Teşvik vermeyen varsa, el kaldırsın

10 gündür Süper Lig'de yaşanmış teşvik primi ve şike olaylarını teker teker, bütün detaylarıyla kamuoyuyla paylaşıyoruz...

Haberin Devamı

10 gündür Süper Lig'de yaşanmış teşvik primi ve şike olaylarını teker teker, bütün detaylarıyla kamuoyuyla paylaşıyoruz...

Neler mi mesela?

En güncelinden, geçen sezon küme düşen Samsunspor'un eski başkanı Adnan Ölmez'in iddialarından başlayalım...

İddiaya göre geçen sezonun 31. haftasındaki Samsun-A.Gücü maçından önce, Futbol Federasyonu Asbaşkanı (ve eski A Gücü 2. Başkanı) Mehmet Kemal Ünsal, MHK eski başkanı Bülent
Yavuz'la birlikte Adnan Ölmez'e şu teklifte bulunuyor:

"Bize 500 bin dolar ver, A.Gücü maçı sana satsın."

Ortalık karışıyor...

Futbol Federasyonu, A.Gücü Başkanı Cemal Aydın'ın da hazır bulunduğu bir olağanüstü toplantıda olayı değerlendirip, komisyona havale ediyor. Şenes Erzik ve Levent Bıçakçı'nın başkanlık için yapılan teklifleri reddettiği komisyon, VATAN'ın ortaya çıkardığı bu skandali araştırmak için kuruluyor sadece...

Sonra A.Gücü Başkanı Cemal Aydın ortaya çıkıyor...

Samsun'un, dürüstlüğüne 'kalıbımı basacağım' başkanı Adnan Ölmez'le ilgili çok talihsiz bir demeç veriyor. O demeç, Kulüpler Birliği'ne başkanlık yapmış bir hukukçunun ağzına yakışıyor mu?

Cemal Aydın, "Adnan Ölmez yalan söylüyor, iddialarını ispatlamazsa kendisiyle mahkemede hesaplaşırız" deseydi olmaz mıydı?

"Maçı ver diyenin nikâhlı karısını alırım" demek, bu olayın üstüne gidenlere ve gidecek olanlara verilmiş apaçık bir gözdağı değildir de nedir?

Bu arada yeri gelmişken hatırlatayım.

Şu nüansı kaçırmayın:

Adnan Ölmez, "Ben A.Gücü'ne şike teklif ettim" demedi ki!

Aksine "Cemal Aydın adına konuşan 2 kişi bana maçı satmayı teklif etti" dedi. Kendi adıma Ölmez'in söylediklerini daha güven verici buluyorum.

Ya diğer skandallar...

Meğer 2000-2001 sezonundaki G.Saray-A.Gücü (Bülent Uzun'un yönettiği maçı 2-1 kaybeden G.Saray, şampiyonluğu F.Bahçe'ye kaptırmıştı) maçı için F.Bahçe eski yöneticisi Hamdi Akın, 300 bin dolar teşvik primi yollamış ve Ersun Yanal bu parayı futbolculara dağıtmış.

(Hamdi Akın, ilerde F.Bahçe Başkanlığı'nı hedeflediği için dün durumu kurtaracağını sandığı yalanlama bir yazı göndermiş kulübe... Aynı sezon için kendisiyle ilgili başka iddialar da var. Araştırıyoruz, yeri gelince kamuoyuyla paylaşırız)

3 sezon önce yine F.Bahçe, G.Saray kaptanı Bülent'e Trabzon'u yenmeleri için 500 bin dolar teşvik primi önermiş. O da küfrederek reddetmiş.

F.Bahçe ne yapsın?
Ancak, burada F.Bahçe'nin hakkını hiç yemeyelim. 10 yılda 1 kere şampiyon olabildiği dönemlerde yaşadığı bu tip talihsizlikler F.Bahçe'yi de aynı silahı kullanmaya itmiş olamaz mı? Aziz Yıldırım'ın başkanlığının ilk 4 senesinde başına gelenleri yakından hatırlıyorum mesela...

Burası öyle bir dünya ki, kurulan poker masasında bir kağıt dağıtanlar var, bir de ellerine gelen kağıtlarla oynayanlar. Her sezon kağıt dağıtanların istediği gibi yaşanıyor. Çünkü deste hileli...

Nitekim, Ergun Gürsoy ve Adnan Polat'ın 2 ayrı olayda kaleci Zalad'a yolladığı paraları unutmanın imkanı var mı?

Çok eskiye de dönmeyelim: G.Saray'ın üst üste 4 kere şampiyon olduğu dönemde aynı trafik yok muydu? Lucescu, bu sayfada Beşiktaş'taki son senesiyle ilgili Zago, Cordoba ve Ronaldo'yu maç satmakla suçladı... Ama aynı açıklığı, G.Saray'la şampiyon olduğu (başkan Mehmet Cansun) sezon ile Beşiktaş'ın 100. yıl şampiyonluğu için gösterebiliyor mu?

Kişisel fikrim, hayır... Aynı dolaplar o sezonlarda da çevrildi ama Mircea Lucescu, takımları şampiyon olduğu için o bölümleri görmezden geliyor.

Bu hikâyeler bitmez... Ama gereği yapılmazsa da 'hikâye' olarak kalırlar.

İşte isimler, olaylar, deliller ortada...

Bir komisyon kurulacak, kurabilene aşkolsun. Kapı kapı dolaşıp, hayır diyeceği ilk andan belli olan adayların peşinden koşuluyor... Ve zaman kazanılıyor.

Seçimden önce ortalığı ayağa kaldıran Spordan Sorumlu Devlet Bakanı M. Ali Şahin ne yapıyor? Her yeni haberimizde "Gereken yapılacaktır. Teftiş Kurulu'na yazı gönderdim" diyor. Replik hiç değişmiyor... Keşke seçimden önce susup, şimdi konuşsaydı.

Bıçakçı'nın hatası

Peki ya Haluk Ulusoy?

'Tık' sesi bile yok... Sanki görevde her zaman eleştirdiği Levent Bıçakçı var, o da Levent'teki evinden gelişmeleri takip ediyor. Hiçbir iddiayı üstlenmiyor... Kamuoyu, Ulusoy'un masaya yumruğu vurup cerahati kurutmasını bekliyor ama nerde?

Bu dönemece gelişte bir hisse de Levent Bıçakçı-Hasan Doğan ikilisine ait... "Futboldaki şaibeyi bitireceğiz" diye koltuğa oturdular ama Beşiktaş-İstanbulspor ve G.Saray-A.Gücü maçlarıyla ilgili, kendi dönemlerinde patlayan teşvik skandallarını seyretmekle yetindiler.

Minareyi çalanların, kılıflarını hazırlamasına göz yumdular. O gün biraz daha cesur olsalar, bugün söylediklerinin benim açından daha büyük anlamı olurdu...

DİĞER YENİ YAZILAR