PAZARTESİ günü başkan Yıldırım Demirören’in Anadoluhisarı’ndaki evinde gerçekleşen görüşmeden beri spor gündeminin 1. maddesi haline geldi Mustafa Denizli..
“KUSURA bakma başkan! Ben tükendim artık, çok yorgunum.. Bu yüzden görevi bırakmak istiyorum” diyen Denizli, herkesten çok başkan Demirören’i şaşkına çevirdi.. Çünkü Beşiktaş Başkanı, o görüşmede Denizli’yle transfer konularını masaya yatıracağını düşünüyordu.. Ama çabuk toparlandı, “Hocam senin kafan çok dağınık.. Git Çeşme’ye tatilini yap.. Biraz dinlen.. Döndükten sonra bu konuları tekrar görüşelim.. Ama şunu da aklından çıkartma.. Seni hiçbir yere bırakmayız” diyerek krize neşteri vurdu..
SONRA ne oldu?
MEDYANIN içinde bulunduğu durumu kavramak için bu süreci ayrıca analiz etmek gerekiyor sevgili okurlar.. Bu diyaloglar ve Denizli’nin imza atmadığı haberi salı günü sadece VATAN’da yer alınca, aynı gün “Denizli dün 1 yıllık imza attı..” diye haberi veren bütün gazeteler ters köşeye yatmış oldu.. Dolayısıyla sinirlendiler.. Bazı muhabirler başkanın evindeki görüşmede bulunan yöneticileri arayıp tehdit etmeye kadar vardırdı işi..
YETMEDİ, saçma sapan haberler yapmaya başladılar.. Sanki biz “Denizli bıraktı” demişiz gibi “Denizli zaten gitmiyor bir yere.. Ortada sorun yok” diyenler oldu.. “Denizli parasını arttırmak için numara yapıyor” diye Mustafa Hoca’ya saldıranlar oldu.. “Tamamdır kalıyorum” diye onun ağzından uydurma demeçler kullananlar da oldu..
AYRICA bu konuda hiç haber yapmayıp sağa park edenler de var.. Akıllarınca kurnazlık yapıp Mustafa Denizli’nin imza atmasını bekleyecekler, imza atıldıktan sonra da “Denizli’nin anlaştığı haberini ilk biz vermiştik” diye kupürler koyup mastürbasyon yapacaklar.. Sancılı geçen 1 haftayı yaşanmamış sayarak.. Bu yöntemle kimleri kandırabilirler bilmem ama ben numaraları yutmam.. Akıllarında olsun!
BİRKAÇ tesbitim daha var:
1 HABERİ bize Mustafa Denizli’nin verdiğini sanıp “Denizli parasını arttırmak veya elini kuvvetlendirmek için böyle bir yönteme başvurdu” diye yazarak hırsını ondan çıkarmaya çalışanlar, en hafif tabirle ayıp ediyorlar.. Denizli’yi iyi tanırım.. Geçen sezon 8 ay için 1.5 milyon Euro’ya anlaşmıştı.. Eğer pazartesi günü “Yıllık 3.5 milyon Euro isterim” dese, Demirören’den onu da alırdı.. Ama yapmadı, çünkü sorun başka, parayla hiç alakası yok..
2 DENİZLİ bıraksa ve 1 sezon dinlense (ki şu anda en fazla ihtiyaç duyduğu şey bu!) kendi kariyeri açısından çok akıllı bir karar vermiş olmaz mı? 3 Büyük takımı birden şampiyon yapmış hocayı, her krizde Daum’un, Lucescu’nun, Terim’in kapısına dayanan bu 3 Büyük hiç rahat bırakır mı? Bırakmaz tabii.. Ama Denizli bunu da hesaba katmaz, emin olun..
3 BUNA karşın Denizli’nin mutlaka hesaba katması gereken bir gerçek var.. Onun ne kadar yorgun olduğunu; etrafa gülücükler saçarken, şampiyonluk stresi yaşayan futbolcularını motive etmeye çalışırken, içinde ne fırtınalar koptuğunu en yakından bilenlerden biriyim.. 2 kupa alayım derken kendisini çok yordu, herşeyi bizzat takip etti, yardımcılarına fazla iş bırakmadı.. Bir hoca, 8 ay boyunca her gün (Bir tek F.Bahçe’ye 2-1 yenildikleri maçtan sonra gitmedi) sabah 07.00’de kalkıp Ümraniye’de soluğu alır; çaycısıyla, masörüyle toplam 60 kişilik bir ekibin her derdiyle ilgilenmek zorunda kalırsa psikolojik açıdan kendini tüketir tabii ki.. Bu nedenle Denizli, bu yola devam edecekse çalışma stilini değiştirip ekibini genişletmeli.. En azından kendi iyiliği için bunu yapmalı..
