Haberin Devamı
BEN ‘onlar’ı yakından tanıyorum.. Hepsi birbirine benzerler, alışkanlıkları hemen hemen aynıdır.. Sadece daha tecrübeli olanlar daha sert ve keskindir, gençler ise daha yumuşak ve esnek..
ONLAR galipken konuşmayı sevmezler.. Ama mağlupken susturucu taksan vız gelir, susturamazsın.. Rakiplerine söylemediklerini bırakmazlar.. Yine de kol kırılır yen içinde, kısa bir ‘es’ verdikten sonra kaldıkları yerden devam ederler ezeli ilişkilerine.. Bu yüzden başarısızlık anlarında kendilerine hayâli düşmanlar yaratırlar.. Mönülerinin klasikleri de medya ve hakemlerdir.. Medya ‘dişlerine göre’ gelir, hakemler ise ‘sahipsiz.’ Onlara bindirdikçe bindirirler..
CUMARTESİ günkü VATAN’da demişiz ki: “Başkan’dan futbolcularına derbi motivasyonu: Sizin ölünüz rakibi yener.. Hiç strese girmeyin.. Bırakın onlar strese girsin.. Siz rahat davranırsanız, biliyorum ki onlar çıldırır.. Gösterdikleri tepkiden sahaları kapanır..”
ONLAR hemen bize yanıt vermişler: “Yalaan! Hayâli senaryolar uyduruyorlar.. Derbi öncesi ortamı germek için bu haberleri yapıyorlar..”
ERTESİ gün de aynı terane..
ARADAN çok değil, 24 saat geçiyor, onlardan ikisi sahada karşılaşıyor.. Bilanço: 4 kırmızı kart, yüzlerce seyirci ölüm tehlikesi atlatmış, milli futbolcular sahanın ortasında birbirine girmişler..
“OLAYLAR nasıl başladı?” diye bakıyoruz, onlardan birinin yabancısının rakibe arkadan attığı kafayla.. Onların kalecisi yaptığı uygunsuz hareket Kapalı Tribün’ü ayağa kaldırıyor.. Oyundan alınan bir futbolcu, çıkarken hırsından direği tekmeliyor..
EL insaf be arkadaş! Sizin ‘yok’, bizim ‘var’ dediğimizin aynısı sahada sergileniyor.. Bizi sözlü tekzip edenler öyle somut biçimde suçüstü oluyorlar ki.. Bırakın Türkiye’yi, maçı yayınlayan dünya TV’lerine rezil oluyoruz..
AMA onlar için suçlu belli: Medya.. Daha tecrübesizken bu replikleri gerçek sanıyor, direkt pozisyon alıyorduk.. Artık yemezler.. Kavga edecekseniz, gidin başkasını bulun.. Şampiyonluğa havlu atmanızı, başkasının sırtına yüklemeye çalışın..
HAYÂLİ kavgaları bir kenara bırakın, özeleştiri yapın.. Sezon başındaki ve devre arasındaki yüksek maliyetli transferlerdeki hatalarınızı kabul edin.. Yanlış hoca seçtiğinizle yüzleşin.. Bir ‘tefeci’ menajerin sizi kandırdığını unutmayın.. Süper Lig’i fazla hafife aldığınızı görün.. 8 puan geriden şampiyonluğa el sallarken bırakın medyayı, kendi icraatınıza bakın..
BİRİ böyleyken, öteki farklı mı? Siz onların hiç aynı konuda böyle birleştiğini gördünüz mü? Sayın Başkan demiş ki maçtan sonra: “Federasyon karar verdi, iki büyüğü de devredışı bıraktılar.. Hakem berabere bitirmek için maça çıkmıştı.. Kim gol atsa, diğerine penaltı verilecekti..”
BELKİ kendisi bile inanmıyor söylediklerine ama böyle konuşmak zorunda.. Çünkü devre arasında takımın önü açıkken, 150’ye yakın medya mensubu önünde “Bu federasyona güveniyoruz.. Hakemlerin arkasındayız.. Hep kolayı seçip onları eleştirmeyelim.. Hataları kendimizde arayalım” diye tafra yapan da kendisi..
NE kadar kolay geçiştirmek, değil mi? Yanlış hoca alıyor.. Hatta onda ısrar ediyor.. Avrupa ve kupadan eleniyor.. Bir yıldızına resmen söz geçiremiyor, adam Brezilya’ya 8 günlük tatile giderek takımın içine dinamit koyuyor.. O kadar gamsız ki, sahada kavga edenlere bakıp, başka bir vatandaşına “Delirmiş bunlar” mealinde konuşuyor.. “Otoimmün hepatit” olduğu, bu nedenle fazla idman yapamayacağı (28 Ekim, VATAN) belli olan Avustralyalı yıldızına çaresizlikten maç üstüne maç oynatıyor..
HİÇBİRİ olmayınca takımın 21 yaşındaki yıldızına bütün sorumluluğu yüklüyor.. O çocuk ki, lig başında herşey yanlış giderken ortaya çıkıp “Bu takımda birinin sorumluluk alması lazım.. Ben talibim” deme yiğitliğini göstermiş.. Ve o zaman Sayın Başkan’ından şu yanıtı almış: “Florya’nın 5 kapısı var, beğenmeyen istediği kapıdan çeker gider..” ‘Kaçak’ Brezilyalı’yı kaptan yapmış, sonra onun balonu patlayınca yine 21’lik delikanlıya dönmüş, “Gelecek sezon takımı senin üstüne kuracağım, kurtar beni” demiş.. Ama sonuç ortada..
BU kadar hatayı ‘bizzat’ ve seri biçimde yapmış bir Sayın Başkan’ın hatalarıyla yüzleşmemek için başvuracağı yegane yoldur, rakibiyle güçbirliği yapıp hakemlere saldırmak.. Gerekirse medyaya da..
SİZ ister değişin, ister değişmeyin sayın yöneticiler.. Kimse yutmuyor bu numaraları..
NEYMİŞ, sezon başında adı “Fenerasyon”a çıkan federasyon ve hakemler, iki büyüğü devredışı bırakacaklarmış.. Esas siz bırakın Allah aşkına.. Bunlar deliler mi ki, yayın pastasının en ratingli iki dilimini çöpe atacaklar.. Şampiyonluğu da 16. haftada kendilerine bayrak açan kulüp ile, toplam bütçesi Güiza’ya harcanan paranın yarısı kadar olan Anadolu kulübüne peşkeş çekecekler..
MERAK etmişsinizdir.. Kulüp adı vermeden, genelleyerek yazıyorum.. Çünkü:
ARTIK tuzağa düşmem.. İsim yazınca, camiaların gücünün arkasına saklanan ‘uyanık’ yöneticiler, ‘en iyi savunma’ diye bildikleri hücuma geçiyorlar.. Kurumsal kavga çıkarıyorlar.. Milletin aklını karıştırıyorlar.. Gereksiz yere de mevzuyu uzatıp, esas hataları unutturuyorlar.. Ben bu sefer sağa park ettim bekliyorum, önce herkes kendi camiasına kendi hesabını versin.. Ondan sonra sıra bize gelir.. Medyanın derbi öncesi ve sonrası uyguladığı yayın politikalarını gözden geçirmesi gerekir.. Ki, o da ayrı bir yazı konusu..

