SÜPER Lig 51 sezonluk tarihinde görmediği kadar çetin bir zirve rekabeti yaşıyor.. Ama bilgi kirliliği de bu rekabet kadar tavan yapmış durumda..
LİDER Sivas’ın ‘başarılı’ başkanı Mecnun Otyakmaz, 2 hafta önce dedi ki: “Bunlar bizi şampiyon yapmayacaklar..”
21 gün ceza aldı ama pazar günü ikinci demeci de patlattı: “Şike tereddütü yaşıyoruz.. Futbol Federasyonu dikkat etsin..”
İKİNCİ Beşiktaş’ın başkanı Yıldırım Demirören, 6 puan geride oldukları 16. haftada ‘görkemli’ bir basın toplantısı düzenleyip ateşin altına verdi odunu: “20 yıldır sistemli biçimde Beşiktaş’ın önü kesiliyor..”
DEMİRÖREN, o haftaki G.Saray maçından sonra ise PFDK Başkanı Reşat Bostan’a “Söyle Oğuz Sarvan’a, onun a.... s.....m” dedi.. Bunu da VATAN ortaya çıkardı..
(İkisi karşılığında 90 gün ceza aldı..)
AYNI Demirören, şimdi ‘Bu ligde tezgâh yok’ diyerek kendini tekzip ediyor..
ÜÇÜNCÜ Trabzon’u hatırlayın.. 15. haftadaki Bursa maçı sonrası, bende ‘dünyadaki en mantıklı adamlardan biri’ izlenimi bırakan Sadri Şener basın toplantısıyla ne demişti:
“BU federasyona güvenmiyoruz..” (30 gün ceza aldı..) Aynı hafta yürüyüş yapıp federasyonun önüne çelenk bırakıp, “Yasin’lerle çıktık yola, Ogün’ler yakında” tezahüratlarını yapanlar, hakemlere ve MHK Başkanı’na kızan Trabzonlular değil miydi?
DÖRDÜNCÜ G.Saray’ın vukuatlarını anlata anlata bitiremem.. 16. haftada önü açık gözükürken, 150 medyacı önünde “Bu hakemlere hep beraber güvenelim” diyen Adnan Polat, 18. haftada “Tezgâh vaaar” demeye başladı.. Hâlâ da devam ediyor.. (45 gün ceza aldı..)
BEŞİNCİ F.Bahçe’nin Başkanı Aziz Yıldırım, Kulüpler Birliği’nin başına geçince adeta evrim geçirdi, hakkını verelim! Çok sık konuşmuyor diğerleri gibi.. Sadece 2 vukuatı var..
İLKİ Saracoğlu’ndaki G.Saray derbisinin devre arasında “Mahmut Uslu’yu evinden aldırırım” diyen Haldun Üstünel’e “Ben seni evinden aldırırım” demesi.. (İki bakan ve İstanbul Emniyet Müdürü önünde yaşanan bu olaya ceza çıkmadı..) İkincisi 22. haftadaki Sivas maçının devre arasında, hakem Hüseyin Göçek’e “Doğru dürüst maç yönet” diye fırça atması.. (Faturası 15 bin TL..)
GEÇMİŞ performanslarına göre çok itidalli bir sezon geçiriyor Yıldırım, tebrikler! Pardon, bir de kulübün G.Saray derbisinden sonraki cezalara yaptığı, buram buram Şekip Mosturoğlu kokan açıklama var: “Bu cezalar hukuk dışı, FIFA’yı örnek alın!”
HANGİSİ şampiyon olur bilmem ama kendi şampiyonumu şimdiden ilan ediyorum: Federasyon Başkanı Mahmut Özgener..
ZİRVEYE oynayan kulüplerin bu kötüniyetine, elindeki bazı hakemlerin yeteneksizliğine ve MHK’yı yönetenlerin şaşkınlığına rağmen, 28. haftada en azından 4 şampiyon adaylı bir lig yarattığı.. Ve hiçbirinin tarafını tutmadan hep ortadan kestiği için..
SADECE Özgener değil, bu tablonun mimarı.. İsviçre maçındaki olaylardan sonra ciddi bir özeleştiri yapıp seçim kararı alan Levent Bıçakçı’nın dönemine dönmemiz gerek.. Merhum Hasan Doğan’ın başını çektiği “Havuz geliri kulüplere eşit dağıtılsın, her kulübe aldıkları puana göre para ödensin” kararını unutmuştur çoğu kişi..
