"Son 5 dakikada ne yaptığımı bilmeyecek bir haldeydim."
Bu sözler, günlerdir İsviçre maçından sonra yaşanan olaylar konusunda 'baş sorumlu' olarak gösterdiğim Fatih Terim'e ait... Geçen pazartesi günü Milli Takımlar Teknik Direktörü'nü aradım ve 'çok medeni ölçüler' içinde kalan, 31 dakikalık bir konuşma yaptık. Terim'in verdiği mesajlar, pek çok konuda kafamda oluşan soru işaretlerini ortadan kaldırdı.
Fatih Terim sitemkârdı...
"İsviçre maçından sonra benimle ilgili çok ağır yazılar kaleme aldın. Bana söz hakkı vermekte de geç kaldın. Açıkçası benimle kişisel bir meselen olduğunu düşünüyorum artık..." diyerek söze başladı.
Fatih Hoca'nın bulunduğu yerden mevzu bu kadar basit görülebilirdi. Ben ise şunun altını çizdim:
"Aramızda kişisel problem neden olsun? Ama bir gazeteci olarak Milli Takımlar Teknik Direktörü'nün o maçta sergilediği görüntüyü ilk günden beri onaylamadım. Bence Türkiye 6 maçlık cezayı da olayların esas sorumlularını ortaya çıkaramadığı için, bütün meseleler 'faili meçhul' kaldığı için aldı. Artık neyi kimden saklıyoruz ki?
Aksine tanıdığım ve takdir ettiğim Fatih Terim'i bu görüntülerin içine oturtamıyorum. Benim tanıdığım Terim, çıkan olaylardan sonra antrenörü 1 yıl ceza alırken, futbolcuları kendi yanından koşarak olaya karışırken, soyunma odalarındaki kavga kimin ne yaptığı belli olmayacak noktaya gelirken bu kadar 'edilgen' kalmazdı. Soğukkanlı bir duruşla olayları başlamadan bitirir, gerekirse bütün futbolculardan önce koşarak o tünele girerdi."
Çok kırıldım, üzüldüm
Fatih Hoca buna karşılık "Bu soruları ben de günlerdir kendime soruyorum İbrahim. Bitiş düdüğünden sonra olayların kontrolden çıkmasını önleyemedik. İsviçreliler'in tünele koşarak gitmesi sonucu işler karıştı. Bizim olduğumuz yerde böyle durumlar yaşanmamalıydı. Ama oradaki hatamın cezasını da çekiyorum. Üstelik kamuoyu nezdinde çekiyorum. Bana çok ağır suçlamalar yapılıyor. Bunlara kırılıyorum, üzülüyorum sadece... Bugüne dek bu tip olaylara kaç defa karıştım ki! Görevden alınmam hangi meseleyi çözecek ki? Önümüzde 2008 gibi bir fırsat varken, geçmişle uğraşmanın ne manası var? Bizim gazetelerimizin yaptığı yayını İsviçreliler bile yapmıyor" yanıtını verdi.
"Fatih Hoca, bu bir bakış açısı farkı sadece... Biz ilk günden itibaren soyunma odası tüneline kadar yaşanan her ayrıntıyı kullandık. Çünkü onlar stattaki 55 bin, TV başındaki 70 milyonun gözü önünde yaşandı. Onları gizlemenin imkanı yoktu. Zaten ertesi gün Blatter'in basın toplantısı yapmasının nedeni maçın hakemi, gözlemcisi ve İsviçreliler'le yaptığı konuşmalar... FIFA cezaları açıklayana kadar da ne olacağını bekledik. Artık Türkiye 2008'ten tecrit edilme noktasına gelince de "Bunlar neden başımıza geldi?"nin yanıtlarını bulmalıyız. Hatalarımızı görüp, onların tekrarlanmasını engellemeliyiz" dedim ben de ve ekledim:
'Sen kasedi izledin mi?'