“YOLA devam edecekse...” dedim ya, yüreğim el vermiyor.. Hadi meslektaşlarıma bu sefer bir iyilik yapayım.. Başkan Yıldırım Demirören, sürekli telefon trafiğiyle Mustafa Hoca’yı yakın markaja aldı.. Cumartesi bu ikili tekrar biraraya gelebilir. Topuz’un transferi sonrasında Denizli’nin kalma ihtimali arttı..
MUSTAFA Denizli, Beşiktaş’ta devam etmeli mi peki?
1. Mantıken bakarsam kesin etmeli..
2. Duygusal bakarsam çalışma şartlarını değiştirmediği sürece kesin etmemeli..
ÖZGENER NİYE YUHALANDI
FUTBOL Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener’in bu sezon başına gelen pişmiş tavuğun başına gelmedi..
BEŞİKTAŞ havlu atar gibi oldu, ona saldırdı..
TRABZON sallandı, onun üzerine çullandı..
G.SARAY kötü yönetildi, Adnan Polat kendini kurtarmak için onu hedef seçti..
ANLAŞILAN o ki, F.Bahçe de memnun değil halinden.. Ama Aziz Yıldırım Kulüpler Birliği Başkanı apoletini sökene kadar pek sesini çıkarmıyor..
BEŞİKTAŞ’IN İnönü’deki şampiyonluk kutlamalarını izledim..
KUPAYI vermek üzere ismi anons edildiğinde yuhalandı Özgener..
ÇOK üzüldüğünü hissettim..
HALE bak! Başarısızları anladım, onlar günah keçisi yaptılar..
PEKİ şampiyon olan takımın seyircisi niye yuhalar federasyon başkanını?
İKİ sebep var..
1 YÖNETİCİLER kendilerini kurtarmak için her seferinde federasyonu, hakemleri, medyayı suçlamayı marifet sanıyorlar ve azgın kalabalıklara bu üçlüyü hedef gösteriyorlar..
2 FEDERASYON Beşiktaş’a sempatik gelmek için hiç taviz vermemiş.. Onlara da diğerleri kadar mesafeli davranmış..
BU ikinci sebepten dolayı o protestolar benim kulağıma alkış gibi geldi..
FEDERASYON Başkanı şu an herkes tarafından yuhalanıyor..
İŞİNİ iyi yapmış, 4 Büyük’ü de kollamamış demek ki!
ZATEN ligin düğümünün 34. haftada çözülmesinden belli değil mi?
POLAT HATAYA DOYMUYOR
TÜRKİYE’NİN en iyi kadrosunu kurmak başka, onu yönetmek başka..
İŞTE Adnan Polat bunu başaramadığı için geçen sezon G.Saray sezonu kupasız ve darmadağın kapattı..
AMA Polat bu! Kulübü Lucca’dan yönetebileceğini sanan başkan, hata üstüne hata yapmaya devam ediyor..
BÜLENT Korkmaz’ı düşürdükleri durum ortada.. 2. başkan “En ciddi adaylardan biri” diyor, ertesi gün gönderiyorlar.. Bu tiyatrolara ne gerek var, “Olmadı” deyin, kestirip atın.. Ne o bir öyle, bir böyle..
AVRUPA’DA günlerdir çalmadık kapı bırakmadılar, hâlâ dişe dokunur birini bulamadılar..
G.SARAY Başkanı, çarşamba günü 5 defa Fatih Terim’i arayıp “Kurtar bizi” diyecek, “İstersen ben Lyon’daki Milli Takım kampına geleyim” diye feryat edecek hale düşüp, üstüne de ret cevabı aldıysa Allah G.Saraylılar’a şimdiden sabır versin..
“İKİNCİ Skibbe faciası” kapıda demektir..
Mustafa Denizli, ‘imzayı at’ kurtar bizi...
Haberin Devamı