O karar alınmasa, Anadolu böyle dişli takımlar oluşturamayacak.. Sivas hiç ortaya çıkmayacak.. Trabzon ‘derin uyku’ya devam edecekti belki de.. Devre arası
G.Saray M.Yıldız’la Tabata’yı.. F.Bahçe Sercan’la Özer Hurmacı’yı.. Beşiktaş Topuz’la Colman’ı transfer etmiş olacakları için.. Üç Büyükler zirvede yine ‘bağıra çağıra’ kozlarını paylaşacak, alttakiler ise ‘seri sonu satışlar’a başlayacaktı.. Tıpkı geçmişteki gibi..
BUGÜN bağıran bu beyler, devrin değiştiğini farketmiyorlar.. Havuzdan daha fazla para alan küçükler artık havlu atmıyor, gelirleri azalan büyükler ise ‘hacıağa’lık yapamıyorlar.. Hakemler yine kötü ama bu sefer artniyetsiz..
HALUK Ulusoy döneminin bitmesi için büyük mücadele veren, 2 yıl önce ‘çok kapsamlı’ bir şike dosyasını yayınlayan, Denizli’de dolaşan çantaları çok iyi hatırlayan biri olarak, buradan iddia ediyorum:
BU sezon tezgâh-mezgâh yok..
KULÜPLERİNİ kötü yönetenlerin kendilerini kurtarmak için sürekli hedef saptırmalarını ‘tezgâh’ diye görmezseniz tabii ki..
Haydi Cengiz!
CENGİZ Semercioğlu baktı beni ikna edemiyor, “İbrahim” demeyi bırakmış, kurumsal bir eleştiri getirmiş “VATAN Spor”a.. Alman basınından bir örnekle ‘photoshop’ kullanmanın ne kadar yanlış ve çocukça olduğunu göstermiş!
İYİ de Cengiz, biz senin uzmanlık alanın olan magazindeki starlardan Hülya Avşar’ın yaptığı gibi, yılların üstümüzde bıraktığı izleri yoketmek için kullanmıyoruz ki bu teknolojiyi.. Sadece ‘gerçekleşmiş’ bir olayı yansıtırken, kendi anlayışımıza göre bir espri katıyoruz işin içine.. ‘Gerçekleşmiş’i rastgele tırnak içine almıyorum.. Çünkü G.Saray soyunma odasında yaşanmış bir olayın haberi var photo-shop’lu Lincoln fotoğrafının içinde..
NEYSE mevzu orada değil artık..
BANA akıl verenlerin taşıdıklarını düşündüğüm çifte standartta..
CENGİZ’İN VATAN Spor’u eleştirdiği pazartesi günkü Hürriyet’in spor sayfasındaki habere bakın şimdi:
“..Bursapor maçındaki yönetimiyle Beşiktaş taraftarının tepkisini çeken hakem Deniz Çoban’la ilgili şok bir iddia ortaya atıldı.. İddiaya göre Çoban, maçtan sonra gözlemci Ahmet Akçay’a ‘Hocam, Beşiktaş’ın bir penaltısını atladım. Kusura bakmayın’ dedi..”
CENGİZ, photo-shop ‘kelebek’liği yaparken lütfen önce kendi çöplüğüne bir göz at.. Mesela bu haberin kaynağını, nasıl sayfaya konduğunu, amacının ne olduğunu sor spor müdürün (aynı zamanda TSYD Başkanı) Esat Yılmaer’e.. Sonra da istersen haberin muhatabı gözlemci Ahmet Akçay’ın telefonunu vereyim, onu arayıp haberin doğruluğunu sorgula.. Bir düşün ayrıca, hakemi böyle Beşiktaş taraftarının önüne atmanın nesi gazetecilik?
BAKIN, spor sayfalarındaki en büyük hastalık ‘yalan haber’ciliktir, ‘kulüp goygoyculuğu’dur.. Doğru haberde, maksadını aşan ‘photo-shop’ kullanmak nezle ise, bu sözünü ettiklerim kanserdir.. Madem tartışıyoruz, bunun da bir faydası olsun okuyuculara.. Gelin, her beraber kanserin tedavisini bulmaya çalışalım.. Nezleyi bir ‘aspirin’le atlatırız nasıl olsa..
YOKSA boş tartışmalara karnım tok, haberiniz olsun..