"İsviçre olaylarıyla ilgili detaylı bir araştırma yaptım. Başkanınızla, başkan vekilinizle, yöneticilerinizle, futbolcularınızla konuştum. Çok şey anlatılıyor. Mesela bir kulüp başkanının elinde soyunma odası tünelinin görüntüleri varmış ve onu yönetim kurulunda izletmiş. İzleyenlerden biri diyor ki: 'O görüntüler yayınlansa Fatih Terim sokağa çıkamaz. ' Ayrıca futbolcularla birlikte hakem odasına daldığınız ve hakemi tartakladığınız da söyleniyor. Gerçekten siz o olaylara ne kadar karıştınız?"
Terim 'sokağa çıkamaz' benzetmesine tepki gösterdi: "Kimse benimle ilgili böyle konuşamaz. Ben hakem odasına girmedim. Sadece kapısına elimle vurdum. O sırada içimiz yanıyor, tepkimi dışa vurdum."
Söz dönüp dolaşıp Star'ın yayınlayamadığı o meşhur kasede geldi. Fatih Hoca "Sen o kasedi izledin mi?" diye sordu.
"- Ben izlemedim ama Serhat'la ve kasedi izleyen bazı kişilerle konuştum. Cephe görüntüsünden o küfrü ettiğiniz çok net gözüküyormuş..."
"- Bilemiyorum İbrahim. Bu konuda beni eleştiren herkesi bir gün kulübede yanıma oturtmak istiyorum. Anlayın oradaki ruh halini... Ama son 5 dakikada ne yaptığımı hatırlayacak halde değildim gerçekten. Sahaya mı girdim, o küfrü mü ettim, farkında değilim. Bütün ülkenin beklentisi, o ana kadarki gerginlik, ben de insanım sonuçta... Her maçta yaşanır böyle şeyler ama o günden beri kendi kendime soruyorum: Nerede hata yaptın Fatih? Olaylar spontane gelişti. Bana düşen ve sizlerin benden beklediği olayları önlemem olabilirdi. Bu yüzden üzgünüm. Star da keşke o görüntüyü yayınlasaydı ve bu iş bitseydi."
Kaset niye yayınlanmadı?
Geçen haftanın en çok tartışılan konusu, Star'da Fatih Terim'in yanındakilere söylediği iddia edilen "Çıkartmayın bu o..... çocuklarını" sözünü
belgeleyecek bir kasedin olup olmadığıydı.
Serhat Ulueren, son anda fikir değiştirip FIFA ve CAS duruşmalarını öne sürerek kasedi yayınlamadı ama kasedin elinde olduğunu kabul etti.
Ben Serhat'a şunu soruyorum:
Ne kadar gazetecisin ne kadar milliyetçi?
Gazeteciysen o görüntülerin tanıtımını pazar gecesine kadar çok iyi yapıp neden yayınlamadın?
Milliyetçiysen FIFA duruşmasından önce Fatih Terim'in Vogel için yaptığı hareketin görüntüsünü niye yayınladın? Çok kritik bir milli maç öncesi Cafer'in, Ersun Yanal'la ilgili teşvik primi iddialarını neden kampanya haline getirdin?
Karar vermek lazım... Ya gazeteciyiz ya da milliyetçi... Ki gazetecilik, milliyetçilik unsurlarına sahip olmamak anlamına da gelmez.
Ama işimize gelince gazeteci, işimize gelince milliyetçi görünmek hiç de iyi fikir değil. Bunu yaparsanız ilk başta 'güvenilirliğiniz' zedelenir. Ve bunun gerisi de gelir...
Fatih Terim'le neler konuştuk?
"Son 5 dakikada ne yaptığımı bilmeyecek bir haldeydim." Bu sözler, günlerdir İsviçre maçından sonra yaşanan olaylar konusunda 'baş sorumlu' olarak gösterdiğim Fatih Terim'e ait...
Haberin Devamı

