Kazanınca hocadan, kaybedince topçudan

Haberin Devamı

KENDİMİ Fatih Terim’in yerine koyuyorum.. Ben de 2010 Dünya Kupası şansını yitirsem.. 2002’de dünya üçüncüsü yaptığı takımla Euro 2004’e katılamayan Şenol Güneş’in durumuna düşmeye çok yaklaşsam.. Belki onun gibi futbolcuların anasını ağlatırdım soyunma odasında.. Kapalı devre öfkelere itirazım yok.. Bu kadroyu seçen, bu futbolculara güvenen Terim olduğuna göre faturayı onlara çıkarmak bir yere kadar normaldir.. Ama bir yere kadar..

ÇÜNKÜ yine ben Fatih Terim olsam, onun maçtan önce yaptığı pek çok hatayı da yapmaz, egomun beni böyle yoldan çıkarmasına izin vermezdim.. Terim’in hatalarını bir solukta şöyle sıralayabiliriz:

1. KADROYU rasyonel değil, duygusal kriterlere göre seçti.. Sevdiği adamlara olmayacak şanslar veriyor.. Bu takımın gol sıkıntısı olduğu açık.. 6 maçta 6 gol atabilmişiz.. Gollerin dağılımı da şöyle: Semih (2), Tuncay (1), Emre B. (1), Mevlüt (1), Dzeko (k.k.)

OYSA Terim, Fatih Tekke’yi haritadan silmiş.. Anladık arıza çıkarıyor ama adam golcü.. Üstelik göbek adı ‘arıza’ olan Emre’yi bu kadar şımartıp, iş Tekke’ye, Toraman’a gelince kan davası güderseniz ben de nedenini merak ederim.. İspanya önüne sakatlıktan yeni çıkmış, maç eksiği bas bas bağıran Nihat’la çıkıyorsunuz 2 kere.. Madrid’de oyundan çıkarıp Semih’e Aragones muamelesi yapıyorsunuz.. Beşiktaş’ta kadroya bile giremediği dönemde şans verdiğiniz ‘başka bir arıza’ Batuhan’ı takıma koyuyorsunuz.. Trabzon’da maç başına 6 pozisyon yakalayıp toplam 10 gol atabilen Gökhan’a inanıyorsunuz.. Sonra “Gol kaçırıyoruz” diyorsunuz.. Bu tabloyla kaçar tabii! Çünkü rekabet yok. Herkes kontenjan senatörü olmuş..

TORAMAN AYIBI

2. EN formda sezonunu geçiren Toraman’ı ‘sakat’ diye Milli Takım’a almıyorsunuz.. Oysa çocuk son 17 maçın 15’inde forma giymiş.. Hocam, siz Toraman’ı resmen harcıyorsunuz.. Sonra dalga geçer gibi 35’lik Üzülmez’i solbeke, solbek H.Balta’yı stopere, 36’lık Aşık’ı öteki stopere koyup İspanya karşısına çıkıyorsunuz.. Toraman da kadroda olsa, sonuç belki değişmezdi.. Ama doğruyu yapıp kaybetmiş olurduk..

3. EMRE Belözoğlu fetişizmi artık can yakmaya başladı.. Sakat olur kadroya girer, formsuz olur girer, terbiyesizlik yapar yine girer.. Üst üste bu kadar kötü maç çıkarmasına, rakip kaleye gidecek mecali olmamasına rağmen Emre’den vazgeçmiyorsak, hata sizdedir..

4. TERİM şikâyet ediyor: “Skibbe ve Aragones, G.Saray ve Fenerli futbolcuları mental açıdan bitirmiş.. Hepsi darmadağınık halde.. Üstelik iyi çalışmadıkları için kondisyonları da yerlerde..” Peki madem iki büyük takım bu kadar kötü.. İkisinden toplam 10 oyuncuyu kadroya çağırmanın manası ne? Üstelik Kazım, bu ‘bitik’ F.Bahçe’de bile forma giyemezken kadroda.. Ligin tozunu atan Sivas, Beşiktaş ve Trabzon’dan ise 4 oyuncu var Milli Takım’da.. Bu çelişkinin açıklaması nedir? Burası rehabilitasyon merkezi mi?

5. GELELİM en acıklı hataya.. Federasyon yöneticilerine “Madrid’de kazanırız, Sami Yen’de 1 puan alırız” diyorsunuz.. Medyaya aynı havayı verip, puanlara şartlıyorsunuz.. Futbolcularınızla birlikte ‘yüzkarası’ olacak bir reklam çekiyorsunuz.. Neymiş, “amansız ol”muş.. İsviçre olaylarındaki sabıkamızı hiçe sayıp; akrepler, kaplanlar, köpekbalıkları ve pitbull’ların (Hele o Hakan Balta’nın pitbull gibi havladığı sahne ne öyle!) cirit attığı bir reklam filmi çevirip, 80 milyona “Biz bu İspanya’yı çıtır çıtır yeriz” mesajını veriyorsunuz.. Bu reklamı çevirenler, tabii ki Emre’nin ‘boğaz kesme’ hareketini normal karşılar.. Futbolcuların konsantrasyonunu böyle yerlebir ediyorsunuz.. Sonra 2 maçta ‘0’ çekip 2010 biletini çöpe atıyorsunuz.. Bu denli gayrıciddi bir ortamda başkasına kızmaya hakkınız var mı artık?

6. TARİH 12 Ocak 2009.. Antalya’da Capello ile katıldığı seminerde Euro 2008’in değerlendirmesini yapmıştı Terim.. Orada “Başarı benim eserim” anafikriyle taktiksel hamlelerini uzun uzun anlatmış ve net biçimde açıklamıştı: “Benim takıma katkımı hiçbir yüzdeyle ölçemezsiniz..” Hatta Capello, ondan sonra söz alıp “Bir teknik adamın takımına katkısı % 20’yi geçmez” demişti.. Peki şu anki tabloda, kimin katkısını hangi hassas teraziyle ölçeceğiz?

MANŞETİMİZDE yer alan öfkeyi anlıyorum ama yukarıdaki sebepler dolayısıyla ben de size kızıyorum Fatih Hoca.. “Kazanırsa hocadan, kaybederse topçudan” felsefesi devam edecekse, biz bu futbolcuları kalan 4 maça nasıl motive edeceğiz?

Şimdiden düşünmeye başlasak iyi olur.

DİĞER YENİ YAZILAR