Ucuz kurtulduk

"Hani Saracoğlu'ndaki olaylar abartılmıştı? Hani biz mağdurduk? FIFA durduk yere Türkiye'ye niye böyle bir ceza verdi?" diyenler...İşte merakınızı giderecek detaylar

Haberin Devamı

Takke düştü, kel göründü...
Tamam, FIFA tarihinin en ağır cezalarından birini Türkiye'ye verdi.

Tamam, FIFA Başkanı Sepp Blatter yaptığı 'alışılmadık' açıklamalarıyla olayı siyasi bir kampanya haline dönüştürdü...

Tamam, Türkiye maçtan önce ve sonra yaşanan olaylarla ilgili savunmasını iyi yapamadı. Daha doğrusu Grichting'in yediği tekmeyi 'fail-i meçhul' boyutundan çıkartamadı, gerçek sorumluları bul(a)madı.

Tamam, bu ceza hem bizim için utanç vesilesi oldu hem de 2008 Dünya Kupası'na gitmemizi bir hayli zorlaştırdı. Dünya çapında 'İşte barbar Türkler' imajının kuvvetlenmesine de çanak tuttu.
Ama herkes niye 6 maç tarafsız sahada ve seyircisiz oynama cezası aldığımızı soruyor...

Şurası kesin... Merkezi 'kara para aklama cenneti' İsviçre'de olan FIFA temiz bir örgüt değil. Ama 'aptal' bir örgüt hiç değil...

Bugüne dek İsviçre maçının öncesinde ve sonrasında yaşananlarla ilgili herkes konuştu, herkes yazdı. Üstelik, bu konuda en azından 'saha içinde yaşanan ve herkesin gördüğü' gerçekleri yazanların nerdeyse bir 'vatan haini' ilân edilmedikleri kaldı. Şimdi bu cezanın sebebini o yayınlara bağlayan aklıevveller bile çıkabilir. Oysa soyunma odasında yaşananlar medya tarafından 'sağduyu' süzgecinden geçirildi ve gündeme getirilmedi.

Dedik ya, artık takke düştü, kel göründü... Bazı gerçekleri 'kendimizden' sakladık ama FIFA'dan saklayamadık, tarihi bir ceza aldık.

Bu maçtan sonra olayların içinde olan-olmayan pek çok yetkiliyle konuştuk. Anlattıklarını tüylerimiz ürpererek dinledik. Şimdi onlardan bize anlattıklarını kamuoyuyla da paylaşmalarını bekliyoruz. Sayın Levent Bıçakçı, Sayın Hasan Doğan ve Sayın Fatih Terim'e soruyorum:

BU SORULARA YANIT VERİN
İsviçre'nin karşılanmasıyla ilgili Conrad Oteli'nde düzenlenen toplantıda hangi kararlar alındı? Bu toplantıda sayın Doğan var mıydı? Emniyet Müdür Muavini "Böyle birşey yapamayız. Beni sürerler" diye diretince, kim Başbakan'ın adını kullanarak güvence verdi? İsviçreliler'i 3.5 saat havaalanında bekleten emir kimden çıktı? İsviçre kafilesinin Tophane'de yumurta yağmuruna tutulması 'tesadüf müydü? Yoksa bunda bir Milli Takım yetkilisinin parmağı var mıydı?

Maç biter bitmez, sayın Terim futbolcularına "Çıkartmayın bu o.... çocuklarını buradan" diye bağırdı mı? Bunların görüntüsü herhangi bir yayıncının elinde var mı?

Soyunma odası tünelinde Grichting'in mesanesini patlatacak kadar şiddetli tekmeyi Serkan mı, yoksa onun kadar kısa boylu ve ertesi gün işine son verilen bir güvenlik görevlisi mi attı?

F.Bahçeli Volkan, tünelde çıkan arbedede başrol oynayıp hakem odasının kapısını omzuyla zorladı mı? Volkan, Tümer ve Emre, Fatih Terim'in gözü önünde Belçikalı hakeme saldırıp tartakladı mı? Korkudan altına kaçıran hakem kime sarılarak hüngür hüngür ağladı? Hakemin raporuna bu olayları yazmamasını kim ve nasıl sağladı?

Zorlanıp menteşelerinden çıkan hakem soyunma odası kapısının fotoğrafını kimler çektirdi? Bu fotoğraf şu anda kimlerin elinde?

Fatih Terim, gerçekten de medyaya anlattığı gibi tüneldeki olayları sakinleştirmeye mi çalıştı, yoksa bağrış çağırışlarla körükledi mi?

Tüneldeki güvenlik kameralarının çektiği görüntüler kimin elinde? Hangi kulübün yönetim kurulu toplantısında bu görüntüler izlendi ve herkesin ağzı açık kaldı? (Görüntüleri izleyen bir kulüp yöneticisi bize 'O koridorda yaşananlar ortaya çıkarsa, pek çok kişi sokağa bile çıkamaz' demişti.)

Bu soruların yanıtlarını Türkiye bilmiyor ama belli ki FIFA öğrenmiş... Belçikalı hakem belki raporuna bu olayları yazmamış ama o gece telefonda Blatter'e ve gözlemcilere anlatmış, Blatter de meşhur konuşmayı bu bilgilerle yapmış...

Şenes Erzik'in bile kabul ettiği gibi, Türkiye ihraç edilmenin eşiğinden dönmüş...

İHRACI BIÇAKÇI ÖNLEDİ
Emre, Alpay, Mehmet Özdilek ve Serkan bu cezanın görünen yüzleriydi. Peki ya futbolcuları bu yola itip onları cesaretlendirenler? Peki ya gereken önlemleri almayanlar? Onlar ne olacak?
Herkes 'toz' oldu... Sorumluluğu üstlenip görevini bırakan veya özür dileyen hiç kimse yok ortalıklarda! (Mehmet Özdilek dışında)

Türkiye olarak 'özeleştiri' yapmayı sevmiyoruz ama artık bundan kaçamayız. Bu ceza da Beşiktaş'ın 2003-2004 sezonunda kaçırdığı şampiyonluk gibi 'kara delik' olarak kak, herkes kapı arkasında konuşup kamera görünce yalan söylerse bu işin içinden çıkamayız, kompleksimiz törpülenir.

Burada Levent Bıçakçı'nın hakkını vermek gerekiyor sadece... Federasyon seçim karan aldıktan sonra, koltuğu kaybettiği kesinleşmesine rağmen bütün mesaisini daha az ceza almamız için harcadı. (Kaldı ki diğerleri o sırada Başbakan'ın adıyla federasyona başkan arıyorlardı.) Bıçakçı, belki de 'olası' bir ihraçtan Türkiye'yi kurtardı. Dün de medyanın "Bu işin sorumlusu kim?" sorusuna hiç eveleyip gevelemeden "Bizim federasyon" yanıtını verdi, ihaleyi üstüne aldı. Federasyonuna hakim olamayan ve darbecilerin ihtilaliyle koltuktan inen bir başkan olarak tarihe geçmesine karşın, en azından giderken devleşti.

Sıra diğerlerinde! Ya gerçekleri anlatırlar ya da...

DİĞER YENİ YAZILAR