşmanı ilân edildiğimiz gibi..
SON günlerde kendi aramızda çok sık kullandığımız bir söz var:
HALKI kandırabilirsin ama Hakk’ı kandıramazsın.. Eğer biz kandırıyorsak bize (sadece VATAN’ı kastediyorum, medyanın genelini değil) yazıklar olsun..
AMA eğer onlar kandırıyorsa..
ZATEN bir gün hesabını verirler..

