Haberin Devamı
Bugünkü konuğumuz Beşiktaş yönetimine yeni katılan hanımefendi Gülnaz Arsel... Lafı evirip çevirmeden direkt konuya gireyim. 2 gün önce bu sütunlarda yazarımız Yemen Ekşioğlu’nun imzasıyla bir haber yayınlandı. Haberin içeriği Beşiktaş Basın Sözcüsü Gülnaz Hanım’ın, özellikle Trabzon maçından sonra Trabzon taraftarına teşekkür ettiği için yönetici arkadaşlarından tepki gördüğünü anlatıyordu. Ekşioğlu, centilmen bir yazar olduğu için yönetimdeki bu olayı biraz üstü kapalı geçmişti bana sorarsanız...
Peki dün ne oldu?
Gülnaz Hanım bu haberden çok alınmış olacak ki, dünkü yönetim kurulundan sonra, diğer yönetim kurulu üyelerine haber vermeden ama başkan Yıldırım Demirören’in tanıdığı yetkiyle, saat 20.30’da, bjk.com.tr’de bir ‘yalanlama’ yayınladı.
“VATAN Gazetesi’nin gerçek dışı haberi” ifadesi kullanılan sözde ‘yalanlama’da Gülnaz Hanım’ın ne kadar müstesna bir yönetici olduğu ve iletişim konusunda tek yetkili olduğu vurgulandı. Yazının altında kaleme alan Gülnaz Hanım’ın değil, “Beşiktaş Yönetim Kurulu”nun imzası yer alıyordu işin komiği...
Mevzuyu okurlarımıza özetledikten sonra, bu ‘yalan’ın üzerine bir bardak su içmek olmaz. Şimdi söz sırası bana geldi...
Bakın, önce habere konu olan 26 Şubat’taki Yıldırım Demirören’siz toplantıda neler konuşulduğunu aktarayım.
Toplantının başında, Taraftar Komitesi’nin başındaki yönetici Hakan Aksoy, yönetim kurulunda Gülnaz Hanım’ın “Trabzon seyircisine teşekkür ediyorum” açıklamasını eleştirerek şunları söyledi:
“Benim kardeşim de dahil olmak üzere, pek çok Beşiktaş taraftarı Trabzon’da taş yağmuru altında kaldı. Ama siz Trabzon taraftarını Çarşı’ya benzetip onlara teşekkür ettiniz. Sabahtan beri Beşiktaşlılar’dan tepki telefonları alıyorum. Biz dava arkadaşıyız ama sizi nasıl savunacağımı bilemiyorum.”
Gülnaz Hanım buna “Trabzon yöneticisi Zeyyat Kafkas devre arası yanıma geldi. ‘2-3 kendini bilmezin hareketini Trabzon halkına maletmeyin’ diye istirhamda bulundu. Ben de bunun üzerine kendilerine teşekkür ettim” karşılığını verdi.
Aksoy “Bakın, siz beni dikkate almayıp onları dinliyorsunuz” diye üsteleyince, Gülnaz Hanım “Ben ne konuşacağımı biliyorum” sözleriyle gerginleşti.
Genel Sekreter Kenan Öner lafa girdi: “Gülnaz Hanım, ben size yardımcı olmak amacıyla, TV kameralarına gitmeden önce ‘Ne konuşacağını biliyor musun?’ diye sordum, siz de ‘Biliyorum’ dediniz. Ama zor durumda kaldık.” Gülnaz Hanım iyice bozuldu ve “Kötü bir şey söylemedim. Niye bana böyle yükleniyorsunuz?” tepkisini gösterdi.
Tam bu sırada Futbol Şubesi Sorumlusu Celal Kolot konuşmaya başladı, “Bu takımın patronu benim. Sahada ilk röportajı ben yapıyorum. Ya ben ‘Trabzon taraftarı çok kötüydü’ desem, sizin yayında 10 üzerinde 8 not verdiğiniz hakem için ‘2 penaltımızı vermedi, bizi yaktı’ desem ne olacaktı? Benim ne konuştuğumu bilmeden konuşursanız, bir gün medyaya maskara oluruz” çıkışını yaptı.
Nitekim o günkü yönetimde “Bundan sonra hemen medya önüne çıkmayalım, 10-15 dakika kendi aramızda durum değerlendirmesi yapalım. Ağızlarımız bir olsun” kararı alındı.
Ama seçildiğinden beri hiçbir maçı kaçırmayan Gülnaz Hanım Manisa deplasmanına gitmedi, G.Saray maçından sonra da konuşmadı. İşin aslı, hepimiz buna çok üzüldük. Anlaşılan Gülnaz Hanım yetki alanının böyle kısıtlanmasına kızmıştı.
O günün tam hikâyesi böyleyken, biz bugünkünden çok daha az ayrıntılı bir haberle olayı duyurduk. Karşılığında da Gülnaz Hanım’dan külliyen ‘yalan’ bir yalanlama geldi. İnsan hem onun zarafetine, kalitesine, güzelliğine böylesine kontrolsüz bir tavrı yakıştıramıyor, hem de şunu merak ediyor:
Gülnaz Hanım, diğer yöneticilerin haberi olmadan, sadece başkanın onayıyla, ‘gerçek’ olan bir haberi nasıl ‘gerçekdışı’ göstermeye cesaret ediyor? İşin aslı bu gücü kimden ve nasıl alıyor?
Bu sözüm diğer yöneticilere... Kulübünü beyniyle yöneten kişi iyi yönetici olabilir, başka uzuvlarıyla (kalp) yöneten değil... Dün 6-7 tane Beşiktaş yöneticisiyle konuştum, hepsi benden daha çok tepkiliydi Gülnaz Hanım’a... Çünkü Gülnaz Hanım, onlara sormadan onların adını kullanmıştı ve her konuda çok başına buyruktu. Bizim kızmamız önemli değil belki ama Beşiktaş yönetimi için için kaynıyor hanımlar-beyler ...
Hâlâ merak ediyorum: Gülnaz Hanım bu gücü kimden ve nasıl alıyor? Yakında bu meseleyi çözerim, herşey günışığına çıkar.
Bari siz merak etmeyin sevgili okurlarım...

